Connect with us

Editörün Seçtikleri

Mücadelenin Sancıları ve Devrimci Gençliğin Rolü…

Gençlikten yoksun bir mücadelenin sürdürülerek geleceğe taşınması sadece zor değil, objektif olarak olanaksızdır. Devrimde yer alacak gençliğin temsil ettiği devrimci safları ileri taşıması için sağlam bir ideolojik-teorik-örgütsel çizgiye sahip olması ve kendisini bilimsel devrimci normlar temelinde donatması şarttır…

yazı

Sosyalist toplum mücadelesi, kapitalist sömürü düzenini tasfiye ederek sosyalist sistemi kurma hedefi taşıyan devrimci muhtevasıyla katıksız biçimde siyasi iktidar mücadelesidir. Kapitalist sistemi devrimci yoldan değiştirmeyi görev edinen bu mücadele, belli bir programdan güdüm alan strateji ve temel taktikler bağlamında, farklı nitelik, araç, yöntem ve biçimlerle temsil edilip yürütülen bir savaş konseptidir. Devrimci savaş esasına dayanan bu konsept içinde yer alan hiçbir mücadele ve örgütlenme biçimi ilke olarak reddedilemez. Zengin mücadele ve örgütlenme biçimlerinden açık/yarı-açık biçimlerin kullanılıp kullanılmaması ikileminde yürütülen tartışma esas itibarıyla bugün geride bırakılmıştır. Fakat, kast edilen konsept kapsamında, esas-tali, birincil-ikincil, stratejik-taktik ayrımların isabetle tayin edilmesi için yürütülen tartışma kapanmış değildir.

İllegal devrimci mücadele tarzı esas olmak kaydıyla, bu esasa hizmet etmeleri temelinde diğer demokratik alan mücadele ve örgütlenme biçimleri (açık/yarı-açık alan kurumları, parlamenter ve yerel yönetim biçimleri ekseninde siyasal kurumlar, sendikal ve ekoloji-çevreci, teknik ve teknoloji esaslı kurumsallaşmalar vb.) başvurulması gerekli olan ve bizzat başvurulan biçimlerdir de…

Özellikle günümüzde, teknik-teknolojik, doğa-ekoloji, ücret-emek eksenli hizmet sektörü, sendikal ve ekonomik hak ve talepler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve Kadın mücadelesi, kültürel haklar mücadelesi vb. yelpazesinde yer alan demokratik mücadele biçimleri daha yaygın kitleleri kucaklayan biçimler olarak toplumsal sistemin değiştirilmesi mücadelesinde dinamik rolle yer tutmaktadırlar.

Devrimci mücadele ve örgütlenme çalışmalarının dikkate alması gereken alanlar ve bunlara dönük kurumsallaşmalar, yine bunlar zemininde taktik-stratejik, esas-tali ayrışımları temelinde mücadelenin biçimlenmesi gereken kulvar, bu kulvarın kullanacağı araç-biçim-yöntemler sorunu bağlamında kısaca özetlediğimiz bu tartışma; devrimci enerjinin isabetli hedefler üzerine odaklanması, mücadele dinamiklerinin yetkin araç ve kurumsallaşmalar temelinde doğru taktik-stratejik planlara göre organize olması, dolayısıyla bütün bunlar zemininde mücadeleyi geliştirme ihtiyacına yanıt arama maksadı taşır. “Dört bir yana yumruk sallama’’ yerine, seçilmiş hedefe isabetli yumruklar atma yeteneğine sahip olmak elzemdir. Somut şart ya da çıplak gerçeğin objektif yaklaşım ve bilimsel mantık maharetiyle analiz edilip izlenecek yol haritasının çıkarılması, yani tüm gayret, faaliyet ve çalışmanın belli bir plan temelinde ele alınması atlanamaz şarttır. “El yordamıyla yürümektense” , belirlenmiş bir plan doğrultusunda yürümek her zaman yeğdir…

