
Rojava’ya yönelik politikalarını devrede tutan Suriye rejimi, bölgeye yerleştirdiği istihbarat üyeleri ve ajanlar aracılığıyla halkları karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Rojava’da İç Güvenlik Güçleri tarafından yürütülen farklı operasyonlarda, Suriye ve Türk istihbaratının birçok hücresi çökertildi. Yakalanan ajanlar, Suriye rejimi ve Türk devletinin politikalarını bir bir itiraf ediyor.
Rojava sorumlusu da yakalandı
İç Güvenlik Güçleri’nin son operasyonlarında yakalanan Suriye rejimi ajanları, kendilerine verilen ilk görevin toplum içinde istikrarsızlık yaratmak ve Kürt-Arap halkları içerisinde güvensizlik yaratma olduğunu itiraf etti. Operasyonda yakalanan Yasır Hilal isimli ajan, Suriye istihbaratının Rojava hücre sorumlusu.
Hücre kurdu
Hilal, “Bana öncelikle Reqa’daki istikrarı bozma, Arap aşiret liderlerinin hakkında bilgi toplama ve QSD’nin itibarını zedeleme gibi görevler bana verildi” dedi. Yasır Hilal, Suriye muhaberatının ajanlık faaliyetlerine nasıl katıldığını şöyle anlatıyor: “İlk olarak Suriye askeri istihbaratından rütbeli Wete ve Mûqedim İksender ile görüştüm. Bana ajanlık teklif ettiler. Bende kabul ettim. Önce hücre kurmamı istediler. Daha sonra Reqa’da patlatmalar yapma, Arap aşiret liderlerin hakkında bilgi verme, ismi verilen liderleri öldürme ve QSD’nin itibarını zedeleme gibi görevler verildi.”

Reqa’da mayın patlattılar
Ajanlık faaliyetleri süresince yürüttüğü çalışmaları da itiraf eden Hilal, “İlk önce hücre oluşturdum. Komşum Hûsam Dîn Samir Elî, Cizre Bölgesi’nden İbrahîm El-Şewax Rakka, Serêkaniyêli İbrahîm Şewax Hec Selom, Mişlebeli Elî şêx Hemûd Rakan ve Reqa şoförlük yapan Dewas Hema’yı bu hücre yapılanmasına dahil ettim” dedi. Adını verdiği kişileri ajanlık yapmaları için ikna ettiğini anlatan Hilal, şöyle devam etti: “İlk olarak bize Beşar Esad’ın posterlerini verdiler. Bende Reqa’daki ajanlara bunları dağıttım, ‘Reqa surlarına asın’ dedim. Daha sonra 10 tane mayın gönderdiler. Bu mayınların 2’sini İbrahîm Şewax’a, 2’sini Elî Şêx Hemûd Rakan’a, 2’sini İbrahîm Şewax’a verdim ve diğerleri bende kaldı. Bu mayınlardan 2 tanesini Reqa’daki Hawî Elhewa’da, iki tanesini de Bîr Haşim köyünde patlattık. Bu patlatmaları da sadece şehir içinde karışıklık olsun, halk QSD’den uzaklaşsın diye yaptık.”
Para için ajanlık yaptığını da belirten Yasır Hilal, “Ben ajanlığı para için yaptım. 2014’ten sonra Suriye rejimi maaşımı vermedi, tekrar maaşımı verme karşılığında ajan olmayı kabul ettim” dedi.
