
Yadigar Aygün/ Giresun
Giresun’da üreticilerin tek geçim kaynağı olan fındık bu yıl zirai don nedeniyle yandı. Başka gelir kaynağı olmayan fındık üreticileri için bu yıl oldukça zorlu bir yıl olacak. Açıklanan fındık fiyatları 220-230 TL aralığında değişiyor. Fındık hasadının bir de görünmeyen asıl emekçileri var, kadınlar ve çocuklar. Kadınlar, deyim yerindeyse hiç dinlenmiyor. Sabahın erken saatlerinden gece evdeki işler bitene kadar durmadan çalışıyor. Kadın hem evde hem de bahçede çalışıyor. Erkekler, sadece fiziki gerektiren işleri yaparken bulaşık, çamaşır, yemek yapımı, çocuk bakımı gibi çoğu sorumluluk kadınların omzunda. 10 yaşında çocuklar bedeni dayanmasa da fındık topluyor, çuval taşıyor. Bu yorgun bedenle yatağa girer girmez uyuyor.
Bu yıl fındık sürecinde 20 gün kaldığım Giresun’un Yağlıdere İlçesi Üçtepe Köyü’nde fındık üreticisi kadınlar ve çocuklar ile fındıkta yaşadıkları zorlukları ve kadın emeğini konuştuk.
‘Çocuklarımın okul masraflarını karşılasam yeter’
53 yaşındaki fındık üreticisi Emine, bu yıl fındıklarının yandığını ve ürün elde edemediğini söyledi. Emine, “Eşim 2 yıla yakındır hapishanede. 4 tane çocuğum var. 2 yıldır tüm işleri ben ve çocuklarım yapıyoruz. Normalde 2 buçuk ton fındığımız oluyor ama bu yıl en fazla 800 kilo fındığımız oldu. Fındıklarımız yandı. 30 dönüm fındık bahçem var. Bu yıl hasat olmadı. Tek gelir kaynağımız fındık. Başka bir gelir kaynağımız yok. 4 tane çocuğum var. Bu yıl ki fındık ile çocuklarımı okutabilir miyim? Bilmiyorum. Çocuklarımın okul masraflarını karşılasam yeter. Bahçelerimin otlarını biçtirmek için 30 bin TL harcadım. Gübre için 10 bin TL harcadım. Fındığın kilosu 200-220 TL arasında. Bu para ile bir yılı geçirebilmem mümkün değil. Gelirimiz, giderlerimizi karşılamıyor. Bu para ile hem hapishanedeki eşime bakmam hem de çocuklarıma bakmam gerekiyor” dedi.


