Connect with us

Kültür-Sanat

Modern Zamanlarda Gülmek Devrimci Bir Eylemdir

Peki, Chaplin’i diğer sinema sanatçıları içerinde bu kadar farklı kılan şey nedir? Üstünden o kadar zaman geçmesine rağmen neden filmleri, kendisi ve sanattı hala evrenselliğini korumaktadır? Şüphesiz onu bu kadar değerli kılan en önemli özelliklerden biri sinemanın yarattığı bir sanatçı değil, sinemayı yaratan bir sanatçı olmasıdır.

    Sanat; yaratıcılığın ve hayal gücünün bir ifadesi olarak ortaya çıkarken, içinde bulunduğu toplumun siyaset ve ekonomisinin ideolojik müdahaleleri içerisinde kendini biçimlendirir. Bu süreç hiç bir zaman doğadan bağımsız bir şekilde ilerlemez. Öyle ki doğanın kendisi gerek bilimi gerekse de sanatı içinde barındırır. Sınırsız canlı yaşam, şekil, biçim, ses, renk, hareket vb. Her ne varsa hepsi sanattın temel hammaddesini oluşturan olgulardır. Bu olgular sanatçı ve doğanın karşılıklı etkileşiminin olgunlaşmış halinde bütünsel bir yansıma olarak bireyde düşsel bir zenginliğe dönüşürken sanatın yaratılma sürecide böylece kalıba dökülerek doğumunu gerçekleştirir. Lakin bu doğunun gerçekleşmesi sancılı bir süreç gerektirmektedir. Sanatçının doğadan duyduğu, gördüğü ve dokunduğunu bilince, bilinci teoriye, teoriyi kalıba, kalıptan çıkan şekli ise başarılı bir şekilde biçime dönüştürmesiyle alakalı bir durumdur ki bu uzun soluklu bir zaman dilimi ile asıl anlamını yakalar. Bu anlamıyla bütün sanat dalları değerlidir fakat sinema bu sanat dalları içerisinde ayrı bir yerde durmaktadır. Durmaktadır çünkü bütün sanatları kendi içinde barındıran onları doğayla bütünleştirerek geçmişi ve geleceği şimdiki zaman dilimi içerisinde verebilen tek sanat dalıdır. Virginia Woolf; ” Tuhaftır ki bütün sanatlar çıplak doğarken sanatların en genci baştan aşağı giyinik olarak dünyaya geldi. Söylenecek bir şeyi olmadan önce her şeyi söyleyebilir oldu.” Derken tamda sinemanın ne kadar farklı bir alan olduğunu dile getiriyordu. Sinema diğer sanat dalları içerisinde ne kadar farklıysa Charlie Chaplin’de sinema sanatçıları içerisinde o kadar farklı bir yerde durmaktadır. Peki, Chaplin’i diğer sinema sanatçıları içerinde bu kadar farklı kılan şey nedir? Üstünden o kadar zaman geçmesine rağmen neden filmleri, kendisi ve sanattı hala evrenselliğini korumaktadır? Şüphesiz onu bu kadar değerli kılan en önemli özelliklerden biri sinemanın yarattığı bir sanatçı değil, sinemayı yaratan bir sanatçı olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle sinemanın doğuşu 1895, Chaplin’in sinemaya başlaması 1913 yani henüz yeni doğmuş ve daha emekleme çağına bile girmemiş bunun yanında; kurgu, tema, teknik, kamera, senaryo, yönetmenlik, oyunculuk, ses, ışık, kadraj vb. Alanlarda gelişmemiş, arayışlar içinde olan sinemanın ilk döneminde beyaz perdeye adımını atıyor. Bu adımı güçlü kılan en önemli faktör ise geçmiş yaşamı ve bu yaşamdan çıkarılan derslerin sinemayla birlikte sisteme karşı bilinçli bir isyana dönüştürmesinde yatıyor. Chaplin bütün sanat anlayışını geçmişte ailesiyle yaşadığı yoksulluk dönemi üzerinden şekillendirir. Anne ve babasının ölümlerinden sonra abisiyle önce bakımevleri sonrasında ise sokaklarda yaşamaya başlamaları, geçimlerini sağlamak için tiyatro ve dans gösterilerine katılmaları bunun yanında yaptıkları tiyatro gösterimlerini doğaçlama bir yöntem üzerinden sahnelemeleri sanatına yön veren en önemli etkenlerdir. Chaplin’in sokaklarda yaşadığı dönemde insanları dikkatlice gözlemlemiş ve kendi tarzını da bu gözlemle harmanlayarak melon şapkasını takmış, bastonunu eline almış, dar ceketi, bol pantolonu ve büyük ayakkabılarıyla gerçekleştirdiği penguen yürüyüşüyle Şarlo’yu yaratmıştır. Bir röportajında Şarlo’yu şöyle tarif ediyor.

