
Türkiye-Kuzey Kürdistan’da özel savaş politikaları kapsamında çok sayıda kadın ve çocuk uyuşturucu ve fuhuş ağlarına sürüklenirken, Dersim’de ortaya çıkan fuhuş çetesi iddiaları Meclis gündemine taşındı. Dersim’de fuhuş ağını ifşa eden B.T.’nin yaptığı suç duyurusunun ardından, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, “Dersim’deki fuhuş çetesi”ni altı bakana sordu. Akın, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Önergede, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel bir mağduriyetten ibaret olmadığı; kamu görevlilerinin bir suç ağıyla ilişkilendirilmesi, bu ağın ilde ne kadar yaygınlaştığı, kimler tarafından korunduğu ve neden önceden tespit edilemediği gibi hayati soruları gündeme getirdiği vurgulandı.
Akın, özellikle mağdur kadının İŞKUR üzerinden bir kamu kurumuna hangi kanallar kullanılarak yerleştirildiği konusunun kritik önem taşıdığını belirtti. İŞKUR’un Toplum Yararına Programlar ve geçici istihdam mekanizmalarının belirli denetim kurallarına bağlı olduğuna dikkat çekilen önergede, mağdurun bu mekanizmalar aracılığıyla nereye ve nasıl yerleştirildiği, sürecin kimler tarafından yönlendirildiği, resmi prosedürlerin işletilip işletilmediği ve kamu kurumunun bu kişiyi hangi yetkiyle istihdam ettiği açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar olarak sıralandı. Ayrıca kamu görevlilerinin nüfuz kullanıp kullanmadığı ve İŞKUR’un bir suç ağı tarafından araçsallaştırılıp araçsallaştırılmadığı sorusu gündeme taşındı.
Önergede yer verilen bir diğer önemli iddia, mağdur kadının bir süre KYK’ya ait Kız Yurdunda barındırılması oldu. Yalnızca öğrencilere hizmet veren KYK yurtlarında öğrenci olmayan bir kişinin barındırılmasının çok net bir yasal dayanak ve kayıtlı bir prosedür gerektirdiği hatırlatılırken, bu uygulamanın hangi gerekçeyle yapıldığı, hangi idari onayla gerçekleştiği ve hangi hukuka dayandığının açıklanması gerektiği ifade edildi. Yurt yönetiminin, valiliğin ve ilgili birimlerin süreçten haberdar olup olmadığı; giriş–çıkış denetimleri, kamera sistemlerinin işleyişi ve yurt idaresinin bilgi düzeyi de soru başlıkları arasında yer aldı.
Önergede, bu durumun yalnızca idari açıdan değil, yurtta kalan kız öğrencilerin güvenliği açısından da ciddi riskler oluşturduğu vurgulandı. Fuhuş ağına zorlandığı iddia edilen bir kişinin, üstelik kamu görevlileriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen bir yapının temas alanında bulunan bir bireyin yurtta barınmasının, kız öğrencilerin güvenliği açısından ağır sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Akın’ın önergede dikkat çektiği bir diğer başlık ise Dersim’in uzun yıllardır güçlü bir güvenlik ve istihbarat altyapısına sahip olmasına rağmen, böyle bir yapının uzun süre tespit edilmemiş olmasının düşündürücü olduğu yönündeki değerlendirmeler oldu. Kolluk, istihbarat ve askeri birimlerin yoğun faaliyet yürüttüğü bir kentte organize bir suç faaliyeti olan fuhuş ağının fark edilmemesinin sıradan bir ihmal olarak görülemeyeceği belirtildi. İç denetim zafiyeti, rapor akışındaki tıkanmalar, kurum içi koruma mekanizmaları ve olası bir çeteleşme ihtimali öne çıkarıldı.
