
Özellikle son yıllarda Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok ülkesinde politik mültecilere yönelik baskı ve saldırılar çeşitli biçimlerde artarak sürmektedir. Son süreçte politik mültecilere ve yerli, göçmen devrimci, demokratik kurumlara yönelik artan saldırılar burjuva demokrasi ‘sinin gerçek sınıfsal karakterini ortaya sermektedir. Bu saldırılar ve politik tutumlar net olarak burjuva demokrasi ‘sinin öz olarak bir burjuva diktatörlüğü olduğu gerçeğini bir kez daha çıplak bir biçimde ortaya sermiştir.
Bu saldırıların son halkası ise iki politik mülteci nezdinde yaşanmaktadır. Almanya Göç ve Mülteci Dairesi Sinem Mut ve Anıl Kaya isimli iki politik mültecinin sığınma taleplerini ret ederek Türkiye’ye iade etmek istemektedir. Haklarında 6 yıl 3 aylık hapis cezası bulunan Sinem Mut ve Anıl Kaya isimli iki politik mültecinin 21 Ağustos tarihine kadar Almanya’yı terk etmeleri, terk etmemeleri halinde ise zorla Türkiye’ye iade edilecekleri belirtiliyor.
Aldıkları ceza nedeniyle Almanya’ya göç etmek zorunda kalan Sinem Mut ve Anıl Kaya’nın siyasi sığınma taleplerinin reddi üzerine açtıkları temyiz davasında ise Almanya Augsburg 4. İdare Mahkemesi; demokratik eylem, etkinik ve basın açıklamalarına yönelik verilen yıllarca hapis cezasını ve yasadışı örgüt üyeliği kararını “adil yargılama” olarak değerlendirdi. Mahkeme ayrıca daha önce aynı yargılama sürecinden Almanya’da sığınma talebi kabul edilmiş emsal kararları ise görmezden geldi.
Alman burjuvazisinin Kaypakkaya hassasiyeti!
Türk burjuvazisinden sonra Alman burjuvazisinin de Kaypakkaya korkusu ve hassasiyeti artmış durumda. Anıl Kaya ve Sinem Mut’a yönelik Alman Mahkemesinin sorduğu ısrarlı Kaypakkaya soruları bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Mahkeme heyeti tarafından ısrarlı bir şekilde ” İbrahim Kaypakkaya sizin için ne ifade ediyor”, ”Evinizde hiç İbrahim Kaypakkaya kitabı bulundurdunuz mu?, ”İbrahim Kaypakkaya’nın afişini astınız mı?” soruları Alman Burjuvazisinin İbrahim Kaypakkaya hassasiyetini ve sınıfsal tutumunu açıkça ortaya sermektedir.
Anıl Kaya ve Sinem Mut, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) önceli olan Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)’na yönelik 2012 yılında yapılan merkezi baskınlarda Ankara’da gözaltına alınmış ve süren yedi yıllık yargılama sürecinin sonunda 6 yıl 3 ay hapis cezalarına çarptırıldılar. Aynı baskınlar kapsamında yine Ankara’da gözaltına alınan, tutuklanan bir çok kişi aldıkları hapis cezaları nedeniyle Almanya’da iltica ederek politik oturum hakkı almış durumdadır.








