Connect with us

İçerden

Tutsakların kaleminden: “Var olan hak ihlalleri pandemi süreciyle daha da katlandı”

Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde bulunan devrimci tutsak Sinan Akbayır gazetemize gönderdiği mektubunda aralık, ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin hak ihlallerini anlattı. Akbayır, hapishanede bulunan tutsaklar olarak hazırladıkları hak ihlalleri raporunda, hapishanelerde sürekliliği bulunan tecrit ve hak gasplarının yaşanan pandemi süreciyle birlikte daha da katlandığını söyledi.

Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde bulunan devrimci tutsak Sinan Akbayır gazetemize gönderdiği mektubunda aralık, ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin hak ihlallerini anlattı. Akbayır, hapishanede bulunan tutsaklar olarak hazırladıkları hak ihlalleri raporu şöyle;

Bizler Kırıkkale F Tipi Hapishanesinde bulunan tutsaklar olarak Aralık-Ocak-Şubat-Mart aylarına ait hak ihlalleri raporunu sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Hapishanelerde sürekliliği bulunan tecrit ve hak gaspları yaşanan pandemi süreciyle birlikte daha da katlanmıştır. Bunları ana başlıklar halinde sizlerle paylaşmak istiyoruz.

– Corona tedbirleri kapsamında tüm sosyal faaliyetler (Açık görüş, atölye, kurs, uzaktan eğitim, sohbet) iptal edilmiş ve spor faaliyetleri tek bir hücre ile iki ayda bir saat olarak yapılmaya başlanmıştır.

– BİK’ten reklam alamadığı gerekçesiyle Yeni Yaşam ve Evrensel gibi günlük gazeteler ile gazete formundaki sosyalist basın hiç verilmemekte, dergiler için abonelik ve fatura şartı dayatılmakta ve kitaplar iki ayda bir şekilde verilmekte ayrıca sayı sınırlaması dayatılmaktadır.

– Mektuplar geç teslim edilip geç gönderilmektedir. Bu mektuplarda bulunan roman, öykü, deneme, makale ve yazılara (daha önce yayınlanmış olanlar dahil) ‘’ propaganda ’’ gerekçesiyle el koyulmuştur.

– Hastane sevkleri istisnai ve acil durumlar hariç yapılmamaktadır. Diş hastanesi sevkleri tamamen iptal edilmiştir.

– Defalarca aramadan geçtikten sonra tutsaklara verilen eşyalar yeni bir uygulama ile her hücre değişikliğinde tüm eşyaların X-Ray cihazından geçirilerek yapılmaktadır.

– Temizlik fırçası ve çek pas sopaları iyice kısaltılarak kullanılmaz hale getirilmiştir.

Sağlık ve Tedavi Hakkında İhlaller:

-Arif Bayram arkadaşımız, parasını 5 yıl önce peşin yatırmasına rağmen, implant tedavisi tamamlanmamış; uzun süredir dişsiz olduğu için arkadaşımızın yüz ve çene fizyolojisinde bozulmalar başlamıştır. İdare ile yapılan görüşmelerde defalarca kez söz verilmesine rağmen tedavi gerçekleşmemiştir.

– Resul Kocatürk sağlık sorunları nedeniyle raporlu olarak diyet yapmaktadır. Aralık 2021 yılı başından bu yana diyet olarak verilen malzemelerin birçoğu kısıtlanmış ve sadece domates, biber, beyaz peynir, yoğurt şeklinde sayı ve miktarı azaltılmış besinler verilmekte, diyet yapamaz hale getirilmiş durumdadır.

– Cihat Özdemir’e sevk edildiği Ankara Dış Kapı, Kırıkkale İhtisas ve Tıp Fakültesi hastanelerinde kelepçeli tedavi dayatılmış, kabul etmediği için hapishaneye geri gönderilmiştir.