Önergede, bu olayın yalnızca fuhuş ağı iddialarından ibaret olmadığı, nüfuz ilişkileriyle güç kazanmış bir çeteleşme örüntüsüne işaret edebileceği ifade edildi. Aynı ilde 2025 yılı başında jandarma/askeri birlik içinde gündeme gelen “ahlaka aykırı ilişkiler” soruşturmasına atıf yapılarak, bir yıl arayla benzer nitelikte iki skandalın ortaya çıkmasının tesadüf olamayacağı vurgulandı.
Önergede ayrıca Gülistan Doku dosyası da hatırlatıldı. 4 Ocak 2020’de kaldığı KYK Kız Yurdundan ayrıldıktan sonra yaklaşık altı yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun akıbetinin açıklığa kavuşturulmamış olmasının, kamuoyunda derin bir güvensizlik yarattığı belirtildi. Bu durumun cezasızlık kültürünü pekiştirdiği ve suç yapılarının hesap verebilirlik kaygısı taşımamasına neden olduğu ifade edildi.
Tüm bu başlıklar doğrultusunda Akın, önergede güvenlik, istihbarat, idari denetim ve sosyal hizmet kurumlarının işleyişindeki aksaklıkların açığa çıkarılması, olası çeteleşme ihtimalinin tüm yönleriyle araştırılması, İŞKUR kanalıyla yapılan yönlendirmelerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi, KYK yurdunun hangi yetkiyle kullanıldığının açıklanması ve kız öğrencilerin güvenliğini tehdit eden durumların tespit edilerek yapısal önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.
İzmir Milletvekili İbrahim Akın’ın 6 bakanlığa yönelttiği sorular şöyle:
İçişleri Bakanlığı
*Dersim’de son 24 ay içinde “fuhuş ağı”, “fuhuşa zorlama”, “fuhuşa aracılık”, “örgütlü suç” veya “kamu görevlilerinin dâhil olduğu cinsel nitelikli suç” kapsamında açılan kaç soruşturma bulunmaktadır? Bu soruşturmaların adli ve idari safahatı nedir?
*Olaydan önce, İçişleri Bakanlığı’na bağlı herhangi bir istihbarat biriminin fuhuş şebekesi, organize yapı, kamu görevlisi bağlantısı veya benzeri bir konuda önceden bilgi, analiz, uyarı veya risk bildirimi yaptığı tespit edilmiş midir?
*Dersim gibi küçük fakat güvenlik ve istihbarat yoğunluğu yüksek bir ilde, bu tür bir ağın uzun süre fark edilmemesi Bakanlığınız açısından bir istihbarat ve iç denetim zafiyeti olarak değerlendirilmekte midir? Bu zafiyetin nedeni nedir?
*İlde bir çeteleşme yapısının oluşmuş olabileceğine dair emareler bulunmakta mıdır? Eğer varsa, bu yapının kimler tarafından korunduğu veya hangi nedenlerle uzun süre tespit edilemediği hakkında Bakanlığınızca yürütülen iç inceleme var mıdır?
*Kamu görevlilerinin adının geçtiği iddia edilen bu vakada hangi personel hakkında açığa alma, görevden uzaklaştırma, idari veya adli soruşturma ya da il dışı görevlendirme tedbirleri alınmıştır?
*Aynı ilde 2025 yılı başında jandarma/askeri birlik içinde yürütülen “ahlaka aykırı ilişki” ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla mevcut olay arasında bağlantı, süreklilik, ortak aktör veya ortak zafiyet olup olmadığı Bakanlığınızca araştırılmış mıdır?
*Fail grubun veya çeteleşmenin kamu görevlilerinin nüfuzundan yararlanıp yararlanmadığı; kamu kurumlarının, İŞKUR yönlendirmesinin veya Kız Yurdunun bu ilişkilerde araçsallaştırılıp araçsallaştırılmadığına ilişkin özel bir inceleme başlatılmış mıdır?
*Önleyici istihbarat kapsamında, fuhuş şebekelerinin tespiti için kullanılan “saha taraması, sosyal çevre analizi, teknik takip, gizli soruşturmacı, finansal izleme” gibi yöntemler bu ilde neden etkili sonuç üretmemiştir?