‘Yemeğimi bile yiyemediğim zamanlar oluyor’
53 yaşındaki Emine, fındık toplamanın zorluklarını şu sözler ile anlattı: “Sabah 06:00’da uyanıyorum. Kahvaltı hazırlıyorum. Öğlen yemeğini hazırlıyorum. 2 tane ineğim var onları besliyorum. Ameliyatlı olduğum için iki yıldır çok zorlanıyorum. Hasta oluyorum ama mecbur bahçeye gidiyorum. Hiç dinlenecek zamanım olmuyor. Bazen yorgunluktan eve gelir gelmez uyuyorum. Yemeğimi bile yiyemediğim zamanlar oluyor. Çocuklarımla ilgilenemiyorum.”
‘Okul masraflarımı karşılamak için fındık yevmiyesine gittim’
19 yaşındaki Asya da hem geçimini sağlamak için ailesine yardım ettiğini hem de yevmiyeye gittiğini söyledi. Asya, “Babamız hapiste. Bu yıl fındığımız da yandı. Üniversiteyi kazandım. Okul masraflarımı karşılamak için fındık yevmiyesine gittim. Günlük 1500 TL. Benim için oldukça yorucu oldu. Sabah 08:00’den akşam 20:00’e kadar fındık topladım. Çuval taşıdım. Para kazanabilmek için fındık toplamanın dışında ekstra işlerde yapmak zorunda kaldım. Çünkü okul giderlerimi karşılamak zorundayım. Aile olarak yoksuluz. Tek geçim kaynağımız fındık ve aylık 10 bin TL. 6 kişilik bir aileyiz. Bu yıl fındıklarımız yandı. Nasıl geçineceğiz bilmiyorum. Açıklanan fındık fiyatlarından hiç memnun değilim. Neredeyse giderleri hiç karşılamıyor. Gübre fiyatları, ot biçme fiyatları, fındıkta kullanılan tarım ilaçları fiyatları çok pahalı. Bu yıl sadece 50 bin TL’ye yakın harcama yaptık ancak 700 kilo fındığımız olur. Bu yıl fındık yok. Giresun’da iş yok. Babam cezaevinde. Annem ise yaşlı. Kendi başımızın çaresine bakmaya çalışıyoruz. Bir sürü sıkıntılarım var. Hiçbir şeye param yetmeyecek. KYK yurdu çıkacak mı? Bilmiyorum. Okul kitaplarımı alabilecek miyim? Bilmiyorum. Hiçbir şeye ulaşamayacağım” dedi.
‘Kadın hem bahçede hem de evde çalışıyor’
Fındıkta kadın emeğinin sömürüldüğünü söyleyen Asya, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini şu sözler ile anlattı; “Kadınlar neredeyse hiç dinlenmiyor. Çoğu işi evde annem yapıyor. Kahvaltıyı, yemeği annem hazırlıyor. Evi annem temizliyor. Erkekler dinlenebiliyor ama kadınlar neredeyse hiç dinlenemiyor. Erkekler sadece fiziki gerektiren işleri yaparken kadınlar, bulaşık, çamaşır, yemek yapımı, çocuk bakımı gibi çoklu sorumluluk alıyor. Ayrımcılık bu. Kadınlar ile erkekler işleri birlikte yapması gerekiyor. Eşit sorumluluk alması gerekiyor. Kadınlar erkeklere göre daha çok çalışıyor. Kadın hem bahçede hem de evde çalışıyor. Kadın emeği görülmüyor. Kadın olarak fındık bahçesinde çalışırken bakımlarımızı yapamıyoruz. Yüz, cilt bakımı yapamıyoruz. Duşu bile yorgunluktan zar zor alıyoruz. Bahçelerde tuvalet yok. Tuvalet sorunu yaşıyoruz. Regl olduğumuzda ped değiştirmek çok zor çünkü özel bir alan yok, mecburen fındık topluyoruz. Ağrımız olsa bile toplamak zorundayız. Masa yok. Bahçede otların üzerinde yemek yiyoruz. Hasta olduğumuzda hastaneye gidemiyoruz.”



‘Her gün fındık toplamak psikolojimi bozuyor’
14 yaşındaki Ayşegül ise ailesine yardım etmek için kendi bahçelerinde fındık topladığını belirtti. Ayşegül, fındık toplamının çocuklar için zor olduğuna dikkat çekti. Ayşegül, “Sabah uyanması çok zor oluyor. Erkenden uyuyorum, sabah uyanamıyorum. İş yapmak istemiyorum. Kahvaltıyı bile zar zor yapıyoruz. Hemen bahçeye gidiyoruz. Bahçeye gidince biraz oturuyorum ama hiç kalkasım gelmiyor. Bacaklarım acıyor. Belim ağrıyarak fındık topluyorum. Hava çok sıcak. Sıcakta çalışması oldukça zor. Akşam eve gidince yorgunluktan hiçbir şey yapamıyorum. Başım ağrıyor. Belim, ellerim, kollarım çok ağrıyor. Yemek yiyip uyuyorum. Köy şartları beni çok zorluyor. Annem yaşlı ve hasta olduğu için çuvalları ben ve kardeşlerim taşıyoruz. 20 dakika sırtımızda patika yollardan çuval taşıdığımız bahçelerimiz var. Çuval taşımak çok zor. Bir sonraki gün her yerim ağrıyor. Bazen çuvalı taşımak için kullandığımız ipler boynuma zarar veriyor. Fındık toplarken ısırgan otları hep elimi yakıyor. Dikenler, ellerimize batıyor. Her gün fındık toplamak psikolojimi bozuyor. Gelirimiz yok. Mecburen fındık toplamak zorundayız” dedi.


