Cumartesi Anneleri’nden Birlik ailesi ve Zeki Alabalık için adalet çağrısı

Cumartesi Anneleri, gözaltında katledilen Abdulbaki Birlik, Kemal Birlik, Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık dosyasındaki cezasızlık politikasına dikkat çekerek faillerin yargılanmasını istedi.

2026-07-25
Cumartesi Anneleri’nden Birlik ailesi ve Zeki Alabalık için adalet çağrısı

Cumartesi Anneleri/ İnsanları, gözaltında zorla kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin yargılanması talebiyle, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda her hafta düzenledikleri eylemlerinin 1113’üncüsü gerçekleştirdi. Eylemde gözaltında kaybettirilen, katledilenlerin fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Bu haftaki eylemde, 1995’te Mardin’de gözaltında katledilen Abdulbaki Birlik, Kemal Birlik, Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’ın faillerinin yargılanması talep edildi. Açıklamayı Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okudu.

Bu hafta cezasızlıkla sonuçlanan bir dosyayı konu edindiklerini ifade eden Tepe, “26 yaşındaki Kemal Birlik ve 34 yaşındaki Zeki Alabalık, Kızıltepe Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlüydü. 3 yıl 9 aylık cezalarını tamamlayacakları 29 Mart 1995 tarihinde tahliye edileceklerdi. Kemal ve Zeki, ailelerine yazdıkları mektuplarda, ‘Bizi almaya kalabalık gelin’ demişti. Baba Abdulbaki Birlik ve kardeş Zübeyir Birlik, tahliye günü cezaevine gitti. Askerler onları kapıdan içeri aldı. Ancak ne tahliye olanlardan ne de onları karşılamaya gidenlerden bir daha haber alınabildi” dedi.

Görgü tanıklarının ifadelerine değinen Tepe, “Görgü tanıkları, onların hapishaneden çıktıktan sonra askerler tarafından takip edildiğini ve zorla askeri bir araca bindirilerek götürüldüklerini anlattı. Birlik ve Alabalık aileleri, yerelden ulusala tüm ilgili makamlara başvurdu. Ancak soruşturma dosyası, 2012 yılına kadar Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tozlu raflarında bekletildi. İHD Mardin Şubesi ve aileler, 2013 yılında yeniden savcılığa başvurdu. Kayıpların Yurtderi Köyü’ndeki eski bir su kuyusunda olduklarına dair duyumlar üzerine söz konusu kuyuda kazı çalışması yapılmasını talep etti. Savcılık talimatıyla yapılan kazı çalışmaları sonucunda çok sayıda insan kemiğine ulaşıldı. İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından incelenen kemiklerin Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’a ait olduğu tespit edildi” ifadelerini kullandı.

Katledilenlerin aileleri ve İHD’nin o dönem “kayıplardan sorumlu oldukları gerekçesiyle” dönemin Kızıltepe Jandarma Komutan Vekili Hasan Atilla Uğur ve diğer görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu vurgulayan Tepe, “Kemal ve Zeki ile aynı dönemde hapishanede bulunan tanıklar, dönemin Jandarma İlçe Komutanı Hasan Atilla Uğur’un Kemal Birlik’i ölümle tehdit ettiğini anlattı. Hapishanede görevli bir tanık ise Uğur’un tahliyelerinden iki gün önce hapishaneyi arayarak, Kemal ve Zeki’nin tahliye tarihini sorduğunu savcılık ifadesinde belirtti. Aile üyeleri de hapishaneye gelen Atilla Uğur’un Kemal’e, ‘Buradan çıktığın gün benim için bayram, seninse felaketin olacak’ diyerek tehditte bulunduğunu söyledi” diye belirtti.

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma sonunda hazırladığı iddianamede, faillerin JİTEM’in 1992-1996 yılları arasındaki faaliyetleri kapsamında, aralarında Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’ın da bulunduğu 22 kişinin kaçırılması ve katledilmesinden sorumlu olduklarının delillerle ortaya konulduğunu belirten Tepe, “Bu tespit doğrultusunda şüphelilerin cezalandırılmasını talep etti. İddianame mahkeme tarafından kabul edildi ve Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve 5 korucu hakkında ‘silahlı örgüt kurmak veya yönetmek’, ‘silahlı örgüte üye olmak’ ve ‘tasarlayarak öldürmek’ suçlarından dava açıldı. Ancak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen davada, içlerinde kamu görevlilerinin de bulunduğu tanıkların açık, net ve birbiriyle uyumlu ifadelerine rağmen sanıklar beraat etti. Yapılan istinaf başvurusu da reddedildi. Böylece cezasızlık uygulamaları sonucunda, Birlikler ve Zeki Alabalık’ın da içinde olduğu 22 kişinin infaz edilmesi ve zorla kaybedilmesi karanlıkta bırakıldı” ifadelerini kullanarak, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. 

Kayıp yakını Kudret İnan’ın okuduğu Kemal Birlik’in kardeşi Çetin Birlik’in mesajı şöyle: “Tahliye olan abimi almaya giden babam ve abim o tarihten bu yana faili meçhul olarak tarihe geçti. Aslında faili belli. Hasan Atilla Uğur tarafından bir köyde katledildi. Hasan Atilla Uğur abimi sürekli tehdit ediyordu. Biz mağdur aile olarak bu katillerin hak ettiği cezaları almalarını istiyoruz.”

Bu habere ilişkin tepkinizi belirtin.

Bunlar da ilginizi çekebilir