Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (EGE-TUHAYDER), Buca Kırıklar 2 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde odalara ve havalandırma bölümüne takılmak istenen kamera sistemine itiraz eden tutuklular İbrahim Tikan ve Fırat Yağmekan’ın darp edilmesine ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan EGE-TUHAYDER Eş Başkanı Nilay Güleser, hapishanelerde tutuklulara insanlık dışı uygulamalar dayatıldığını belirterek, “Hapishaneleri yaşam hakkı ihlalleri başta olmak üzere her türlü insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin yapıldığı birer işkence mekanları haline gelmişlerdir. Sivil toplum örgütlerinin ihlallerin tespitine dair raporlama çalışmaları ve bu ihlalleri kamuoyuna paylaşımına rağmen hapishanelerin bu gerçekliği değişmemiştir. Halen yoğun olarak sevk ve sürgünler işkence ve kötü muamele tecrit, izolasyon hücre cezası ve ailelerle görüş engelleri, haberleşme haklarının engellenmesi disiplin soruşturmaları gibi çok sayıda hak ihlali yaşanmaktadır” dedi.
‘Yerde sürüklendiler’
Buca Kırıklar F Tipi Hapishanesi’nde iki tutukluya işkence yapıldığını aktaran Güleser, “Buca Kırıklar F Tipi Hapishanesi’nde kamera sistemi ile odaların ve havalandırma bölümünün izlenmesine tutuklu hükümlülerin tepki göstermeleri sonucunda aynı odada birlikte kalan İbrahim Tikan ve Fırat Yağmekan en az 40 gardiyan tarafından odalarına baskın yapıldıktan sonra A bloktan C bloktaki başka bir odaya yerde sürüklenerek işkence ile götürülmüşlerdir. Bu şekilde koğuş ve havalandırma bölümünde kamera takma işlemini gerçekleştirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Ege bölgesinde bulunan cezaevlerinde tutukluların birçok hak ihlaline maruz kaldığını da kaydeden Güleser, “Hapishanelerde keyfi ve insanlık dışı olarak uygulanan başka bir işkence yöntemi de çıplak aramadır. Çıplak arama hapishanelerde giriş ve çıkışlarda hem tutsaklara hem de tutsak yakınlarına taciz boyutuna varırcasına uygulamaya devam etmektedir. İnsan haklarına aykırı bir güvenlik anlayışına dönüşmüş olan çıplak aramanın ‘beden araması’, ‘ince arama’ veya ‘oyuk araması’ ismiyle farkı şekilde yapıldığı da bilinmektedir. Hapishanelerde giysi kullanımında uygulanan renk kısıtlamaları neredeyse herkesin aynı renk giysiye bürünmesi yani tek tip olmanın dayatılmasıdır. Bu yöntemler ve uygulamaların tümü Buca Kırıklar 2 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde de uygulanmaktadır” diye belirtti.
İşkenceci yeni müdür
Buca Kırıklar Hapishanesi’ne yeni atanan müdür Haydar Ali Ak’ın daha önce görev yaptığı cezaevlerinde de tutuklulara hak ihlali yaşattığını belirten Güleser, şu çağrıda bulundu: “Buca Kırıklar Hapishanesi’ne atanan hapishane müdürü Haydar Ali Ak daha önce görev yaptığı hapishanelerde tutsaklara uyguladığı zor yöntemleri nedeniyle bilinmektedir. Aynı işkence ve kötü muamele yaşam hakkı ihlallerini içeren uygulamaları Buca Kırıklar 2 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde de sürdürmektedir. Haydar Ali Ak’ın tutuklu ve hükümlülere yapılan baskı, işkence ve yaşam haklarının kısıtlamasından birinci derecede sorumlu olduğunu buradan kamuoyuna duyuruyoruz. Bizler halen yoğun olarak tüm hapishanelerde uygulanan kötü muamele tecrit ve izolasyon ailelerle görüş engelleri açık görüş haberleşme haklarının engellenmesi disiplin soruşturmaları gibi yaygın kullanılan yaşam hakkı ihlallerini uygulamasına son verilmesi için Adalet Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.”