*Bakanlığınız, Dersim ve benzer özelliklere sahip illerde organize suç ve çeteleşme ihtimaline karşı yeni bir erken uyarı–istihbarat–denetim eylem planı hazırlamakta mıdır?
Adalet Bakanlığı
*Savcılığa sunulan dilekçedeki iddialar kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı ne tür bir soruşturma yürütmektedir? Delil toplama, teknik inceleme, dijital veri taraması ve tanık koruma gibi süreçler hangi aşamadadır?
*Kamu görevlilerinin adının geçtiği soruşturmalarda dosyanın tarafsız biçimde yürütülmesi için özel savcı görevlendirmesi, il dışı soruşturma birimi veya “bağımsız adli kolluk desteği” talebi yapılmış mıdır?
*Fuhuş ağı ve çeteleşme ihtimali içeren dosyalarda delil karartma riskini azaltmak için uygulanan standart adli tedbirler nelerdir? Bu vakada bu tedbirler uygulanmış mıdır?
*Geçmişte Dersim’de jandarma/askeri birlik içinde yürütülen soruşturmalar ile mevcut dosya arasında bir bağlantı olup olmadığı yönünde adli makamlarca bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
*Mağdurun can güvenliği, yargılama sürecindeki psikolojik durumu ve ifade güvenliği açısından Bakanlığınızın sağladığı koruma mekanizmaları bu olayda işletilmiş midir?
Gençlik ve Spor Bakanlığı
*Basına yansıyan olayda mağdur kadının KYK Kız Yurdunda barındırıldığı iddiası doğru mudur? Doğruysa bu barınma hangi tarihlerde gerçekleşmiştir?
*KYK yurtları yalnızca öğrenci statüsüne sahip kişilerin barınmasına izin vermektedir. Öğrenci olmayan bir kişinin yurda kabul edilmesi hangi hukuki istisna veya idari işleme dayandırılmıştır?
*Bu yerleştirme işleminde yurt müdürlüğü, il müdürlüğü ve Bakanlığınız hangi aşamalarda bilgilendirilmiş veya onay vermiştir?
*Yurda öğrenci olmayan bir kişinin yerleştirilmesi, öğrencilerin can güvenliği ve psikososyal iyilik hâli açısındanhangi risk analizine tabi tutulmuştur?
*Söz konusu olay sırasında yurda üçüncü kişilerin giriş–çıkışları, ziyaretçi kontrolleri ve kimlik doğrulama süreçleri hangi şekilde işletilmiştir? Bu süreçlerde zaaf tespit edilmiş midir?
*Fuhuş ağı, zorla çalıştırma veya çeteleşme iddialarıyla bağlantılı olabilecek bir kişinin yurtta kalması, yurt güvenlik prosedürlerinin kötüye kullanılmış olabileceği ihtimalini doğurmaktadır. KYK yurtlarında bu tür suiistimallerin engellenmesi için alınan idari tedbirler nelerdir?
*Dersim’deki Kız Yurdu için, yaşanan olay sonrası öğrencilerin güvenliği açısından acil inceleme, denetim, idari soruşturma süreçleri başlatılmış mıdır?
*Bakanlığınız, Dersim’deki KYK yurtlarında kamu görevlileri, yöneticiler veya dış aktörler tarafından nüfuz kullanımı veya yönlendirme iddiaları hakkında herhangi bir istihbarat veya şikâyet almış mıdır?
Milli Eğitim Bakanlığı
*Olayda adı geçen Kız Yurdu, Munzur Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin barındığı bir yurt mudur? Üniversite yönetiminin mağdurun yurda yerleştirilmesinden haberi veya onayı olmuş mudur?
*Üniversite ile KYK yurdu arasındaki koordinasyon çerçevesinde, yurda öğrenci olmayan bir kişinin yerleştirildiği iddiası doğruysa, bu karar üniversiteye ne zaman bildirilmiştir?
