KDP’nin Medya Savunma Alanları’na yönelik son günlerde artırdığı saldırı ve provokasyon girişimlerinin ardından Kürdistanlı aydınlar, sanatçılar, bilim insanları, akademisyenler, siyasetçiler ve değişik kuruluşların temsilcileri harekete geçti. Yurt dışında örgütlenen Kürdistan Ulusal Birliği İçin İnisiyatifi’nin organizesiyle “İç savaş felaket, iç barış ise özgürlük getirir” sloganıyla başlatılan imza kampanyasının duyurusu bugün öğlen saatlerinde online (çevirim içi) bir basın toplantısı yapıldı.
ANF Türkçe’de yer alan habere göre, Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarında yaşayan 40’dan fazla ismin canlı olarak bağlandığı basın toplantısında hazırlanan basın metni okundu. Metinde Güney Kürdistan’daki gerginliğin son bulması için özellikle KDP’ye çağrıların yapıldı. Son günlerde tehlikeli bir biçimde tırmanışa geçen PKK- KDP arasındaki gerilimin Kürtler arasında derin endişelere yol açtığı belirtilen metinde devamla şu çağrılar yer aldı:
“Yol açacağı sonuçlar itibariyle tüm Kürdistan ve Ortadoğu’yu etkileyecek düzeyde ulusal ve bölgesel bir sorundur. Oysa biz, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiği bir süreçte Kürtlerin kendi ülkelerinde özgürce yaşama hakkına kavuşabilmesi için, bütün Kürt parti, örgüt ve askeri güçlerinin ortak bir strateji ve hedef etrafında bir araya gelmeleri ile mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle de ülkeden ve diasporadan bütün Kürtler, Kürt partileri ve güçleri arasında yaşanan sorunların diyalogla çözümünü talep ediyor ve bu anlamda herkesi de sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
Biz aşağıda imzası olan Kürt aydınları, sanatçıları, gazeteci ve yazarları da Güney Kürdistan merkezli olarak yaşanan bu tehlikeli gidişata seyirci kalmak istemiyor, ilgili tüm tarafları yapıcı diyaloğa, işbirliği ve iç dayanışma için gayret göstermeye davet ediyoruz. Yaşanacak bir iç savaşın Kürtlere felaketten başka bir şey getirmeyeceğini ve 100 yıl sonrasında ortaya çıkan bu tarihi fırsatların da heba edileceğini düşünüyoruz.
Kürtler arası savaşın başta Türk devleti olmak üzere Kürt düşmanlarına hizmet edeceği açıktır. Türk devleti yaşadığı derin yapısal ulus devlet krizini ‘Kürdü Kürde kırdırtarak’ aşmak ve bununla aynı zamanda Kürdistan’ı işgal etme stratejisini uygulamaya koymuştur. Diğer yandan Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilme sürecinde güçlenen Kürt siyasetini tasfiye ederek, Kürtlerin statüsüz kalmasını hedeflemektedir. Öte yandan ülkeden ve diasporadan bütün Kürtleri; Kürt kamuoyunu da süreci izlemek yerine, tehlikeli gidişin önüne geçmek için inisiyatif almaya, duruma müdahil olmaya çağırıyoruz.”
1506 kişi imza attı
İlk olarak 1506 ismin imza attığı kampanyaya dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan Kürdistan’ın dört parçasından destek veren şu isimler dikkat çekti: Prof Dr. Hamit Bozaslan, Prof. Dr Kirmanc Gundi, Dr. Seevan Saeed, Prof. Dr. Golmurad Muradi, Prof. Al. Dr. Îbrahîm Seydo Aydogan, Prof. Dr. Salar Ahmed Basira, Dr. Kamiran Matîn, Şivan Perwer, Dr. Dana Said, Dr. Zeynep Binici, Hatem Minberi, Selahê Abbasî, Hêmin Seyidî, Günay Aslan, Yousef Mantk, Eslîxan Yildirim, Dr. Zerdesht Haco, Fatah Khalil Zaxoiy, Abdulkerim Bozan, Hikmet Serbilind, Hatip Dice, Dr. Yasen Khalil, Mehmûd Daoud, Kemal Bilget, Azad Nawzad Abdula, Dr. Hendren Numan, Mensur Teha, Mehemd Nori, Nejmedin Xulami, Jalanê Neqişbendî, Gunay Aslan, Ferhat Patîyev ve Kinyazê Hemîd.
