Connect with us

Güncel

Üç kentte hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısı

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla İstanbul, İzmir ve Ankara’da gerçekleşen eylemlerde hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla İzmir, İstanbul ve Ankara’da yapılan eylemlere devam edildi. 

İzmir

İHD İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için iki haftada bir düzenledikleri oturma eylemini Konak Eski Sümerbank önünde devam ettirdi. “Hasta mahpuslar ölüyor. Susma suça ortak olma” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini okuyan İHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hatice Erdoğan Buca Kırıklar Hapishanesi’nde tutulan İbrahim Tekin’in sağlık durumuna dikkat çekti. 

1958 doğumlu Tekin’in 1995 yılında gözaltına alındığı ve 30 gün boyunca ağır işkencelere maruz bırakıldığını aktaran Erdoğan, bu işkenceler sonucunda Tekin’de kalıcı sağlık sorunlarının oluştuğunu belirterek “Aile ve yakınlarının aktardığı bilgilere göre Tekin, işkence sırasında testislerinde oluşan hasar nedeniyle hâlen sağlık sorunları yaşamaktadır. Yine hapishanede bulunduğu süreçte işkencelerin yarattığı sağlık sorunları nedeniyle göbek fıtığı ameliyatı geçirmiştir. Uyku apnesi hastalığı nedeniyle uyumadan önce ve uyku boyunca oksijen makinesine bağlı olarak yaşamak zorundadır. Bunun yanı sıra astım hastasıdır ve nefes alabilmek için tüp cihazı kullanmaktadır; ancak cihazın oldukça büyük olması ve yüksek ses çıkarması nedeniyle ciddi rahatsızlık yaşamaktadır. Tekin’in sağlık sorunları bunlarla da sınırlı değildir. Aileden alınan bilgilere göre ayrıca prostat rahatsızlığı, böbrek ve karaciğer yetmezliği, kalpte sıkışma ve zorlanma ile görme bozukluğu gibi ciddi sağlık sorunları da bulunmaktadır. Yine dişlerindeki ciddi sorunların mahpusun yeme ve içmesini de zorlaştırdığı ifade edilmektedir. Birden fazla kronik hastalıkla mücadele eden ve sağlık durumu giderek ağırlaşan İbrahim Tekin’in hapishanede tutulmaya devam edilmesi yaşam hakkı ve sağlık hakkı açısından ciddi risk oluşturmaktadır” dedi.

Tekin’in Mayıs 2025’te infaz süresi tamamlamasına rağmen “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediğinden dolayı tahliyesinin 11 ay ertelendiğini aktaran Erdoğan, “İnfaz süresini tamamlamış olmasına rağmen tahliyesi ertelenen ve ciddi sağlık sorunları bulunan İbrahim Tekin’in gerekli tedavilere erişiminin sağlanması ve sağlık durumu ile yaşı dikkate alınarak bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir. Hasta mahpusların yaşam hakkının korunması ve tedaviye erişimlerinin sağlanması devletin sorumluluğudur. Bizler; hasta mahpusların yaşam hakkı ve tedaviye erişim hakkı güvence altına alınana kadar, infaz sisteminde insan onurunu esas alan düzenlemeler hayata geçirilene dek taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Hasta mahpus İbrahim Tekin Serbest bırakılsın. Hasta mahpuslara özgürlük” diye konuştu.

İstanbul 

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F oturması” eyleminin 729’uncusunu Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Burhaniye Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Kifaye Kımna’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. “Tedavi haktır engellenemez” ve “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, hasta tutsakların fotoğrafları taşındı.

İHD MYK Üyesi Eren Keskin ağır hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’ın durumuna dikkat çekerek, “Hasta mahpus Edip Taşar’a karşı insanlık dışı zulüm devam ediyor. Mehmet Edip Taşar 70 yaşında kalp hastası, şeker hastası, böbrek yetmezliği var gözleri görmüyor. Aile ve avukat görüşüne terlikli sandalye ile gidiyor. Hasta mahpus olmasına rağmen serbest bırakılmadı. Aldığımız bilgilere göre Mehmet Edip Taşar entübe edildi. Eğer böyle bir şey olursa bu işin tek sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin insanlık dışı yargı sistemidir” diye konuştu.

Hasta tutsağın ayağı kesilebilir

Ardından basın açıklamasını okuyan İHD Genel Sekreteri Osman İşçi, 69 yaşındaki ağır hasta tutsak Kifaye Kımna’ın durumunu şu şekilde aktardı: “Kalp, Hipertansiyon ve Diyabet hastası olup, yapılan açık kalp ameliyatı sırasında kapalı 7 damarından sadece 5’i açılabilmiştir. Ameliyat olduktan sonra solunum yetmezliği gelişen Kifaye Kımna solunum cihazına bağlı yaşam sürdürmekte, Diyabet hastalığının ilerlemesi nedeniyle ayaklarında açılan ve doktorların ‘ayaklarının kesilmesine neden olabilir’ dedikleri iyileşmeyen derin yaralar ve çatlaklar nedeniyle ayakta kalamamakta, yürüyememekte, tekerlekli sandalye ile hareket edebilmektedir.”  

