
İnsan Hakları Derneği (İHD), 21 Mayıs 1864’te gerçekleşen Çerkes Soykırımı’na dair yazılı açıklama yayımlandı. Soykırımın insanlık suçu olduğu ve bir halkın, topluluğun hedef alındığının vurgulandığı açıklamada, soykırımın etkileri ve sonuçlarının da yıkıcı olduğu belirtildi.
MODERN AVRUPA’DAKİ İLK SOYKIRIM
Bundan 156 yıl önce 1 milyonun üzerinde Çerkes’in yaşadıkları topraklardan zorla sürülerek yaşamını yitirdiği hatırlatılan açıklamada, “Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler, yüzyıllarca süren direnişe rağmen, büyük devletlerin kolonyalist politikaları ve hedefleri doğrultusunda yaşanan soykırımla anayurdundan koparılmış oldu. Bu yaşananlar modern Avrupa tarihinde yaşanan ilk etnik temizlik, ilk soykırımdır” denildi.
Çarlık Rusya’sının Kafkasya’nın doğusunda, Dağıstan ve Çeçen-İnguş Bölgesi’nde savaş boyunca kadın, çocuk ayırmaksızın imha politikası izlediğini vurgulanan açıklamada, “Bir milyonu aşkın Çerkes katledildi, daha fazlası vatanından sürgün edildi. Beş yüz binin üzerinde insan sürgün yolculuğunda ve ilk yerleştikleri bölgelerde yaşamını yitirdi. Sadece Trabzon’da 53 bin Çerkes öldü. Vubıhların dilini konuşabilen kalmadı. Adıgelerin bir boyu olan Natuhayların adı bugün sadece tarih kitaplarında kaldı” diye belirtildi.
Açıklamada, soykırıma uğrayan tüm halklar gibi Çerkes halkı içinde öncelikle yaşadıkları soykırımın dünyaca tanınması, hafıza merkezlerinin kurulması, onarıcı adaletin yani tanıma, özür dileme ve kayıpların tazmininin gerçekleşeceği sürecin bir an önce başlatılması talep edildi.
SOYKIRIMI TANIYIN ÇAĞRISI
Başta Türkiye olmak üzere tüm dünyaya çağrıda bulunulan açıklamanın devamında, şu talepler sıralandı:
“* Türkiye ve diğer devletler tarafından ‘Çerkes Soykırım ve Sürgünü’ tanınmalıdır. Çerkes halkının soykırım nedeniyle yaşadıkları kayıpları tazmin edilmelidir.
* Toplumsal barışın inşası için Türkiye’de yaşayan tüm farklı kimliklerle beraber Çerkeslerin de dillerini, kültürlerini, kimliklerini yaşayabilmek ve yaşatabilmesi adına tüm kolektif hakları tanınmalı ve var olan yasal engeller kaldırılmalıdır.
* Engellerin kaldırılmasına ek olarak, Çerkes dili ve kültürünün gelişmesi için özel önlemler alınmalıdır.”