‘Bu güneyin değil KDP’nin savaşı’
Basın toplantısında metnin okunmasının ardından kampanyaya öncülük eden isimler açıklamalarda bulundu. Hemen hemen bütün konuşmalarda KDP’ye sağ duyulu olma ve gerginlikleri sona erdirmesi yönünde çağrılar yapılırken, Güney Kürdistanlı katılımcılar ise “Yaşanacak böylesi bir savaşa Başur (Güney) halkı kesinlikle destek vermeyecek” vurgusunu yaptılar.
Çin’den basın toplantısına katılan Dr. Seevan Saed KDP güçlerinin saldırı ve provokasyon girişimleri karşısında sessiz kalan Güney Kürdistan’daki güçleri eleştirdi. KDP’ye sağduyulu olma çağrısı yapan Dr. Saaed “Bu gerginliğin kimin çıkardığına bakmalıyız” sorusunu yöneltti.
Aynı şekilde gazeteci-yazar Güney Aslan Kürtler arası bir iç çatışmasının asla kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: “Böyle bir şey Kürtlerin gündemine bile girmemeli. PKK gerillaları 30 yıldan fazladır o dağlarda, şimdi ne değişti de oraya peşmerge güçleri kaydırılıyor. Bu neyin acelesi, peşmergeler biraz daha bekleyemez miydi?”
Goran Hareketi’nin Avrupa temsilcisi Meran Merawdali gerginliğe yol açan peşmerge güçlerinin gerilla bölgelerine kaydırılması kararının tamamen KDP’nin kararı olduğuna dikkat çekerek “KDP ve Barzani Erdoğan rejimi adına Kürtlere karşı vekalet savaşı yürütmek istiyor. Bizler de diğer Güneyli güçler olarak sonuna kadar böyle bir çatışmanın çıkmaması için çalışmalıyız” diye konuştu.
KDP’nin propagandasına eleştriler
Avusturalya’dan basın toplantısına katılan gazeteci Mansour Razaghi ise KDP’nin yaklaşımını ve Türk devletiyle işbirliğini sert sözlerle eleştirdi. KDP’nin her şeyi kendisine reva gördüğünü belirten Razaghi, yakın Kürdistan tarihinden KDP’nin diğer sömürgeci güçlerle yaptığı işbirliğini örneklerle anlattı.
Avrupa Yarasan Derneği’nden Sasan Mehrabi ise PKK öncülüğündeki Kürdistan gerillasının hiçbir şekilde Güney Kürdistan’a zarar vermediğini belirterek, KDP’nin iddialarının asılsız olduğunu ve her Kürdün istediği zaman Kürdistan’ın her yerine gidip yaşama hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. KDP’nin yaptığı propagandanın gerçek uzaktan olduğuna dikkat çeken gerillanın Kandil bölgesinin alt yapısına ve kalkınmasına büyük katkı sunduğu ifade etti. Mehrabi son olarak “Yarasan Kürtleri olarak var olan sorunların diyalogla çözülmeli” çağrısında bulundu.
Benzer bir çağrıyı TJK-E üyesi Nupel Munzur de yaptı. Bir Kürt gücünün gidip başka bir Kürt gücünü kuşatmaya almasının asla kabul edilemez bir durum olduğunu belirten Munzur “Bu bir oyun, burada Kürtlerin çıkaran olan hiçbir şey yoktur” dedi. Kürt özgürlük hareketinin aynı zamanda kadın özgürlük hareketi olduğunu ifade eden Munzur, özellikle Güney Kürdistan’daki kadın örgütlerine çağrılarda bulundu.
Hiçbir Kürt bu oyuna gelmesin
Asuri-Süryani halkının temsilcisi Yaşar Küçükaslan da PKK hareketinin Kürt toplumunda büyük değişime yol açtığını ifade etti. KDP’ye bu saldırgan pozisyonundan çıkma çağrısı yapan Küçükaslan “Kürdü Kürde kırdırtma siyasetiyle karşı karşıyayız, bu oyuna gelen herkes büyük bir onursuzluktur. O bölge sadece bir kesimin bölgesi değil, bütün halklara ait bir bölgedir” diye konuştu.
Êzidi Demokrasi ve Özgürlük Partisi (PADÊ)’nin Avrupa Temsicilisi Hecî Hasan Bîsso, Êzidi toplumunun karşı karşıya kaldığı soykırımlarını hatırlatarak, PKK gerillalarının Êzidileri korunması için verdiği mücadeleye dikkat çekti. Güney Kürdistan halkının saldırıların yaşanmaması için harekete geçmesi gerektiğini belirten Hecî Hasan Bîsso “Şayet KDP bu çağrılara ses vermeyerek Kürt kanı dökerse, bütün Kürtler arasındaki güvenini kaybedecek” dedi.
Kampanyaya imza atan isimlerin tam listesine erişmek için buraya bakabilirsiniz