Kifaye Kımna’nın ağır kronik hastalıkları nedeniyle düzenli tıbbi tedavi altında olması gerekirken bu imkanlardan yoksun tutulduğunu belirten İşçi, “Kızı, Komisyonumuza yaptığı açıklamada; ‘Son görüşmemizde annemi çok kötü gördük. Yakın zamanda İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilmiş. Refakatçisi olmadığı için bakan olmamış, tekerlekli sandalyede olduğu halde kötü davranmışlar, üstüne yürümüşler. Herhangi bir tedavi yapılmadan da hapishaneye geri getirilmiş. Annem, çok acı çektiğini söylüyordu, durumu içler acısıydı. Çok zayıflamış, çocuk gibi olmuştu. Konuşmakta güçlük çekiyordu ve psikolojisi çok bozuktu. Onu hapishaneden alıp götürmem için bana yalvarıyordu. Hapishanede yerde yatıyormuş, buz gibi bir yerde. Ayakları kan içinde. Patlamış yaraları var. Ben gördüm, dayanamadım. Görüşü yarım bıraktım çıktım. Hastalığı daha da ilerlerse içeride anneme kimse bakmaz ve ölür diye çok korkuyorum. Annemi oradan alın, başka bir şey istemiyorum. Eğer annemin infazı durdurulmazsa annem orada ölecek. Lütfen bize yardım edin. Sesimizi duyurun.’ demiş, yardım istemiştir.”

Açıklamanın sonunda eylem sloganlarla son buldu.

Ankara 

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 601’inci haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. İnisiyatif bu hafta, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde bulunan ağır hasta tutsak Aydın Altığ’ın durumuna dikkat çekildi. Burada açıklama yapan İHD Ankara Şube Yöneticisi Sevil Turgut, 1996 yılında henüz 17 yaşındayken tutuklanan Altığ’ın yıllar içinde birçok cezaevine sevk edildiğini söyledi. 

Altığ’ın sağlık durumuna dikkat çeken Turgut, “Akciğer sönmesi yaşamış, bu nedenle akciğerinden ameliyat olmuştur. Mide kanaması geçirmiştir; mide ülseri ve sindirim sistemi şikâyetleri devam etmektedir. Yanağında çıkan kistler nedeniyle ameliyat olmuştur. Ayrıca kronik egzama ve vücudunda yaygın yaralar oluşmakta; dönem dönem bu yaralar ağırlaşmakta ve düzenli tedavi gerektirmektedir. En kritik başlıklardan biri ise çok ağır diş problemleridir: sık sık diş tedavisine ihtiyaç duymakta; ancak tedaviye erişim, ‘ağız içi arama’ dayatması nedeniyle fiilen engellenmektedir. Daha önce Diyarbakır hapishanesinde diş tedavisine yine aynı dayatma sebebiyle devam edemediği; bugün de Kırşehir’de aynı nedenle hastaneye gidemediği, bu yüzden ağrı, enfeksiyon ve beslenme sorunlarının katlanarak arttığı aktarılmaktadır” diye konuştu. 

Hapishane İdare Gözlem Kurulu’nun Altığ’ın daha önce açlık grevine katılması, pişmanlık dayatması kabul etmemesi gibi nedenlerle öne sürerek “iyi hâlli olmadığı” gerekçesiyle tahliyesinin 6 ay ertelendiğini belirten Turgut, “Otuz yıla yaklaşan bir hapislik döneminde, yıllar öncesine ait disiplin kayıtlarının yeniden ısıtılarak ‘infaz uzatma’ aracına dönüştürülmesi; üstelik ağır hasta bir mahpusun koşullu salıverilme hakkının bu gerekçelerle engellenmesi, infaz hukukunun amacını aşan açık bir cezalandırmadır. Dahası, ‘ağız içi arama’ gibi dayatmalara itirazın sağlık hizmetine erişimi engellemesi, ardından bu engellemenin dolaylı biçimde ‘uyumsuzluk’ gerekçesine çevrilmesi; hem sağlık hakkını hem de özgürlük hakkını aynı anda hedef alan sistematik bir ihlal pratiğine işaret etmektedir” dedi

İlgili tüm kurumları görevlerini yapmaya çağıran Sevil Turgut, Altığ’ın tedavi hakkını derhal güvenceye almaya ve koşullu salıverilme hakkını fiili ortadan kaldıran keyfi uygulamalara son vermeye çağrısında bulundu.

Açıklama, sloganlarla son buldu.(MA)



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Güncel