
1 Mayıs Mahallesi 2 Eylül Festivali kapsamında 4 Eylül Pazar günü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önünde gerçekleştirilmek istenen yürüyüşe polis saldırı gerçekleşmiş 34 kişi gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınanlar arasında bulunan Partizan okurunun gözünde yüzde 40 görme kaybı meydana gelmişti. Konuya ilişkin 2 Eylül Festivali tertip komitesi bugün İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması düzenlendi.
Yapılan açıklamada egemenlerin siyasi ve ekonomik krizinin gizlenemez bir durumda olduğu vurgulanarak, “Bütün dönemlerde olduğu gibi krizin tüm faturasını ise işçi ve emekçi halka ödeterek krizi aşmaya çalışmaktalar. Tüm bu süreci yönetemeyen iktidar, halka kin ve şovenizmi aşılamaya devam ederken en demokratik haklara dahi saldırmakta. Bu saldırılardan en günceli olan ise festivallerdir. Hemen her festival, çeşitli bahaneler ileri sürülerek yasaklanmakta. Yasaklanmayan festivallerde ise festivalin muhtevasını belirlenirken egemenlerin kendi istediği sınırlar içerisinde gerçekleştiriliyor. Buralarda belirli etkinlikler ya da sanatçılar yasaklanıyor, dolayısıyla yine egemenlerin güdümünde bir festival inşa ediliyor. Emekçi halkın bir araya gelerek talep ve sorunlarını dile getirdiği festivalleri ise terörize eden egemenler, festivallerin olacağı bölgeleri abluka altına alarak baskı yaparak kolluk güçlerini kullanarak pervasızca saldırı politikalarını devreye sokmaktalar” ifadelerine yer verildi.
Festival kriminalize edilmek istendi
Yapılmak istenen festivalin kriminalize edildiği belirtilen açıklamada polis saldırısına ilişkin olarak, “4 Eylül Pazar günü yapılacak olan yürüyüş ve Şükrü Sarıtaş Parkında gerçekleştirilecek panel yasaklanmıştır. Festivalin 1 Mayıs Mahallesi halkı ile buluşmaması için mahalle binlerce çevik, onlarca TOMA ve zırhlı araçla kuşatılmıştır. Abluka altına alınan 1 Mayıs mahallesinde olağanüstü bir durum yaratılmaya çalışılarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi’ne cenaze yemeği vermek için gelenleri dahi geri çevirerek cemevi ve festival kriminalize edilmek istenmiştir. Yürüyüşe izin verilmediği için 2 Eylül Festival Tertip Komitesi olarak yasakları ve ablukayı teşhir ederek basın açıklaması yapmaya karar verdik. Toplanma alanına gidildi. Her sokak başının kapatıldığı, bir kişiye onlarca kolluk gücünün düştüğü bir durumla karşılaştık. Basın açıklaması yapılacağı söylenmesine rağmen Partizan flamalarının indirilmesi istendi. İbrahim Kaypakkaya’nın yasak olduğu iddia edildi. Tertip komitesinden arkadaşların yasaklamaya dair savcılıktan bir belgenin olmadığını ve Kaypakkaya’nın yasak olmadığını vurgulaması üzerine uyarı ve ihtar yapmadan kitle abluka altına alınarak, polis provokasyonu gerçekleştirildi” bilgilerine yer verildi.
Açıklamanın devamında şunlara yer verildi;
“Gözaltında işkence nedeniyle bir kişi de kas yırtılması, bir kişideyse yüzde 40 görme kaybı yaşandı”
Önceden haber vermeksizin yürüyüş ve basın açıklaması yapmanın anayasal hak olmasına rağmen çeşitli bahaneler sunularak yasaklanan festival yürüyüşünün basın açıklamasında Partizan flamalarına yönelik bir saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırıda 34 kişi ters kelepçe ve işkence ile gözaltına alınmış, saatlerce gözaltı aracında ters kelepçelerle bekletilmiştir. Göz altına alınırken birçok kişi darp edilmiş, gözaltı aracında da aynı işkence devam etmiştir. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluşmuştur. Bir kişinin kaslarında yırtılma, bir kişinin gözünde %40 görme kaybına sebep olunacak şekilde işkenceye maruz kalmıştır.
“Kaypakkaya flaması taşımak suç değil!”
En demokratik haklarımızı dahi zor yolu ile gasp etmek isteyen egemenler, her gün yeni yasaklarla hak gasplarıyla kendi varlıklarını sürdürmek istemektedirler. 2 Eylül Festival yürüyüşüne özelde de Kaypakkaya flamalarına yapılan saldırıyı bu düzlemde ele almak gerekmektedir. Ancak egemenler bilmelidir ki bizler keyfi uygulanan yasakları tanımıyoruz. İbrahim Kaypakkaya flaması taşımak suç değildir.
Gürz: 12 Eylül AKP/MHP eliyle devam ettiriliyor!
Açıklamada konuşan Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) temsilcisi Mahir Gürz, bugünün12 Eylül Faşist Cuntasının yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “12 Eylül Faşist Cuntası AKP/MHP eliyle bütün kesimlere yönelik topyekün bir kuşatma ve faşist saldırı gerçekliğiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
En insanı, demokratik etkinliklerin dahi yasaklamalarla karşı kaldığını, keyfi yasaklarla engellendiğini ve 1 Mayıs Mahallesi festival öncesinden kuşatma altına alındığını ifade eden Gürz, “2 Eylül Festivali’de toplumsal mücadelenin önemli politik, kültürel, demokratik kazanımlarından biri. İşçilerin, emekçilerin kan ve can pahasına mücadele ederek ilerlettikleri bir mevzi. Dolayısıyla festivale yapılan saldırı, kuşatmanın da tamda bu politik durum üzerinden okunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Devrimci değerleri ve birikimleri savunmaya devam edeceğiz!
Polisin burjuva yasaları dahi çiğneyerek ve Partizan flamalarında yer alan Kaypakkaya görselini gerekçe göstererek 34 kişiyi gözaltına aldığını belirten Gürz, “Kaypakkaya üzerinde oluşturulan algı, yasaklama, terörize etme yeni değil uzundur devam eden bir durum. Bizim nezdimizde hiç bir meşruluğu yoktur, biz dün olduğu gibi Kaypakkayaları, Denizleri Mahirleri ve bütün devrimci tarihi, birikimlerimizi sahiplenmeye tereddütsüz devam edeceğiz” dedi.
Gürz konuşmasında son olarak gözaltına alınma sürecinin tamamında gözaltına alınanların işkenceye maruz bırakıldığını söyledi.
Bahattin Seçilir