Generalden patlayıcı aldılar
İç Güvenlik Güçleri’nce çökertilen hücre yapılanması içinde yer alan 1981 Serêkaniyê doğumlu İbrahim Şewax Şelmu, Reqa ve Serêkaniyê arası şoförlük yapıyordu. Şelmu, ajanlık faaliyetlerine Yasır Hilal aracılığıyla başladığını itiraf etti. Şewax Şelmu, itiraflarını şöyle sürdürdü: “Yasır Hilal beni aradı, ‘biri var, onu rejim bölgesine götürürsen sana para vereceğiz’ dedi. Götürdüğüm kişi Eli Ebu Sewax, Humuslu biriydi. Suriye askeri istihbaratından biriyle görüştük. Ardından Yasır’la birlikte Selemiye’ye gittik, Elksandır adlı bir general ile görüştük. Bize bazı torbalar verdiler. Reqa’ya geldik. Torbada 2 telefon, 4 mayın ve 2 el bombası vardı. Bu patlayıcıları Yasır, gruplar arasında dağıttı, benle İsmail de bize söylenen yere gittik. Ebulêf benzinliği önünde bombaları patlattık.”

Amaç korku yaratmak
İç Güvenlik Güçleri tarafından çökertilen ajan yapılanması içinde yer alan bir diğer ajan ise Husam Dîn Elî, 1989 yılında Reqa’nın Rebîa beldesi doğumlu. Husam Din Eli de Yasır Hilal aracılığıyla ajanlık faaliyetleri içine girdiğini belirtti.
Husam Din Eli, “Yasır Hilal bana ‘2011’den beri sen hiçbir gruba dahil olmamışsın. Temiz bir sicilin var, gel bizim gruba katıl, Suriye rejimi ile çalış’ dedi. Yasır Hilal, bana ‘Suriye rejimi tekrar buraya gelip iktidar olacak, o zaman senin için daha iyi olur’ dedi. Ben de kabul ettim” sözleriyle ajanlığı nasıl kabul ettiğini itiraf etti. Yürüttükleri faaliyetleri bir bir itiraf eden Husam Eli, “Bir süre sonra bize mayın ve bomba getirdi. Bize ‘Bunları şehirde patlatın. Önemli olan patlama yapmak, huzuru bozmak, bomba sesleri gelsin yeterli’ dedi. İlk olarak Reqa surlarında bir tane mayın patlattık, ikinci mayını ise Ednan El Maliki okulunun önünde patlattık. Üçüncü mayını da Hawi Elhewa mahallesinde patlattık” diye konuştu. Husam Eli, “Mayınları Serêkaniye’de İbrahim Dewas ve Medan Dewas getiriyordu. İbrahim Dewas bana bir torba getirdi. İçinde mayın vardı. ‘Ebu Eli Sewax seni arayacak’ dedi. Suriye askeri istihbaratı beni aradı. ‘Bu mayını bir arabanın altına bırakacaksın’ dedi. Mahmut Fewaz’a mayını verdim, mayını Hiwewat aşiret Şeyh’i Mehmud Mihemed Ebdullah’ın arabasının altına bıraktı. O ara pencereden şeyhin kardeşi bizi gördü ve Asayiş güçlerini aradı. Asayiş güçleri gelip mayını etkisiz hale getirdi” dedi.
Mayını bırakırken yakalandı
Tutuklanan bir diğer Suriye ajanı Ramî Qehtaniyê ise 1989 doğumlu. Arkadaşı Husam Salim aracılığıyla ajanlık faaliyetlerine başladığını dile getiren Ramî Qehtaniyê, “Ebu Eli Şewax Suriye askeri istihbaratından biriydi. Onunla tanıştım ve bana ‘Arap önderlerinden Omer Mehmûd’un arabasının altına mayın bırak’ dedi. Mayını bıraktım ama deşifre oldum, yakalandım” dedi.
‘Hedefimiz huzuru bozmaktı’
Suriye muhaberatı tarafından Reqa’da örgütlenen hücre yapılanması içinde yer alan Remadan Mihemed Rebîa, Remedan Dewas olarak da tanınmakta. Hama-Reqa yolunda şoförlük yapmaktayken Yasır Hilal aracılığıyla ajanlaştırıldığını söyleyen, “Yasır Hilal benle konuştu, ‘işin nasıl’ dedi, ‘zordur’ dedim. Bana bomba ve mayınları Ebu Eli Şewax’tan Suriye askeri istihbaratından getirmemi istedi. 3 sefer gittim, mayın ve bomba getirdim. Her defasında 10 mayın, 4 bomba getirdim. Daha sonra bazı mayınları Reqa surlarında patlattık, bir tanesini de boş bir okulda patlattık. Hedef sadece şehir içindeki güvenliği, huzuru bozmaktı” diye itiraflarda bulundu.
