
13 kişinin kaçırılarak ajanlık dayatmasına maruz kaldığı, bu kişilerin resmi işlem yapılmadan serbest bırakıldıklarının aktarıldığı raporda, 61 kişinin ise çeşitli yerlerde (gözaltında ve gözaltı yerleri dışında) ajanlık teklifine ve tehdidine maruz kaldığını, 5 kişinin de hapishanede iken savcı ya da diğer güvenlik görevlilerince ajanlık teklifine maruz kaldığının tespit edildiği kaydedildi.
‘Başvuru yapmaktan
çekiniyorlar’
Yaşayan olayların çok daha fazla olduğunun belirtildiği raporda, mağdurların
savcılığa ve İHD’ye başvuru yapmaktan çekindiğine dikkat çekildi. Raporda
İHD’ye yapılan başvurulara ilişkin şunlar yer aldı:
“Başvurulara bakıldığında, genelde öğrencilere, siyasi parti üyelerine, basın emekçilerine ve hapishanede görüşçü olan aile üyelerine karşı bu baskı yöntemlerinin uygulandığını görmekteyiz. İstihbarat ve terörle mücadele görevlileri kişileri tehdit edip özel hayatlarındaki bilgileri de bildiklerinden hassas oldukları konularda yardım edecekleri vaadiyle psikolojik işkence yapmaktadırlar. Kişileri tutuklanmakla, kaçırılmakla, ölümle veya işkenceyle tehdit etmekte, peşlerini bırakmayacaklarını söyleyerek de yasa dışı ajanlığa zorlamaktadırlar. Kimi zaman bu daha da öteye geçmekte, kişiler kaçırılarak aylarca nerede olduklarını bilmeden fiziki ve psikolojik işkenceye maruz kalmaktadırlar. 13 Haziran 2019 tarihli duruşmasında 6 ay boyunca gördüğü işkenceyi tüm detaylarıyla anlatan Ayten Öztürk, bunlardan yalnızca bir tanesidir.”
‘Yusuf Bilge Tunç ile ilgili
bir haber yok’
2019 yılı Şubat ayı içerisinde Salim Zeybek, Gökhan Türkmen, Erkan Irmak, Yasin
Ugan, Özgür Kaya ve Mustafa Yılmaz’ın kaçırıldığının hatırlatıldığı raporda, şu
ifadeler yer aldı: “Mağdurların aileleri tarafından yapılan suç duyurularında
etkili bir araştırma yapılmadı. Derneğimiz aracılığıyla (Erkan Irmak ailesi
hariç) aileler Mart 2019’da BM Zorla ve İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu’na
şikayetlerini iletmişlerdir. BM’ye verilen Hükümet cevaplarından sonra 28
Temmuz 2019 tarihinde ailelere Salim Zeybek, Erkan Irmak, Yasin Ugan ve Özgür
Kaya’nın rutin GBT kontrollerinde gözaltına alındığı haberi verilmiş, ancak
tutuldukları Terörle Mücadele Şubesi’nde ailelerin avukatlarına görüşme izni
verilmemiştir. Mağdurların 12 gün boyunca avukatlarıyla görüşmeleri
engellenmiş, özel avukatları dahi emniyete girememiş, sadece eşleriyle
görüştürülmüşlerdir. 6 Ağustos 2019 tarihinde zorla kaybedildiği ileri sürülen
Yusuf Bilge Tunç ile ilgili ise halen bir haber veya bilgi yoktur.”
Başvuruların İçişleri Bakanlığı’na ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na gönderildiği halde etkili bir soruşturmanın yapılmadığının ifade edildiği raporda, “Komisyonda hâlâ kolluğu denetlemekle ilgili bir alt komisyon oluşturulmamıştır. İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Kolluk Gözetim Komisyonu ise 7 Ağustos 2019’da yürürlüğe giren Yönetmelik ile faaliyetlerine başlamıştır, ancak halen hangi çalışmaları yaptığında dair bir rapor yayınlanmış değildir” diye belirtirdi.
‘Şikayetler etkili biçimde
soruşturmalı’
Raporun sonuç ve öneriler kısmında ise şu ifadelere yer verildi:
Cumhuriyet savcıları, TCK’de tanımlı tehdit, hakaret, işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, görevi kötüye kullanma gibi birden fazla suç teşkil eden kaçırma ve ajanlaştırma faaliyetlerine sessiz kalmamalı, şikayetleri etkili bir biçimde soruşturmalı ve failler tespit edilerek devlet korumasından çıkarılarak yargılanmalıdır
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu kolluğun denetlenmesine yönelik olarak bir alt komisyon kurmalı ve başvuruları değerlendirmelidir.
Kolluk Gözetim Komisyonu, çalışmaya başladığında bu raporda belirttiğimiz ihlallerle ilgili etkili faaliyetler yürütmelidir.
TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu alt komisyon kurarak istihbarat örgütlerinin yasa dışı faaliyetleri konusunda araştırma yapmalıdır.








