Connect with us

Güncel

Kaypakkaya pankartı asan iki öğrenciye dava açıldı

18 Mayıs’ta Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın pankartını astıkları gerekçesiyle hakkında dava açılan Arda Yüksel, “Deniz’i, İbrahim’i, Mahir’i tanıyoruz, biliyoruz. Onların bayraklarını devraldık. Bu bayrakları taşımaya devam edeceğiz. Devrimci önderler bizim için bir değerdir ve değerleri tavizsiz bir şekilde savunacağız” dedi.

Yadigar Aygün/ İstanbul

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın 18 Mayıs 1973’te Diyarbakır Zindanı’nda işkencede katledilmesinin 52. yıl dönümünde, katliamı protesto etmek ve Kaypakkaya’yı anmak için 18 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Haliç Metro durağına İbrahim Kaypakkaya pankartı asan Gençlik Komünleri üyesi iki öğrenci hakkında, “örgüt propagandası” iddiasıyla dava açıldı.

‘Devrimci öncüleri anmak bizim sorumluluğumuz’

Hakkında dava açılan Arda Yüksel, açılan davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yüksel, “Faşist iktidar ve emniyet, devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’ya karşı özel bir politika izliyor. Kimi zaman sokak eylemleriyle, kimi zaman pankartlarla Kaypakkaya’yı anmaya çalışıyoruz; bunun olanaklarını arıyoruz. Devrimci gençlik olarak, devrimci kopuş mirasını bizlere bırakan devrimci öncüleri anmak bizim sorumluluğumuzdur. Bu topraklarda bu değerlerin yaşatılması da bizim sorumluluğumuzdur. Her seferinde değerlerimize saldıran bir iktidarla karşı karşıyayız. 18 Mayıs 2025 tarihinde Haliç Metro’ya İbrahim Kaypakkaya’nın pankartını astığımız için hakkımızda dava açıldı. Her yerde reklam panoları, burjuva partilerinin pankartları ve afişleri yer alırken; 85 çocuğun katledildiği MESEM’lerin propagandası yapılırken, tam da bunların karşısında duran bizim değerlerimizin pankartlarını asma özgürlüğümüz vardır. Biz bu özgürlüğü kazanmaya çalışıyoruz” dedi.

‘Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş bu meşruluğun sembolleridir’

Yüksel, ceza alması gereken suçluların cezasız bırakıldığını, buna karşın öğrencilerin yargılandığını vurguladı. Yüksel, “Kendi koydukları yasal sınırları, kendi hukuklarını bile tanımıyorlar. Hukuk ve yasanın karşısında kendi meşruluğumuzu ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Bizim için Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Deniz Gezmiş bu meşruluğun sembolleridir. Bu semboller üzerinden direniyoruz. Bugün işçi ölümlerine karşı yürüttüğümüz mücadele de, faşizme karşı verdiğimiz mücadele de bu direnişin sembolleridir. 85 çocuğun katledilmesine ilişkin hiçbir hukuki yaptırım uygulanmazken; cinsel saldırı suçları işleyenler, uyuşturucu ticareti yapan pek çok kişi cezasız kalırken, devrimci gençliğe yönelik sistemin hukuku nasıl ve ne için bir araç olarak kullandığını açıkça görüyoruz. Hukukun kime karşı, kimin safında işletildiğini görüyoruz” diye konuştu.

‘Tavizsiz şekilde savunmaya devam edeceğiz’

Devrimci önderleri anmaya ve savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Yüksel, “İfademizde de söyledik. Biz sosyalistiz, devrimciyiz ve devrimci önderimizi anmaya devam edeceğiz. 19 Mart’ta açığa çıktığı gibi, adalet mücadelemizin sokaklarda olduğunu biliyoruz. Gençliğe çağrımız, bu toprakların devrimci önderlerine daha fazla sahip çıkılması ve bütün bu örgütlü mevzilerin güçlendirilmesidir. Deniz’i, İbrahim’i, Mahir’i tanıyoruz, biliyoruz. Onların bayraklarını devraldık. Bu bayrakları taşımaya devam edeceğiz. Devrimci önderler bizim için bir değerdir ve değerleri tavizsiz bir şekilde savunacağız” dedi.



Şubat 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 

More in Güncel