Bütün bu yeteneklerin, isabetli araç-yöntem-biçimlerin tespit edilmesi, kurumsallaşmaların sağlanması, stratejik planın çıkarılması, taktiğin saptanması, bilimsel metot ve tecrübenin kullanılması, dinamik enerjinin manivela edilmesi vb. süreçlerin tümünde tayin edici olup değişmeyen belirleyici tek öge insan unsurudur. İnsanın bilinçli dinamik rolü, yaratıcı yeteneği ve bu insanın bilime bağlılık tavrında vücut bulan dürüstlüğü nesnel koşullarla buluştuğunda aşamayacağı hiçbir şey yoktur… Lakin unutmamak gerekir ki, tecrübenin alınıp ileriye taşınması, mücadelede sürekliliğin sağlanması, taze kan ve enerjinin mücadeleye aktarılması, mücadele dinamiğinin militan ruhla buluşturulması ve mücadele ufkunun yeniliklerle parlatılması gibi bir dizi yaşamsal gereksinimde rol oynayan aktör esasta gençliktir. Gençlikten yoksun her hareket diyalektik işleyişin hükmünde kalarak sönmeye, sönümlenme yolunda ilerlemeye mahkumdur…

Devrimci Mücadelenin Kurumsal Araçlardaki Özeti, Tecrübe ve Dinamizmle Nitelik Kazanır!

Mücadelenin nasıl ki gençliğe ihtiyacı var, tersten gençliğin de mücadele argümanı kapsamındaki bir dizi gereksinime, özellikle de mücadele tecrübesine ihtiyacı vardır. Mücadeleye atılan gençliğin mücadelenin özünü, mücadelenin niteliğini, kurum ve işleyişini kavramaları gerekmektedir…

Proleter devrimci kulvarda ağır adım yürüyen mücadeleyi dinamik enerjiyle güçlendirme, devrimci görevleri kurumsal kimlik altında omuzlama, en önemlisi de bu mücadelede özne olarak rol oynama sorumluluğu ve bilinciyle örgütlenip ileri çıkan gençlerin, ileri attıkları devrimci adımlarla dahil olacakları kurumsal mekanizmaların nasıl çalıştığını iyi bilmeleri, bu mekanizmanın işleyişine asgari düzeyde vakıf olmaları es geçilemez bir zorunluluktur.

Önceden örgütlü olan yoldaşların ise, ideolojik-teorik donanım, profesyonel devrimci netlik ve parti/örgüt bilinci başta olmak üzere, kurumsal işleyiş, disiplin ve demokrasi hakkında kavrayışlarını pekiştirip mücadele duruşlarını sağlamlaştırmaları da aynı derecede zorunlu bir ihtiyaçtır.

Bu bağlamda, demokrasi ve disiplin, hak ve yükümlülükler, örgütsel ilkeler ve tüzüksel işleyiş yasalarını unutmadan uygulamak, sadece yeni örgütlenen genç devrimciler için değil, önceden örgütlü bulunan tüm yoldaşlar için de aynı derecede ihtiyaçtır. Lakin, meramın aslı, yeni örgütlenen gençliğe dairdir. Zira, kadro okulu önemine de haiz olan gençlik örgütünün doğru bilinçle şekillenmesi kurumsal gelecek açısından yaşamsal önemdedir…

Örgüt, Örgütlü Bilinç, Teori ve Pratik

İdeal örgüt; işçi sınıfı ideolojisi ve bilinciyle donanmış, bilimsel sosyalizm teorisine asgari oranda hakim, devrimci teori-pratikte yetkin, irade-eylem birliğine sahip, demokratik-merkeziyetçilik ilkesine göre örgütlenmiş, mümkün olan en geniş demokrasiyi uygulayan, gönüllük esasına bağlı tek disiplinin geçerli olduğu, doğru-yanlış mücadelesi ekseninde ideolojik mücadele ve iki çizgi mücadelesinin gelişmenin aracı olduğu, farklı fikirlerin varlığının bir zenginlik olarak görüldüğü, eleştir-özeleştiri mekanizmasının geçerli olup eleştiri özgürlüğünün olduğu vs. şeklinde tarif edilebilir…