‘Böcekler ellerimi ısırıyor, çuval taşımak çok zor’
10 yaşındaki İshak da bir çocuk olarak fındık toplamanın çok zor olduğuna dikkati çekti. İshak, “Kalkıyorum doğru düzgün kahvaltı yapamıyorum çünkü zamanım kalmıyor. 08:30’da bahçeye geliyorum. Bahçelerde ayağım kayıyor. Bazen düşüyorum bazen yuvarlanıyorum. Çoğu zaman ayağım ağrıyor. Bahçede fındık toplarken elimi ısırgan otları yakıyor. Dikenler elime batıyor ve ellerim çok acıyor ve yanıyor. Otların içinde fındık ararken böcekler elimi ısırıyor. Çuval taşımak en zoru. Çuvalları taşıdıktan sonra hareket bile edemiyorum. O kadar yoruluyorum. Beni çok yoruyor. Bazen oyun oynuyorum. Bazen oynayamıyorum. Eve gittiğim zaman annem ve ablalarım çok yorulduğu için onlara yardım ediyorum. Evi toplamaya çalışıyorum, yemek malzemelerini onlara getiriyorum” diye belirtti.


‘Bahçeme gidip gelmek için günde 2 saat yürümek zorundayım’
Köyde evi olmayan ve her gün kaldığı evden bahçesine yürümek zorunda olan 47 yaşındaki Fatma, “Yoksulum köyde evim yok. Bahçeye gitmek için sabah 04:00’te kalkıyorum. Yemekleri hazırlıyorum zar zor. Ezandan önce evden çıkıyorum diyebilirim. Arabamız yok. Mecburen bahçelere gitmek için eşim ile yürüyoruz. Bir saat sabah yürüyorum. Bir saatte akşam eve dönerken yürüyorum. Ayaklarım çok acıyor. Açıklanan fındık fiyatlarından hiç memnun değilim. Bu zahmete hiç değmiyor. Bir fabrikada çalışsam çoktan emekli olmuştum. Babam, ben çok küçükken öldü. İlkokulu ancak okuyabildim. Olduğumuz ilçede iş imkânı yok çalışamıyorum. İş olsa bile eğitim almadığım içinde beni işe almazlar. Bu yüzden akrabalarımın çocuklarına, tanıdığım tüm kız çocuklarına okuyun diyorum. Kadının bir erkeğin eline bakmaması önemli” diye konuştu.


‘Dizlerim şişiyor, çok ağrıyor’
76 yaşındaki Ayşe de geçinemediğini dile getirerek, fındık toparlarken yaşlıların yaşadığı sorunları anlattı. Ayşe, “Sabah 06:00 da kalkıyorum. Akşama yarım saat kalana kadar bahçede fındık topluyorum. 76 yaşındayım 12 yaşımdan beri fındık topluyorum. Dizimden ameliyat oldum. Fındık topladığım için dizlerim şişiyor. Çok sızlıyor. Fındık çuvallarını yaşımdan dolayı zor taşıyorum. Kocam 2014 yılında öldü. Çocuğum da bu yıl öldü. Yardım eden kimsem yok tek başıma fındık toplayıp tüm her şeyi ile ben ilgileniyorum. Çok yoruluyorum ama ne yapayım? Bir tek kocamın emekli maaşı ve fındık gelirim var. Geçen yıl 400-450 kilo fındığım oldu. Bu yıl ne kadar olur bilmiyorum. Geçinmekte zorlanıyorum” dedi