   “Bu giysi sokaktaki adam anlayışımın anlatımında bana yardımcı oluyor. Bununla herhangi bir insanı ya da doğrudan doğruya kendimi anlatabiliyorum. O çok ufak melon şapka soylu görünme çabasıdır. Büyük bir övünme aracıdır. Çok düğmeli dar ceket, baston ve tüm jestler, canlılık, gösteriş ve kibarlık izlenimini vermeye yönelir. Bu dünyaya kahramanca karşı çıkmaktır, karşı çıkmaya çalışmaktır, bir anlamda blöf yapmaktır. Ve sokaktaki adam bunu bilir. Hatta bunu o denli bilir ki kendi kendisiyle alay edebilir ve kaderi yüzünden kendi kendine birazda acır, acıyabilir.” ( Aktaran Martin,1972:25-27 )

Şarlo’nun kapitalist sistemin kalbinde (ABD) başlattığı bu isyanı ile birlikte sinema her yönüyle farklı bir boyut kazanmıştır. Yönetmen, oyuncu, senarist, kurgu, teknik, dans, müzik vb. Hepsini yapan Chaplin böylece filmlerini istediği gibi konumlandırıyor bunu mizah, güldürü ve trajediyle de bütünleştirerek günümüzde dahi aşılamaz bir güce dönüştürüyordu. Chaplin’in bir kaçı hariç diğer bütün filmleri sessiz ve hepsi birbirinden değerlidir fakat:

1. 1921 The Kid ( Yumurcak )

2.1925 The  Gold Rush ( Altına Hücum )

3.1928 The Cırcus ( sirk )

4.1931 City Lights ( Şehir Işıkları )

5.1936 Modern Tımes ( Modern Zamanlar )

6.1940 The Great Dictator ( Büyük Diktatör )

Filmleri izlenildiğinde ayrı bir yerde olduğu görülecektir.

Filmlerinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yaşadığı ülkeyi terk etmek zorunda kalarak İsviçre’ye giden ve burada hayata gözlerini yuman Chaplin, bütün filmlerinde toplumsal sorunlara eğilmiş ve bu sorunları yaratan kapitalist sistemi net bir şekilde teşhir etmiştir. Tematik anlamda filmlerinin ortak yanı yaşamda her ne olursa olsun gülmeyi ve gülümsetmeyi başarmak istemesindeki çabasıdır. Peki, izleyici olarak biz bu çabayı nasıl okumalıyız, nasıl görmeliyiz?

Şüphesiz o gülümseme;

Hayat

Umut

mutluluktur

Ve bir bütün olarak

Bizlere armağanı olan yarındır

Yarınlar ise sevdamız, geleceğimiz

Yarınlar, düşlerimizdeki mutlu ve umutlu olan çocuklarımız

Yarınlar daldaki yeşil yaprağın rüzgarında özgürce dalgalanması

Dalgalanan o yaprağa konan kelebeğin kanadındaki çeşit çeşit rengin kardeşliği

Yarınlar, dillerinde ezgili zılgıtlarıyla özgürlük düşü kuran uluslar

Ve yarınlar “Gülüşleri iklim kokan” kadınlardır.

Bundandır ki sizlerde inadına gülün. Gülmek güzel ve devrimci bir eylemdir. Chaplin’in ısrarı bundandır….

 ÖNDER YILDIZ



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Kültür-Sanat