Connect with us

Kadın

Kadınlar Antakya’dan seslendi: Tüm kadınları bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz

Antakya Kadınlar Birlikte Güçlü’nün çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, savaşa, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, cinsiyetçi politikalara, iş cinayetlerine, kadın katliamlarına, karşı mücadeleyi büyüteceğini vurguladı.

HABER MERKEZİ – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında sokakları doldurdu. Antakya Kadınlar Birlikte Güçlü’nün çağrısıyla Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi önünde toplanan kadınlar Saray Caddesi’ne zılgıtlar ve sloganlarla yürüdü. Yürüyüşte “Savaşa, yoksulluğa, şiddete, güvencesizliğe, cinsiyet politikalarına karşı öfkemiz sokakta, mücadelemiz meydanda” pankartı açıldı. Basın açıklamasını Sevilay Elmas okudu.

‘Dünyada ve ülkede yaşanan tüm krizlerin bedeli önce kadınlara ödetilmeye çalışılıyor’

Elmas, 8 Mart dünyada kadınların yüzyıllardır süren dayanışmasının, direnişinin adı olduğunu vurguladı. Elmas, “Geçmişten bugüne, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden işçi kadınların mücadelelerini selamlıyoruz. İnsanca koşullarda çalışmak ve emeğinin karşılığını almak için Temel Conta’dan Digel Tekstil’e, Şık Makas’tan Migros Depo’ya direnen, Gazze’den Rojava’ya, Ukrayna’dan İran’a, Afganistan’a savaş koşullarında var olmaya çalışan tüm kadınları selamlıyoruz. Dünyada ve ülkede yaşanan tüm krizlerin bedeli önce kadınlara ödetilmeye çalışılıyor. Neo-liberal politikalar en çok kadınları etkiliyor. Kadınlara ataerki ile kapitalizmin çıkarlarını kesiştiren bir çalışma alanı yaratılıyor” dedi.

‘Türkiye’de kadın işsizliği yüzde 45’lere ulaştı’

Türkiye’de kadın işsizliği yüzde 45’lere ulaştığını belirten Elmas, kadın yoksulluğuna şu sözler ile dikkati çekti: “Kadınlara en az üç çocuk doğurun diyen AKP iktidarı her fırsatta kadını çalışma yaşamının dışına itecek saldırıları müjde gibi sunmaya devam ediyor. Yarı zamanlı çalışma her ne kadar ebeveyn izni gibi sunulsa da bu izni öncelikle kadınların kullanmak zorunda olacağını biliyoruz; yarı zamanlı çalışma esnek çalışmadır ve hem kadının yükünü artırır hem de emeklilik, kıdem ilerlemesi gibi haklarının gasp eder. Bir kez daha hatırlatıyoruz; kreş açmak devletin sorumluluğudur. Çözüm yarı zamanlı çalışma değildir. Türkiye’de kadın işsizliği yüzde 45’lere ulaştı. Yoksulluk, barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için eğitimin dışına itilen yüzbinlerce kız çocuğu eğitim hakkından faydalanamıyor. Kesintili eğitim sistemi, MEB yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler, ‘milli ve yerli’ denen dinselleştirilmiş eğitim müfredatı ve şimdi de karma eğitimin tartışmaya açılmasıyla demokratik, bilimsel, cinsiyet eşitlikçi ve laik eğitim ortadan kaldırılırken, çocuklara çok küçük yaştan itibaren katı cinsiyetçi iş bölümünü yeniden üretiliyor.”

‘İş cinayetlerinde 13 kız çocuğu, çocuk işçi katledildi’

Türkiye’de iş cinayetlerin giderek arttığını vurgulayan Elmas, “MESEM projelerinde 77.715 kız çocuğu, çocuk işçi olarak hem ucuz işgücü hem de her türlü tacize ve istismara açık sermayenin emrine veriliyor. Bu sistemin getirdiği can yakıcı sonuçlardan birini de TBMM’de stajyer öğrencilerin istismar edilmesiyle gördük, örgütlü kadın mücadelemizle faillerin tutuklanmasını sağladık. İSİG verilerine göre iş yerlerinde işçi güvenliği ve sağlığına yönelik tedbirlerin alınmadığı için iş cinayetlerinde 13 kız çocuğu, çocuk işçi katledildi. Dilovası’nda Ravive Kozmetik’teki yangında hiçbir önlem alınmadığı için adeta göz göre göre katledilen üçü çocuk yedi işçiyi unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

Cezasızlık politikaları kadınları katlediyor

Türkiye’de aynı gün içinde, 6 kadın katledildiğini belirten Elmas, faillerin iktidar ve yargı tarafından korunduğunun altını çizdi. Elmas, “Bize yoksulluk ve yoksunluk dayatan bu sisteme; herhangi bir sosyal güvence olmadan, kayıt dışı, açlık sınırının altında ücretle çalıştırılmaya, yarım ücret almaya, güvencesiz bırakılmaya, çocuk yaşta işçileşmeye, çalışırken ölmeye, cam tavanlara, kırık merdivenlere itiraz ediyoruz.

Günde en az 3 kadın katlediliyor. Türkiye’de aynı gün içinde, 6 kadın katledildi. 2026’nın ilk ayında 22 kadın öldürüldü; 14 kadının ölümü ise kayıtlara ‘şüpheli’ olarak geçti. Ceyda Yüksel’i cinsel ilişkiyi reddettiği için katleden Serkan Dindar’a ‘elem ve öfke’ indirimi verilmesi ve kararın Yargıtay tarafından onanması, cinsel birlikteliği reddetmenin fiilen ‘haksız tahrik’ nedeni sayıldığı anlamına gelmektedir ve ataerkil bir yargı pratiğidir. Bu cinayetler bir ihlale, politika boşluğuna ve sistematik cezasızlığa işaret etmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkılması, 6284 Sayılı Kanun’un etkisiz hale getirilmesinin yanında, iktidar ve gerici-milliyetçi ittifakı, tüm kurumları ve medyasıyla kadın ve LGBTİ+ düşmanlığını, nefret söylemini yaygınlaştırıyor. Medeni Yasa’nın kadınların lehine maddelerini hedef haline getiren iktidar, yanına tarikat ve cemaatleri de alarak mücadele ederek elde ettiğimiz kazanımlarımızı gasp ediyor” dedi.

‘Cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine karşı sözümüzü örgütlemek için alanlardayız’

Tüm kadınları ve LGBTİ+’ları, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz diyen Elmas, 8 Mart taleplerini şu sözlerle anlattı: “Biz, kadınlar ve LGBTİ+’lar sınırları aşan mücadele ve dayanışmamızla sesimizi, sözümüzü, eylemimizi çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız. ‘Özgürlük’ için mücadele etmekte kararlıyız diyoruz. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa’nın etkin bir şekilde uygulanması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için alanlardayız. Güvenceli iş, güvenli gelecek demek için, insanca yaşamaya yetecek ücret için, kadın yoksulluğunu derinleştiren politikalara son verilmesi, kadın istihdamını artıracak sosyal politikaların hayata geçirilmesi için alanlardayız. Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılığın son bulması, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine karşı sözümüzü örgütlemek için alanlardayız. ILO’nun İşyerinde Taciz ve Şiddeti Önlemeye yönelik 190 sayılı Sözleşmesinin imzalanması için alanlardayız. Eşit ve özgür olduğumuz, sömürünün, baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için, savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için, barış içinde bir arada yaşamak için alanlardayız. Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz. Evde, işte, tarlada emeği ve hakları için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Gününü kutluyoruz.”



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Kadın