
Cumartesi Anneleri / İnsanları, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin yargılanmasını talep etmek amacıyla düzenledikleri eylem 1102’nci haftasında devam etti. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’ne Uluslararası Af Örgütü temsilcileri de destek verdi. Bu haftaki eylemde 34 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün akıbeti soruldu.
Eylemde basın metnini gözaltında kaybettirilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu.
Besna Tosun, “22 yaşındaki Hüsamettin Yaman, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisiydi. ‘Pankart taşımak’ suçlamasıyla tutuklanmış, yaklaşık 15 gün cezaevinde kaldıktan sonra 6 Eylül 1990 tarihinde tahliye edilmişti. 21 yaşındaki Mehmet Soner Gül ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiydi. Aynı zamanda Öğrenci Derneği üyesiydi. Bu nedenle daha önce gözaltına alınmış, ağır işkencelere maruz bırakılmış ve ölümle tehdit edilmişti. Hüsamettin Yaman, 2 Mayıs 1992 Cumartesi günü evinden çıktı. İki gün sonra, 4 Mayıs Pazartesi günü ağabeyi Feyyaz Yaman’ı telefonla arayan bir kişi, Hüsamettin, Soner Gül ile birlikte Fındıkzade’de gözaltına alındı. Hayatlarından endişe ediyoruz. Hemen emniyete başvurun” dedi.
Yaman ve Gül ailelerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere devletin ilgili tüm kurumlarına başvuru yaptığını aktaran Besna Tosun şöyle devam etti: “İnsan Hakları Derneği ve Uluslararası Af Örgütü de girişimlerde bulundu. Ancak tüm başvurulara rağmen yetkililer gözaltı iddialarını reddetti. Hüsamettin Yaman’ın ailesi, çocuklarını aramaktan vazgeçmedi; bu nedenle iki yıl boyunca polis takibine maruz bırakıldı. 19 Aralık 2011 tarihinde özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın infazlar ve kayıplarla ilgili itirafları kamuoyuna yansıdı. Çarkın, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık bir alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini anlattı. Onların son sözlerinin ise ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!’ olduğunu söyledi.”
‘Soruşturma yürütülmedi’
Ayhan Çarkın’ın itirafları üzerine Yaman Ailesi’nin yeniden suç duyurusunda bulunduğunu ancak beyanlara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini söyleyen Besna Tosun, “Bugün bir kez daha kamu adına görev yapan savcıları göreve çağırıyoruz: Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün gözaltında kaybedilmesiyle ilgili etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütün. Hakikati açığa çıkarın. Ailelerin ‘Çocuklarımıza ne oldu?’ sorusuna cevap verin” dedi.
‘Hukuk ve adalet suskun’
Daha sonra söz alan Hüsamettin Yaman’ın kardeşi Feyyaz Yaman, “Bugün kardeşimin anması için buradayız 92 senesinden beri Hüsamettin için hukuki mücadelemiz devam ediyor ama devlet sessiz. Hukuk ve adalet suskun. Aksine alay edercesine de hala cesetler bulunmadı. Hüsamettin’in faili daha o günden belliydi Mehmet Ağar’lar çetesi, devletin bütün emniyet kademeleri, bakanlıkları olayın bilgisine ama sahip sessizdi bu sessizliği 34 yıldır sürdürüyorlar” dedi.
‘Benim annemsiz ilk anneler günüm olacak’
Gözaltında katledilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak da şunları söyledi: “Bu benim annemsiz ilk anneler günüm olacak. Ağrısı çoğaldığında, öfkesi çoğaldığında bu meydana koşan annelerimiz bu meydanı bir evlat diye büyüten annelerimizin ardından belki de onlara tek diyeceğimiz sözümü anneler günü kutlamak değil onların bıraktığı yerden devam etmek olacak.”
’31 yılın sonunda da evlatsız geçireceğim o günü’
Hanife Yıldız ise “Gerçekten acımız 31 yıldır böyle. Ben evlatsız bırakılan bir anne olarak, oğlum bana Anneler Günün kutlu olsun demiyor. 31 yılın sonunda da evlatsız geçireceğim o günü. Bayramlarda da öyle. Evlatları olan annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum. Biz bunu yapamıyoruz” dedi.
İnsanlık suçu işledi
İkbal Eren, “Yarın devlet yetkilileri çıkıp ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ diyecek. Ama burada cehennemi yaşattıkları Galatasaray Annelerini görmeyecekler. Ama onlar cehennemde değiller. Evlatlarının akıbetleri için mücadele ettiler. Zamanaşımı kavramını kaldırın. Devlet insanlık suçu işledi. İkbal Eren, Adalet Bakanı’na seslenerek “Bizim faillerimiz belli” diye konuştu.
Eylem karanfillerin polis barikatlarının arkasına bırakılmasıyla son buldu.