İç Güvenlik Güçleri’nin çökerttiği ajan yapılanması içinde yer alan Elî Elwerdî ise Minbicli ve 1985 doğumlu. Eli Elwerdi nasıl ajanlaştırıldığını şöyle anlatıyor: “Ebdula Haşim arkadaşımdı, Suriye rejim askeridir. Mınbic’te ajan çalışması yürütüyordu. Bana ‘sende katıl, para vereceğiz’ dedi. Ben de kabul ettim.”

Katliam yapmak istediler
Ajanlık faaliyeti yürüttüğü sırada Suriye rejimi tarafından QSD’ye karşı mayınlama eylemi girişiminde bulunduğunu da itiraf eden Eli Elwerdi, şöyle devam etti: “Bir süre sonra bana bomba yüklü bir motosiklet hazırladılar. Gittim, rejim güçlerinin olduğu alandan aldım. Beni kendi asayişlerinden de geçirdiler. Daha sonra ben kaçak yollarla Minbic’e geldim. Bana ‘QSD güçlerinin olduğu yerde patlatırsan sana bir milyon Suriye lirası vereceğiz’ dediler. Birkaç yere bomba yüklü motosikleti götürdüm ama patlatamadım. Daha sonra bana ‘Berkel hastanesinin önünde patlat’ dediler. Olmadı. Sonra ‘hamburger sokağına götür’ dediler. ‘Kameralar çok var’ dedim. En son ‘Emel Hastanesi’nin önünde patlat’ dediler. Ben de örgütlediğim Yasır Hesen Osman ve Mecıd Husen Ehmed birlikte bombayı patlattım. Macıd bombayı patlattı, Yasır da kayda aldı. Patlattıktan sonra da bize sadece 50 bin Suriye parası verdiler. Bizi kandırdılar.”
Eli Elwerdi ile birlikte ajanlık faaliyeti yürüten Mecid Husen Ehmet ise 1997 Minbic doğumlu. Mecid Husen Ehmet, “Elî Elwerdî bana ajanlık teklif etti, ben de kabul ettim. Sonra Eli Elwerdi bomba yüklü motoru getirdi, biz de onu Emel Hastanesi’nin önünde patlattık. Kumanda bende idi, ben patlattım” dedi.

Tecavüz ile tehdit edilmiş
Emel Hastanesi’nin önünde patlatılan mayınlama faaliyetinde yer alan ajanlardan biri olan Yasır Hısen Osman, 1986 Minbic doğumlu. Yasır Hısen Osman, “Ebu Ebdulla Haşım beni aradı. ‘Eli Elwerdi bomba yüklü bir motor getirmiş, ona yardım edeceksin’ dedi. Bu kişi kendisini Suriye askeri istibaratı olarak tanıttı. Ben bu teklifi kabul etmedim. ‘Bana zorla da olsa yapacaksın’ dediler. ‘Kız kardeşin Halep’te biliyoruz’ dediler. Ertesi gün bana kız kardeşinim resimlerini gönderdi. ‘Bu işi yapmazsan kız kardeşine tecavüz ederiz’ dediler. Ben de mecburen kabul ettim. Ve Eli Werdi’nin yanına gittim. Daha sonra mayını birkaç yerde patlatmak istedik, olmadı. En son Emel Hastanesi’nin önünde Mecıd mayını patlattı. Burası sivil bir hastane, burada 13 kişi yaralandı. Bildiğim kadarıyla bunlardan ikisi asayiş görevlisi idi, diğerleri sivildi” itiraflarında bulundu. (ANHA)








