
Devrim Okumaları – Edward Hallett CARR
Devrim Okumaları, Britanyalı tarihçi Edward Hallett Carr’ın, devrimler tarihinin önemli isimleri, eserleri ve süreçleri üzerine kaleme aldığı bir dizi makalesini bir araya getiriyor.
Eser, “öncü” olarak nitelenen Saint-Simon’a dair bir makaleyle başlıyor. Bunu, Komünist Manifesto’yu, Manifesto’nun yazılış sürecini ve elbette yazarları Marx ve Engels’i konu edinen bir makale takip ediyor. Akabindeyse, devrimler tarihinin iz bırakmış diğer pek çok ismi ele alınıyor: Proudhon, Herzen, Lassalle, Plehanov, Lenin, Sorel, Gallacher ve son olarak kendisine iki makaleyle yer verilen Stalin. Bundan başka, eserde, 19. yüzyılın kimi Rus düşünürleri ile ilgili, Alman Komünist Partisi ve Almanya’da başarısızlıkla sonuçlanan devrim süreci ile ilgili yazılar da bulunuyor.
Toplamda 14 makaleden oluşan Devrim Okumaları, devrimler tarihine ilişkin hem önemli bir kaynak hem de sağlam bir giriş kitabı olma özelliğine sahip.
Kitabın tanıtım bölümünden
Künye: Devrim Okumaları, Yazar: Edward Hallett CARR
Yordam Yayınları, 192 Sayfa

Emperyalist Kuşatma – A.Can Ataş
NATO, artık eski NATO olarak “Soğuk Savaş” döneminin stratejik yapılanmasında değildir. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Varşova Paktı’nın son bulmasıyla yeni döneme girildi ve bu dönem “tek kutuplu dünya” diye lanse edildi. Ancak, NATO’nun müdahale gerekçesinin nitel anlamda geçmiş uygulamalarından hiçbir farkı yoktur. Bu örgütün neden ve sonuçları itibarıyla “gerekçeli varlığı” niyet olarak bugün de farksız olarak aynı amaca hizmet etmeye devam etmektedir. Yani, uluslararası emperyalist güçlerin çıkarlarının korunup kollanması noktasında bunu görmemek olası değildir. Dolayısıyla, söz konusu değişim bir nicel değişimdir.
Kitabın tanıtım bölümünden
Künye: Emperyalist Kuşatma, Yazar: A. Can Ataş
Praksis Yayınevi, 512 Sayfa

Sibirya Hayali – Per Petterson
Sibirya Hayali Norveçli yazar Per Petterson’un At Çalmaya Gidiyoruz, Lanet Olsun Zaman Nehrine, Reddediyorum, Benim Durumumdaki Erkekler ve Ardından’dan sonra yayımladığımız altıncı romanı.
“Yandaki bölmeyi dene,” diyor Jesper tahta perdenin arkasından seslenerek. “Dorit yatıyor orada, çok iyi huyludur.”
Aradaki yolda duruyor ve Jesper’in sakin sakin nefes alışını dinliyorum. Bakışlarımı bölmesinde uyuyan Dorit’e çeviriyorum, geniş sırtı karanlıkta giderek daha iyi seçiliyor. Eğilip Dorit’in sırtını okşuyorum.
“Konuş onunla,” diyor Jesper, ama ben ne diyeceğimi bilemiyorum, şu an dilimin ucuna gelenleri yüksek sesle söyleyemem. Bölme daracık, hiç boş yer yok, Dorit hafifçe dönse beni tahta perdeye yapıştırır. Hayvanın boynunu okşuyorum, sonra da kulağına eğilip cesur kurşun asker masalını anlatmaya başlıyorum. Masalın sonuna, kurşun askerin alevlere karşı koyarken yavaş yavaş eridiği bölüme gelince öne doğru yatıyor ve kollarımı hayvanın boynuna doluyorum, pencereden içeri dolan rüzgârın nasıl balerini havalandırıp alevlere doğru sürüklediğini, ateşe düşen balerinin nasıl kayan yıldız gibi parladığını ve alevlerin söndüğünü anlatıyorum, masalımı bitirdiğimde soluk bile almaktan korkuyorum.
1934 yılının Noel gecesini yaşıyoruz, Jesper ve ben her şeyin nefes aldığı bir ahırda iki ayrı bölmede, iki ayrı inekle sarmaş dolaş yatıyoruz, belki de uykuya dalıyoruz, çünkü gerisini pek hatırlamıyorum.
Kitabın tanıtım bölümünden
Künye: Sibirya Hayali, Yazar: Per Petterson
Metis Yayınları, 232 Sayfa