Bahis konusu bu örgüt, genel niteliği bakımından proleter devrimci örgüttür. Proleter devrimci örgütün barındırdığı esas özellikler, ideoloji-teori düzeyinde Maoizm seviyesine ulaşmış olan kavrayışına ve bu kavrayışa bağlı olarak proleter devrimin temel ilkelerine dayanır. Devrimlerin gerçekleşmesinin felsefi ve stratejik temeli, evrensel komünist ideoloji-teori ve ilkeler zeminine dayanır, bu nitel zeminden feyz alan devrim programıyla tamamlanan genel siyasi çizgiyle mümkün olur. Genel siyasi çizgi temelinde gelişmeyen veya genel siyasi çizgiye bağlı siyasi iktidar perspektifiyle geliştirilmeyen bir mücadele devrimci olabilir ama komünist olamaz; devrimi gerçekleştirebilir ama sürdüremez…

Devrimci teorinin değiştirme eylemine kılavuzluk yaparak maddi güce dönüştüğü saha devrimci pratiktir. Örgütlü devrimci pratiğin uygulanmasını mümkün hale getiren stratejik araç, insanın bilinçli dinamik rolle özne olduğu parti-örgüttür. Siyasi hedeflere bağlı belirlenen ve/veya bu görevlere uygun biçimlenen siyasi görevlere yanıt vermek için oluşturulan bu örgüt, bütün diğer biçim ve içeriklerinin yanı sıra, belirli normlar ve kurallara tabi olarak işleyen bir mekanizma, yaşayan canlı bir organizmadır. Bu örgüt yürüttüğü siyasi faaliyet, çalışma ve tüm eylemini, irade-eylem birliğinin ifadesi olarak tek disiplin etrafında merkezileşmiş, demokratik-merkeziyetçilik ilkesine göre belirlenmiş örgütsel işleyiş, ilke ve kurallar çerçevesinde gerçekleştirir. Kısacası, örgüt kadar, örgütsel işleyiş ve ilkeler de sınıf mücadelesinin başarıyla yürütülmesinde rol oynarlar. Örgüt çarkı/örgütsel mekanizma bu kural ve ilkeler olmadan yetkin biçimde işlemez. Örgütün başarısı doğrudan bu ilke ve kurallara, daha açıkçası demokratik-merkeziyetçi ilkeye göre örgütlenip örgütlenmemesine bağlıdır. Demokratik-merkeziyetçilik ilkesinin komünist kavrayışı, bir parti/örgütü diğer parti/örgütlerden ayrıt eden ögelerden biridir.

Bilinçli Devrimci, Bilinçsiz-Bilgisiz Devrimciye Yeğdir

Çoğunluğun iradesine saygı göstermek ve azınlık-çoğunluk prensibine uygun olarak alınan karar(lar)a, belirlenen/benimsenen siyasete, sunulan çözüme veya sorunun çözümüne dönük saptanan yönteme uymak, irade-eylem birliğinin güvencesi olan demokratik-merkeziyetçi örgütlenme ilkesinin buyruğu olup, aynı ilkede kopmaz bağ içinde tarif edilen demokrasi ve disiplin gereğidir. Çoğunluk iradesiyle saptanan bahis konusu karar, politika ve çözüm biçimlerini tanımamak ve bunlara uymamak ise, demokrasi ve disipline aykırı davranmak, dolayısıyla demokratik-merkeziyetçi ilkeyi çiğnemek, en önemlisi de irade-eylem birliğini baltalayarak bozmak anlamına gelir…

Özcesi, demokrasi ve disiplin gereği, azınlıkta kalan görüş, çoğunluğu sağlayan görüşe tabi olmak, davranmak zorundadır. Bu tabilik, azınlığın kendi görüşünden vazgeçmesi, anlayışını değiştirmesi ya da terk etmesi anlamına gelmez. Bilakis, azınlık kendi görüş ve anlayışını korur fakat uygulamada çoğunluk demokrasisiyle tayin edilen disipline bağlı kalır, kalmakla yükümlüdür. Öte taraftan demokrasi ve disiplin işleyişine uygun olarak azınlık görüş haklara sahiptir; azınlığın hakları demokrasi ilkesiyle güvence altındadır. Azınlığın hakları; azınlık görüşün kendi anlayış ve fikirlerini savunarak egemen hale getirme hedefi ya da perspektifiyle, bu fikirlerini tüzükte tarif edildiği gibi, demokratik işleyiş mekanizmaları ve meşru yöntemler zemininde tartışmaya açarak savunma, tartışarak propaganda etme, ikna etme ve kararlara şerhler düşme şeklinde özetlenebilirler. Daha genel manada, azınlık fikirler, kurumsal yapı içinde, meşru mekanizma ve demokratik tartışma platformlarında olmak kaydıyla bu fikirlerini özgürce savunabilir ancak dışa/dışarıya karşı merkezileşmiş karar ve görüşleri savunmakla yükümlü/zorunludur…