Disiplin Cezası ve İletişim Hakkında İhlaller:

-Yaklaşık 5 aydır süresiz-dönüşümlü açlık grevi yapılmaktadır. Açlık grevi bir protesto ve hak alma yöntemi olarak suç sayılmayacak niteliktedir. Buna rağmen grevci tutsakların CİMER’e yazdıkları dilekçede geçen ‘’Sayın Öcalan’’ ibaresi nedeniyle haklarında ‘’suç ve suçluyu övmek ‘’ isnadıyla soruşturma açılmıştır. ‘’Sayın Öcalan’’ ibaresinin suç teşkil etmediği konusunda sayısız içtihat kararı olmasına karşın keyfiyet devam etmektedir.

-AYM’nin ‘’ özel hayatın gizliliği ‘’ ilkesini ihlal ettiği, AİHM’in hak ihlali olarak kabul ettiği ve yasal hiçbir dayanağı bulunmayan havalandırma kameralarını kapattıkları gerekçesiyle tutsaklara sayısız soruşturma açılmış ve ‘’ kurumda korku, kaygı, panik yaratmak’’ nedeniyle cezalar verilmiş ancak bu cezaların bir bölümü uygulanırken geri kalanı yasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Ancak hapishane idaresi keyfiyeti başka bir boyuta taşıyarak bu kez daha üst bir ceza gerektiren ‘’ kurum araç ve gereçleri ile tersine zarar vermek ‘’ isnadıyla yeni soruşturmalar açmaya ve 1-11 gün hücre cezaları vermeye devam edip, keyfiyetine bağlı olarak kameralar için 270, kapılar için 50 tl zarar tutanağı tutmaktadır. Bu kapsamda:

-Sinan Akbayır’a 1’er günlük 6 adet olmak üzere toplam 6 gün hücre cezası

-Erdi Sidal’e 1’er günlük 10 adet ( bu cezaların 8’i iyi halli olmadıkları gerekçesiyle 1’er günlük hücre cezaları 11 gün hücre cezasına dönüştürülmüştür ) olmak üzere 90 gün hücre

-Selçuk Çelik’e 1’er günlük 11 adet (bu cezalardan 8’i ‘iyi hallilik’ gerekçesi ile 11’er günlük hücre cezasına dönüştürülmüştür) toplam 91 gün hücre cezası verilmiştir.

-Zeynel Karabulut yaşamını iki koltuk değneği ile sürdüren, raporlu ve fiziksel engelli bir arkadaşımızdır. Kameralara karşı olmasına karşın engelleri nedeniyle kapatma eylemine katılamamaktadır. Bu durum kamera görüntüleri ile sabit olmasına rağmen kendisine kamerayı kapatarak ‘’ kurum tesislerine zarar vermekten ‘’ soruşturma açılıp 1 gün hücre cezası verilmiştir.

– Kamera kapatma nedeniyle Sinan Akbayır ve Selçuk Çelik hakkında açılan 1’er soruşturma hala devam etmektedir.

– Daha önce ‘’ kurumda korku, kaygı, panik yaratmak “maddesinden açılan ve İnfaz Hakimliğince iptal edilen cezalar bu kez Ağır Ceza Mahkemesi’nin kısmen kabul kısmen ret” kararı gerekçe gösterilerek yeniden ve daha üst ceza gerektiren ‘’ kurum tesislerine, araç ve gereçlerine (devlet malına) zarar vermek ‘’ maddesiyle yeniden görülmeye başlanmıştır. Yasa maddesine göre soruşturma en geç iki gün içinde başlamak ve yedi gün içinde tamamlanmak zorunda olmasına rağmen, eylemin niteliğinde hiçbir farklılık oluşmadığı halde aylar-yıllar önce gerçekleştirilen eylemler yeniden dava konusu yapılmaktadır.

