
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde kadın ve LGBTİ+’lar 8 Mart’a giderken bugün (6 Mart 2026) eylemdeydi. Cebeci Kadın ve LGBTİ+ Dayanışması, arka bahçede yaptığı eylemde “Yaşasın enternasyonal kadın mücadelemiz!” pankartını açtı.
Açıklamada 11. Yargı paketinin LGBTİ+ bireylerin yaşama hakkına aykırı olduğunu söyleyen öğrenciler, “Geçtiğimiz yılda kadınlar ve LGBTİQ+’ların mücadeleleri ile 11. Yargı Paketi’nden çıkarılan yasa tasarısı yeniden gündeme getiriliyor. LGBTİ+ bireylerin varoluşunu suç kapsamına alan iktidar bu politikalar ve nefret söylemleriyle bizzat kendisi nefret suçu işliyor. Bu nefret geçtiğimiz hafta trans kadın Zeynep’i hayattan koparttı. Biz biliyoruz ki trans cinayetleri ve intiharları eril devletin Aile Yılı adı altında ürettiği sistematik baskı ve şiddet ikliminin sonucudur. Kadınları eve hapseden, bedenleri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan, LGBTİ+ bireylere yaşam şansı tanımayan bu politikaları kabul etmiyoruz” dedi.
Epstein dosyasının kamuoyuna açılmasıyla beraber tekrar dünyanın gündemine gelen kadın ve çocuk istismarlarından da bahseden Cebeci Kadın ve LGBTİ+ dayanışması, basın açıklamalarında “Yıllardır devam eden sistematik istismar ve işkenceye maruz kaldığını gördüğümüz kadınlar ve çocuklar bize bu düzenin gerçek yüzünü bir kez daha gösteriyor. Üstelik sorumlular, cezasız kalacaklarını bilerek rahatlıklarını sürdürüyor ve yüzleri bile kızarmıyor. Biz biliyoruz ki patriyarkal kapitalizm yıkılmadıkça bu suçların sonu gelmeyecek. Her an her yerde bu sistemle mücadele etmeye devam edeceğiz!” dedi.
Fatma Nur Çelik’in şüpheli ölümüne de değinen Cebecililer, “2 gün önce, çocuk yaşta Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen sonra da failiyle evlendirilen Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı AKP’nin tarikat düzeni yüzünden katledildi. Üstelik aynı fail kız çocuğuna da yıllarca istismarda bulunduğu için Fatma Nur Çelik haftalardır adalet nöbetindeydi. Fatma Nur Çelik nöbetteyken “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti. Biz bu kayıpların intihar da şüpheli ölüm de olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu cinayetlerin sebebi İstanbul sözleşmesinin iptali, 6284 sayılı kanunun uygulanmaması, kendi koyduğu kuralları dahi tanımayan bu çürümüş düzendir. İstanbul Sözleşmesini iptal edenlerden de cezasızlık politikalarıyla erkekleri cesaretlendirip ödüllendirenlerden de faillerden de hesap sorulacak!” dedi.
Öğrenciler, Afganistan’da, İran’da halkların yükselen mücadelesinde en ön safları yeniden kadınların tuttuğundan bahsetti. İran’daki kadınların sesi olmaya devam edeceklerini söyledi.
8 Mart’a çağrı
Açıklamalarını, “Cebeci Kadın ve LGBTİ+ Dayanışması olarak buradan sesleniyoruz: Filistin’den Rojava’ya, Suriye’den Afganistan’a dünyanın dört bir yanında direnen kadınların cüretini kuşanacak, kadınların, çocukların katili olan bu çürümüş düzenden hesap sormak için 8 Mart’ta alanlarda, üniversitelerde ve her yerde enternasyonal kadın mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz!” diyerek bitirdiler.
Faşist provokasyon
Basın açıklaması biterken faşist gruplar, eyleme saldırmaya çalıştı. Kadınlar ve ÖGB’nin müdahelesi ile durduruldu.
DTCF’de 8 Mart eylemine ÖGB saldırı
Ankara Üniversitesi’ne bağlı Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi orta bahçede, Expresso önünde 8 Mart’a giden süreç kapsamında pankart asmak ve basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere özel güvenlikler saldırdı. Saldırı sırasında güvenliklerin bir öğrenciyi yere düşürdüğü görüntülendi.(Sendika.Org)