Azınlık kendisini çoğunluğa dayatamaz. Haklı ve doğru olduğuna içtenlikle inansa da kişi veya azınlık çoğunluğa dayatmada bulunamaz; çoğunluk yanlış da olsa azınlık çoğunluğun fikrine uymak zorunludur… Çoğunluğun fikir ve kararlarına uymamak, bunları tanımamak hangi istisnai hallerde geçerli ya da doğrudur? Bunun tek bir şartı vardır. Şayet münakaşa edilen sorun temel bir ilke/ilkeler sorunu ise, bu durumda azınlık-çoğunluk demokrasisi ve tartışması esasta geçersizdir. İlke meselesinde geçerli olan çoğunluk değil, bağlayıcı olan ilkelerdir; temel komünist ilkeler belirleyicidir. Lakin her sorun ilke sorunu haline getirilemez. Komünizmin temel ilkeleri ve komünist devrimci kimliğin varlık gerekçeleri durumundaki temel değerleri taktik siyaset ve örgütsel problemler düzeyine indirgenemezler. Her sorun ve problemi ilke meselesi olarak ele almak özünde ilkeleri sulandıran yaklaşımdır. İlke meselesi ulu orta her tartışmaya malzeme edilemez…

Parti-örgütün temel argüman, savunu ve stratejik-taktik siyasetine vakıf ve hâkim olmak tamamen önemlidir. Bunlarda yetkin bir bilinç ve kavrayışa sahip olunmadan doğru bir çizginin geliştirilmesi, doğru bir pratiğin ve ajitasyon-propagandanın yürütülmesi mümkün olmaz. Siyasetimizi-çizgimizi-programımızı vb. bilmeden onu savunamaz, örgütleyemeyiz. Örgütleyeceğimiz çizgi ve fikirleri iyi bilmek ve özümsemek durumundayız. Devrime ve devrimci parti-örgüte bağlılık bu zeminde mümkün olabilir. Kuru bağlılık, duygusal bağlılık veya etkilenme düzeyindeki bağlılık yeterli olmadığı gibi, uzun ömürlü ve sağlam değildir. Bilimsel ve bilinçli bağlılık en güçlü bağlılıktır. Mücadeleci tutum ve pratik bu bağlılıkla geliştirilebilir. Örgütleyip gerçekleştirmeye çalıştığımız stratejiyi, siyaseti, ilkeleri, amaç ve hedefleri iyi bilmez isek, başarılı olmamız mümkün olmaz. Her yoldaş için geçerli olmakla birlikte, özellikle devrime yeni adım atmış genç yoldaşlar için okuyup inceleme ve araştırma yeteneği es geçilemez ihtiyaçtır. Bilinçli devrimci, bilinçsiz-bilgisiz devrimciye yeğdir…

Gençliğe sık sık vurgu yapmamızın sebebi, mücadeleyi ve devrimi besleyen dinamik olması ve gençliğin inşasında oynayacağı rol ve önemdir. Gençlikten yoksun bir mücadelenin sürdürülerek geleceğe taşınması sadece zor değil, objektif olarak olanaksızdır. Devrimde yer alacak gençliğin temsil ettiği devrimci safları ileri taşıması için sağlam bir ideolojik-teorik-örgütsel çizgiye sahip olması ve kendisini bilimsel devrimci normlar temelinde donatması şarttır…

Bu yazı Halkın Günlüğü Gazetesi‘nin Haziran-2026 tarihli 61. sayısında yayımlanmıştır.



Haziran 2026
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 

More in Editörün Seçtikleri