
HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Türk Medeni Kanunu’nun 187’nci maddesinin değiştirilmesi için kanun TBMM Başkanlığına kanun teklifi verdi.
Evlenen kadınların evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanılabilmelerinin yolunu açacak olan teklifin sahibi Kaya, “Evlenmeden önceki soyadını kullanmak istemek için haklı bir gerekçenin bulunmasına ihtiyaç yoktur. Evlilik sonrasında soyadı değişikliği, cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanmalıdır,” dedi.
Kadınlar aile mahkemelerinde dava açmak zorunda bırakılıyor
Soyadının mesleki tanınırlık ve sosyal hayattaki önemini vurgulayan Kaya, eşinin soyadı ile birlikte kendi soyadını kullanan kadınların sosyal ve mesleki yaşantılarında meydana gelen karışıklıklar sebebiyle mağduriyet yaşadıklarını ifade etti.
Yalnızca evlenmeden önceki soyadını kullanmak isteyen kadınların ilgili nüfus müdürlüklerine yaptıkları başvuruların reddedildiğini, başvuru kabulü için Aile Mahkemesinde dava açma zorunluluğu olduğunun altını çizen Kaya, evlendikten sonra eşin soyadını alma zorunluluğunun uluslararası sözleşmeler, AHİS, Anayasa’nın 90. maddelerine aykırı olduğunun güncel Yargıtay Kararlarında da kabul edildiğini belirtti.
Yalnızca soyadı değil, eril temsiliyetin evlilik içindeki yansıması: Mevcut kanun kadını ikinci planda bırakıyor
Konuyu politik boyutları ile de ele alan Kaya, “Yalnızca soyadı olarak düşünülmemeli, evlendikten sonra kadını erkeğin soyadını almaya, erkeğin nüfus kütüğüne kaydolmaya, mecbur kılan cinsiyetçi hukuki düzenlemeler, sistemin evlilik içerisinde olmasını amaçladığı eril temsiliyetin başlangıçtaki yansımalarıdır,” diye konuştu.
Yalnızca kadının soyadının korunmasının da yeterli olmadığını vurgulayan Kaya, “Evlilik kurumu ile çocuğun soy kütüğünde doğrudan babaya bağlanması, erkeği aile içerisinde egemen kılan anneyi ve çocuğu da babaya(erkeğe) bağımlı kılan, cinsiyetçi bir tutumdur. Tabi ki olması gereken, çocuğun soyadının ve kayıtlı olacağı nüfus kütüğünün seçiminde çocuk reşit olana kadar eşlerin ortak kararı ile reşit olan çocuk için ise çocuğun kararı ile hareket edilmesidir. Açıkça Anayasa ve AHİS’e aykırı olan Medeni Kanun’un 187’inci maddesi üzerine verdiğimiz teklif ise şimdilik küçük bir adımdır,” dedi.
Kanun teklifine buradan ulaşabilirsiniz








