
Adalet Bakanlığı geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile 2018 yılında toplam yüzölçümü 4 milyon 115 bin 558 metrekare olan 53 yeni cezaevi daha inşa edileceğini duyurdu. Yapılacak bu cezaevlerinin birçoğunun da yeni teknoloji ile inşa edileceği belirtilerek, şu ana kadar 18 cezaevi projesinin tamamlandığı da kaydedildi.
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri Adalet Bakanlığı’nın “53 yeni cezaevi yapılacak” açıklamasını Mezopotamya Ajansı’ndan Bilal Seçkin’e değerlendirdi. Yoleri, “Türkiye’de genel olarak uygulanan denetimli serbestlik, imza zorunluluğu, yurt dışı yasağı gibi pek çok uygulamalar ve değişik ceza tehditleri altında insanlar bir anlamda açık cezaevlerinde yaşar hale getirildi. Kapalı cezaevlerinin sayısının artırılması da ayrı bir ağır uygulama” diye belirtti.
“Daha ağır bir baskı ortamı hedefleniyor”
Yeni yapılacak cezaevlerinde tek ve iki kişilik koğuş sisteminin yoğunlukta yapılması üzerinde duran Yoleri, “Bir kişilik ve iki kişilik koğuşların gündeme getirilmiş olması tecridin çok daha ağır uygulanacağının açık bir işareti. Bugün hapishanelerdeki mahpusların en çok sorun yaşadıkları nokta; tecrit ve izolasyon. Kimseyle görüşememek, diğer mahpuslarla iletişim halinde olamamak, dolayısıyla bu sosyal dayanışmadan ve sosyal paylaşımdan mahrum bırakılmak, bugün hapishanelerde tutulanların en büyük problemidir. Biz bunlara çözüm üretilmesini beklerken, maalesef hükümet bunu daha da ağırlaştıran bir uygulamaya yöneliyor. Bununla daha ağır bir baskı ortamı hedefleniyor. Hiç iyi bir sürece işaret değil” diye konuştu.
“Yeni hapishaneler daha baskıcı bir yönetimin habercisidir”
Yeni cezaevleri açılmasının, cezaevlerinin mevcut kapasitelerini azaltmaya yönelik olmadığını vurgulayan Yoleri, asıl meselenin ülkede daha ağır bir baskı sürecinin başlayacağının işareti olduğunu ifade etti. Yoleri, “Biz her dönem hukuksuzluklardan, kanun dışı ve insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmesi yönünde taleplerimizi dillendiriyoruz. Hukukun egemen olduğu, insan haklarına uygun uygulamaların ve yasal düzenlemelerin hayat bulacağı bir dönem başlamasını arzu ediyoruz ve bu dönem de bütün çabamız buna yönelik olacak. Ancak yeni hapishaneler yapmak isteyen, çözümü bu şekilde arayan iktidarın, baskıyı, kanunsuz, hukuksuz davranışlarını çok daha fazla arttıracağının işaretini veriyor. Tutuklama dediğimiz tedbir uygulamasının yine çok daha azgın bir şekilde cezalandırma aracı olarak kullanılacağı düşüncesini ortaya çıkartıyor. Bu da önümüzdeki günlerde çok daha baskıcı bir yönetimin hedeflendiğinin işaretidir” dedi.








