
Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde infazı yakılan tutsaklar Osman Kılavuz, Kasım Karataş, Ali Rıza Erdem ve Kadir Karabak’ın aileleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında, “İnfaz yakmalara ve keyfi uygulamalara son! Kasım Karataş, Osman Kılavuz, Ali Rıza Erdem ve Kadir Karabak serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Basın toplantısına tutsak yakınları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Milletvekili Cengiz Çiçek, İHD üyeleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Partizan, YDG ve çok sayıda kişi katıldı.
‘Bu fiili idam uygulamasıdır’
Basın toplantısında konuşan HEDEP Milletvekili Cengiz Çiçek, 30 yılı aşkın binden fazla siyasi tutsak olduğunu söyledi. İnfaz yakmalar ile birlikte tutsakların haklarının askıya alındığını söyleyen Çiçek, “Aslında hasta tutsaklar meselesi uzun tutukluluk meselesi yeni bir mesele değil günde toplumsal bir mesele Türkiye ve Kürdistan halklarının özgürlük mücadelesinin toplamında ortaya çıkan bir tablo ile karşı karşıyayız. Belki binin üzerinde 30 yıllık siyasi politik mahpus söz konusu. İdari yönetim, idari tedbir adı altında hukukun yasaların tanıdığı hakları askıya alarak Türkiye’de devrimciler, sosyalistler, politik mahpuslar adı konulmamış şekilde idama mahkum ediliyor. Bu sistem idamı kaldırdı ama bugün olanlar fiili idam uygulamalarıdır” ifadelerini kullandı.
Ogün Samast “İyi Halli” denilerek salıverildi
Gazeteci Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın “iyi halli” denilerek hapishaneden salındığını belirten Çiçek, infaz yakmalarının keyfi bir uygulama olduğunu söyledi. Çiçek, “İnsanlar cezaevinden tabutla çıkıyor. İdare ve Gözlem Kurulu’na baktığımızda kendi bağımsız kararlarını alan bir organ değildir. Talimatlar ile kendine verilen emirlerle karar alan bir kurumdur. Disiplin cezası adı altında infazlar yakılıyor. İnsanlar keyfi şekilde cezaevlerinde tutuluyor. Hiçbir devrimcinin, sosyalistin, Kürt mahpusun hapishanelerde gardiyanlara saldırdığını görmezsiniz ama Hrant Dink’in katili Ogün Samast bu ülkenin hapishanelerinde infaz memurlarını dövdü. Gardiyanları dövdü. Ona rağmen Ogün Samast, tahliye ediliyor. Hukuksa hukuktan vuralım sizi. Bu kadar çelişkilisiniz, bu kadar korkaksınız. Ogün Samast neden ‘iyi halli’, Ermeni’yi öldürdüğü için makbul vatandaş. Bizim çocuklarımız hiçbir zaman sizin karşınızda iyi halli olmayacak insanlara devrimcilere kendi geçmişlerine saygısızlık yapılmasını dayatamazsınız. Sivas Katliamının hükümlüsünü sağlık gerekçesi ile affedenlere sesleniyoruz. Cezaevinde kendi başına idame ettiremeyen yüzlerce arkadaşımız var. Hiçbiri sizin karşınızda boyun eğmedi” diye konuştu.
‘Kendi yasalarınıza uyun’
Türkiye devletinin kendi yasalarını tanımadığını vurgulayan Çiçek, tutsak ailelerinin her zaman yanında olacağını belirtti. Mücadeleye sonuna kadar devam edeceklerinin altını çizen Çiçek, “12 Eylül darbe yasasında bile tanınan hakları politik mahpuslara uygulanmasını istiyoruz. Kendi hukukunuza uyun, kendi yasamıza uyun. Yasa dışı, korsan bir pozisyona düşmeyin. Yasadışı ve korsanlığa düşen her sorumlu tıpkı faşist rejimlerde olduğu gibi yargılanacaklar. O yasalar bir gün size de uygulanacak. Sizde yasaların uygulanmasını isteyeceksiniz. Bu faşist uyguları önlemenin tek yolu ailelerimiz ile toplumun birleşmesi politik bir güç olması bunun karşısında harekete geçmesidir. Örgütlü bir toplumu sağladığımız ölçüde zindanlarda politik kırım politikalarını hep birlikte boşa çıkarabileceğimizi düşünüyorum. Ailelerimizin yanındayız mücadelesi mücadelemizdir. Sonuç alıncaya kadar bu mücadelede yürüyeceğimizin sözünü veriyorum” dedi.
Açıklamayı Osman Kalavuz’un yeğeni Avukat Revşan Kılavuz okudu.