*Üniversite yönetimi, Kız Yurdunda kalan öğrencilerin güvenliğini etkileyen bu durum hakkında kendi içinde bir risk analizi, inceleme veya idari rapor hazırlamış mıdır?
*Olayda mağdurun üniversite öğrencileriyle veya üniversite ortamıyla temasını inceleyen herhangi bir süreç yürütülmüş müdür?
*Dersim’deki üniversite–yurt–kamu kurumu ilişkilerinin, iddia edilen fuhuş ağı veya çeteleşme yapıları tarafından araçsallaştırılmış olabileceği yönünde üniversiteye ulaşan herhangi bir ihbar var mıdır?
*Üniversitenin koruma ve güvenlik birimleri bu olayda devreye girmiş midir? Mağdura veya öğrencilere yönelik tehdit iddialarına dair üniversiteye yapılan başvuru bulunmakta mıdır?
*Üniversiteye bağlı yurtlar veya kampüs çevresinde daha önce fuhuş, zorla çalıştırma, çeteleşme veya kamu görevlisi nüfuzu ile bağlantılı olduğu iddia edilen herhangi bir olay yaşanmış mıdır?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
*Fuhuş ağına zorlandığı iddia edilen mağdur kadının Kız Yurdunda barındırılması iddiası doğru mudur? Doğruysa bu barınma işlemi hangi gerekçeyle, hangi idari onayla ve hangi hukuki dayanakla gerçekleştirilmiştir?
*Kız Yurtları yalnızca öğrenci barındıran kurumlardır. Öğrenci olmayan bir kişinin yurtlara yerleştirilmesi, “geçici koruma, acil sosyal hizmet müdahalesi, şiddetten korunma” gibi mevzuat istisnalarından hangisine dayandırılmıştır?
*Bu barınma işlemi yurt yönetimine hangi aşamada bildirilmiştir? Yurt müdürlüğünün, il müdürlüğünün ve valiliğin bu işlemden bilgisi var mıdır?
*Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliği açısından oluşturulan riskin değerlendirilmesi için Bakanlığınızca özel bir inceleme başlatılmış mıdır?
*Bakanlığınız ile İçişleri Bakanlığı arasında mağdurların korunması, sığınma, gizlilik, geçici barınma ve sosyal destek sağlanmasına yönelik koordinasyon hangi mekanizmalar üzerinden yürütülmektedir? Bu vaka özelinde hangi adımlar atılmıştır?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
*Mağdur kadının İŞKUR üzerinden hangi program veya mekanizma kullanılarak istihdam edildiği nedir? Toplum Yararına Programlar (TYP), geçici kamu hizmeti, özel bir proje veya işbaşı eğitim programı mıdır?
*Bu yerleştirme, ilgili mevzuat (İŞKUR Kanunu, TYP Yönetmeliği, İşbaşı Eğitim Programı Yönetmeliği vb.) açısından usulüne uygun mudur? Hangi kriterlerle söz konusu kuruma yönlendirilmiştir?
*İŞKUR’un yönlendirdiği kişilerin çalıştırılacağı kurumlar denetlenirken, bu olayda ilgili kurumun personel talebi, ihtiyacı ve onay süreçleri hangi aşamada kontrol edilmiştir?
*Mağdurun Kız Yurdunda barındırıldığı iddiası göz önüne alındığında, İŞKUR’un yönlendirdiği bir kişinin kamu kurumundaki görevi ile barındırıldığı yer arasında mevzuata aykırılık olup olmadığı incelemeye alınmış mıdır?
*Çalışma ortamında kamu görevlilerinin nüfuz kullanması, bir istismar ağına karışması veya İŞKUR yönlendirmesinin araçsallaştırılması ihtimaline karşı Bakanlığınızın yürüttüğü soruşturma/inceleme var mıdır?








