
İstanbul İnsan Hakları Derneği’nde DEDEF üyeleri ve tutsak yakınları basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına ailelerin yanı sıra kitle örgütleri ve DEDEF üyeleri katılım gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasını DEDEF yöneticisi Ali Rıza Bilir okudu.
Bilir konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Acilen tutsaklara kulak verilmeli”
Bilir tutsaklar üzerindeki baskıların son bulmasını talep ederek şöyle konuştu: “Ülkemiz hapishanelerinde yaşanan hak gaspları, keyfi uygulama ve fiziki saldırılar maalesef son süreçlerde de yoğunlaşarak devam etmektedir. Hapishanelerde uygulanan tecrit ve insanlık dışı uygulamalar, özellikle bu saldırılara direnme hakkıyla karşı koyan tutuklular ve onlara destek olan tutuklu aileleri ile duyarlı kamuoyu üzerindeki faşist baskılar artarak devam etmektedir. Hapishanelerde tutuklulara çeşitli insanlık dışı uygulamalar yapılmaktadır. Birçok hapishanede bu saldırılara ve tecride karşı, tutsaklar süreli-süresiz açlık grevleri, ölüm oruçları ile direnişlerini sürdürmektedir. Tutukluların bu faşizm karşısında başlatmış olduğu ölüm oruçları artık ölüm sınırına dayanmıştır. Acilen tutsaklara kulak verilmeli, tutsaklar üzerindeki tecridin ve baskıların kaldırılarak, istenmeyen ölümlerin önüne geçilmelidir” dedi.
Açıklamanın devamında; ”Türkiye hapishanelerinde tüm bu saldırıların bir diğer adresi de “Silivri 2 Nolu Kapalı Hapishanesi”dir. 16.02.2019 tarihinde evleri basılarak gözaltına alınan ve akabinde yeri yurdu, işi gücü ortada iken haksız ve hukuksuz bir biçimde tutuklanan Dersim Dernekleri Federasyonu(DEDEF) üyelerimizin haklarında iddia edilen suçlamalar, halkın demokratik hakları kapsamında değerlendirilen etkinlikler olmasına rağmen, tüm bunlar suç olarak tasnif edilmiş ve adli kontrol gibi uygulamalar ile tutuksuz yargılanmaları mümkün iken hukusuzca tutuklanarak özgürlükleri elinden alınmıştır” diyerek sürdürdü.
“Saldırıların artarak devam ettiğini kamuoyuna duyurmak istiyoruz”
Ali Rıza Bilir, darp edilen üyelerinin gardiyanlar arasında özel ekip
tarafından hayata geçirildiğini vurgulayarak sözlerini şu şekilde sürdürdü. “Federasyon
üyelerimizin de içinde bulunduğu Silivri 2. Nolu kapalı Hapishanesi’nde
tutuklulara yönelik yapılan hak gaspı, keyfi uygulamalar ve fiziki saldırılar artarak
devam etmektedir. Tutuklu arkadaşlarımızın müzik aletlerine el konulması,
telefon vb. haklarını kullanmak üzere getirilirken ve götürülürken başlayan
sözlü tacizler artık saldırı boyutuna ulaşmıştır. Gardiyanlar arasında oluşturulan
özel ekiplerin tutuklulara yönelik adeta çetevari saldırıları hukuk ve insanlık
onuru adına gelinen son noktayı özetlemektedir. Bizler Dersim Dernekleri
Federasyonu(DEDEF) ve tutuklu üyelerimizin aileleri olarak Silivri 2. Nolu
kapalı Hapishanesinde yapılan hak gaspları ile tutuklular üzerindeki tüm
baskıların son bulması için yetkili mercilerin artık harekete geçerek sorumlu
davranmasını, medya başta olmak üzere tüm toplum ve STK’ları duyarlı olmaya
çağırıyoruz. Evlatlarımızın hapishanede hangi saat, hangi gün başına neler
geldiği kaygısıyla sürekli çocuklarımız merak ediyor, öyle ki saldırılara maruz
kalmışlar mıdır diye telefon ve görüş gününe dahi bin bir çeşit endişeyle katılıyoruz.
Silivri hapishanesinde özellikle gardiyanlar arasında oluşturulan özel saldırı
ekiplerinin sorgulanmasını talep ediyoruz. Darp edilen üyelerimizin ile tüm
tutukluların baskılardan kaynaklı artık haklarını kullanmaz hale geldiğini ve
arkadaşlarımızın darp edildiği için arkadaşlarımızın sağlık raporu alıp suç
duyurusunda bulunmasına rağmen saldırıların artarak devam ettiğini kamuoyuna
duyurmak istiyoruz.” diyerek baskıların son bulmasını talep etti.
Son olarak ise açlık grevi eyleminin 161’nci gününde olan milletvekili Leyla Güven’in yanında olduklarını belirterek, başta Leyla Güven olmak üzere açlık grevlerine devam eden tutsakların taleplerine bir an önce kulak verilmelidir” denildi.
Basın açıklamasını okunmasının ardından, tutsak yakınlarından Erhan Demir söz alarak şunları kaydetti: Silivri 2. Nolu kapalı Hapishanesi’nde tutuklulara yönelik yapılan hak gaspı, keyfi uygulamalar ve fiziki saldırılar artarak devam etmektedir. Tutuklu arkadaşlarımızın müzik aletlerine el konulması, telefon vb. haklarını kullanmak üzere getirilirken ve götürülürken başlayan sözlü tacizler artık saldırı boyutuna ulaşmıştır. Gardiyanlar arasında oluşturulan özel ekiplerin tutuklulara yönelik adeta çetevari saldırıları hukuk ve insanlık onuru adına gelinen son noktayı özetlemektedir, öyle ki saldırılara maruz kalmışlar mıdır diye telefon ve görüş gününe dahi bin bir çeşit endişeyle katılıyoruz.
Bahattin Seçilir