Hapishanelerde hak ihlalleri artıyor
Hapishanelerde hak ihlallerinin her geçen gün arttığına dikkati çeken Kılavuz, siyasi tutsakların keyfi olarak infazlarının yakıldığını vurguladı. Kılavuz, “Hapishaneleri ve hapishanelerdeki uygulamalarıyla her gün gündem olan bir ülkede yaşıyor; özgür, demokratik, eşit, adil, onurlu bir yaşam için nefes alıp veriyoruz. Bugün hapishanelerde koşullu salıverilme süresi tamamlanmış, tahliye edilmemeleri için makul gerekçeler bulunmayan tutsakların yazılı olarak hala ‘hukuk devleti’ ilkesinin hakim olduğu ve özgürlüğü kısıtlamanın istisna olması gereken bir ülkede bu kadar rahatça, gerekçesiz gerekçelerle ve siyasi tasarruflarla tahliye edilmemeleri var olan sorunlara yeni ve ciddi bir hak ihlali halkası daha eklemekte, daha fazla sıkıntı ve eziyet anlamına gelmektedir. Türkiye’nin dört bir hapishanesinde yüzlerce tutsak infazları ertelenerek veya doğrudan yakılarak ‘siyasi’ bir tutum alınarak tahliye edilmemektedir. Bu durum binlerce tutsak yakınının mağdur olması anlamına da gelmektedir” dedi.
‘Tecrit içinde tecrit durumu var
Kılavuz, tutsakların hapishanelerde yaşadığı hak ihlallerini şu sözlerle anlattı: “Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Hapishanesinde de başta girişte soyarak arama ve darp gibi uygulamalar olmak üzere hapishaneyi içeridekilere dar etmek amacıyla yasa ve yönetmelikleri siyasi tutsakların aleyhine yorumlamak için olağanüstü bir yoğunluk ve çaba harcanmaktadır. Tutsakların istedikleri kitaplar sınırlandırılmakta, muhalif yayınlar abone bile olunsa tutsaklara verilmemekte, iletişim ve görüş yasakları ile dışarı ile bağları tamamen kesilmek istenmektedir. Sohbet ve spor gibi etkinliklerin çok sınırlı tutulmasından kaynaklı ‘tecrit içinde tecrit’ durumu ile daha pek çok hak ihlalinin yanı sıra koşullu salıverilme süreleri tamamlanmış olmasına rağmen tahliyeleri hukuka aykırı gerekçelerle ertelenip engellenen Kasım Karataş, Osman Kılavuz, Ali Rıza Erdem, Kadir Karabak ve Cem Yılmaz’ın mağduriyetleri söz konusudur” diye konuştu.
‘Bir an önce serbest bırakılmalıdırlar’
Ağır hasta tutukluların ve bir an önce serbest bırakılması gerektiğini belirten Kılavuz, “Ayrıca son dönemde Seyhan Kurt ve Müslüm Gönül’ün infazları yakılmıştır. Tahliyesi engellenen siyasi tutsaklardan Kasım Karataş, Osman Kılavuz ve Ali Rıza Erdem 30 yıldan uzun süredir hapishanede tutulmaktadır. Kasım Karataş’ın ayrıca çok ciddi yaşamsal sağlık sorunları bulunmaktadır. Bilfiil 32 yıldır hapishanede tutulan Kasım Karataş’ın kalbi yüzde 30 çalışmaktadır. Hipertansiyon ve şeker hastalıklarının yanı sıra bel fıtığı ve disk kayması vardır. İhtiyaç olmasına rağmen kalp rahatsızlığı ve riski nedeniyle ameliyat olamamaktadır. Daha önce bypass ameliyatı olmuştur. İki damarı tıkalı, her an kalp spazmı ve krizi geçirebilecek durumdadır. Buna rağmen tahliyesi iki defa ertelenmiş ve engellenmiştir. Oysa hem koşullu salıverilme süresi tamamlanmış olmasından ve tahliye edilmemesi için makul herhangi bir gerekçe bulunmamasından dolayı hem de çok ciddi ve acil yaşamsal sağlık sorunlarının tedavisi için bir an önce serbest bırakılması hukuki ve insani bir zorunluluktur” diye belirtti.
Kadir Karabak açlık grevinde
1 yıl önce tahliye edilmesi gereken Kadir Karabak’ın infazı 4 kez ertelendiğini söyleyen Kılavuz, Kadir Karabak, tahliye edilmemesine karşı açlık grevine başladığını söyledi. Kılavuz, “1,5 aydır açlık grevinde olan Kadir Karabak’ın özgürlüğü bu kez ‘pişmanlık beyanında bulunmadığı’ denilerek yeniden engellenmiştir. Başta çok ciddi sağlık sorunları ve acil tedavi ihtiyacı olan Kasım Karataş olmak üzere Osman Kılavuz, Ali Rıza Erdem, Kadir Karabak, Cem Yılmaz ve benzer durumda koşullu salıverilme süreleri dolmuş tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmaları talebiyle insan hak ve özgürlüklerine duyarlı tüm kamuoyunu bu taleplerimize sahip çıkmaya, bu konuda çaba sahibi olmaya çağırıyoruz” dedi.