– Hapishane idaresi hiçbir bağımsız gözleme ihtiyaç duymaksızın keyfince kamera kapatma esnasında boya zararı oluştuğu gerekçesiyle 95,81 metrekarelik duvarda 15 kg boya hesabı yaparak (böyle bir hasar bulunmamaktadır) tutsaklara 270 TL masraf çıkarmış. Savcı buna dayanarak ayrıca Asliye Ceza Mahkemesinde ‘’ devlet malına zarar vermekten ‘’ Sinan Akbayır, Selçuk Çelik ve Erdi Sidal hakkında 1 ila 4 yıl hapis istemiyle dava açmıştır ‘’

– Sinan Akbayır ve Zeynel Karabulut’a ‘’akşam sayımına, kapıların kapatılmasına ve arama yapılmasını engelledikleri ve ayrıca kapılar kapatıldıktan sonra kapılara vurarak kurumda panik oluşturdukları ‘’ gerekçesi ile açılan soruşturma sonucunda her birine 3’er günlük hücre cezası verilmiştir.

– Sinan Akbayır tarafından başka bir hapishanede bulunan Esra Soyaktaş’a gönderilen taahhütlü mektuba ve içinde bulunan 2 öykü ve 1 makaleye ‘’ sakıncalı ibareler ‘’bulunduğu gerekçesiyle el koyulmuştur.

– Bager Soyak’ın 7 yıl boyunca üzerinde çalıştığı 400 sayfalık roman taslağına-tamamen kurgusal bir içeriği olmasına rağmen- vasisine göndermek için teslim ettiği idare tarafından el konulmuş, ayrıca kendisine disiplin cezası verilmiştir.

Diğer Hak İhlalleri

– Avukat görüşme yerlerinin yetersizliği gerekçesiyle avukat ziyaretleri her görüşmenin kaydedildiği – savunma hakkının ve gizliliğinin açık ihlalidir- kapalı görüş kabinlerinde cam arkasında ve telefonla konuşarak yaptırılmaya çalışılmaktadır.

-Mustafa Kocatürk, Resul Kocatürk ve Sadık Sabancılar’a aileleri tarafınfan gönderilen nevresim takımları ‘’ kantinde satıldığı ‘’ gerekçesiyle verilmeyerek depoya kaldırılmıştır.

-Mahkemelerin tutsaklar lehine verdiği kararlar uygulanmaz hale getirilmeye ve boşa çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bunun bir örneği de ‘’ tutsakların birbirine kitap ve eşya hibe edebileceğine dair ‘’ İnfaz Hakimliğinin kararıdır. İdare 6 ay boyunca bu kararı uygulamamış, sonrasında ise ‘’kitaptan Corona bulaşabileceği ‘’ gerekçesiyle karar çıkartmış ardından bu kararları emsal kabul etmeyerek her bir tutuklu için ayrı ayrı mahkeme başvurusu şartı getirmiştir.

-Haftalık olarak 10+0 şeklinde ve iki ayrı numaradan yapılması gereken telefon görüşmeleri 6 aydır tek numaradan 20 dakika şeklinde yapılmaktadır. Bu durum tutsakların daha fazla yakınlarıyla görüşme olasılığını ortadan kaldırmaktadır.

-Kurum kantininde satılan ürünlerin çeşitliliği az ve fiyatları pahalıdır. İdare yemeklerinin çeşitliliği az, miktarı yetersiz olduğu düşünüldüğünde önemi anlaşılmaktadır. Ayrıca tutsaklara kanserojen içeren madde olan plastik kaşıkla yemek yemek dayatılmaktadır.

-Tutsaklar için söz konusu olan tüm sosyal faaliyetler bir yılı aşkın süredir yaptırılmazken, hücre aramaları sık sık ve hiçbir tedbir alınmadan yapılmaya devam etmektedir.

-ACM’lerinde tutsaklar aleyhinde olan kararlar çabucak karara bağlanırken, lehte olacak durumlarda karar verme süreci azaltılmaktadır.



More in İçerden