
ABD hükümetinin İsrail Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e yerleştirmesi üzerine çıkan protestolarda İsrail devletinin saldırıları sonucunda 50’nin üzerinde insan hayatını kaybetti ve 2000’den fazla insan da yaralandı. İsrail’in bu saldırıları birçok siyasi parti ve kurum tarafından kınandı. Yayınlanan açıklamaların bir kısmı şu şekilde:
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF)
“İsrail devletinin yıllardan beri Filistin üzerinde sürdürdüğü işgalci tavrı, Filistin halkının katliamlara uğratılmasının başlıca sebebidir. İşgalcilik, sömürgecilik ezilen mazlum halkların kanına girmekte, Siyonist emeller çerçevesinde katliamlar düzenlenmektedir.
Filistin halkı, bu baskı ve katliamlara karşı yıllardır direnmekte ve onur savaşı vermektedir. Türkiye-Kuzey Kürdistanlı devrimci ve sosyalistler olarak, Filistin halkının mücadelesinin yanındayız. Geçmişte Filistin halkının yanında olanlar 6. filoyu denize döken Deniz, Mahir, İbrahimlerin temsil ettiği devrimci gelenektir. Filistin halkının yanında İsrail’e karşı savaşan yine bu devrimci gelenek olmuştur. İsrail’in saldırılarında birçok devrimci hayatını kaybetmiştir. Filistin halkının mücadelesi, bizim mücadelemizdir.
İsrail devletinin yanında duran AKP, ikiyüzlü bir biçimde açıklamalar yapmakta; İsrail’i protesto eder görünmektedir. Bu durum, kitlelerin desteğini kazanmaya yöneliktir. Çağrı yaptığı sokak eylemleri de sahtekârcadır. Bölgede İsrail devletiyle en iyi ilişkisi olan AKP iktidarıdır. İsrail ile ekonomik, siyasi ve uluslararası anlaşmalar iptal edilmeden platformlarda bağırıp çağırmak, türbinlere oynamaya dönüktür. AKP, bölgede İsrail devletini besleyen iktidarların başında gelmektedir.
ABD önderliğindeki İsrail siyonizminin Filistin halkına yönelik işgal, saldırı ve katliamlarına karşı tüm halkımızı Filistin halkıyla dayanışmaya ve İntifada ruhunu kuşanarak ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmini protesto etmeye çağırıyoruz!”
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
“Dünya Halklarının Baş Düşmanı ABD emperyalizmi, her zaman olduğu gibi, katilini koruyarak, “Hamas” şahsında Filistinlileri suçladı. Çünkü, uluslararası hukuku tanımayan ABD Emperyalizmi, büyükelçiliğini, İsrail Tel Aviv’den, Filistin toprağı Kudüs’e taşıması yeni katliamların başlangıcı olacağını biliyordu.
Filistin halkı, bu işgalci ve ilhakҫı kararı protesto ederek, İsrail devletinin elindeki en gelișmis teknik silahlara karşı, genç, ihtiyar, kadın, erkek herkes Gazze Şeridi’nin, İsrail sınırında bedenlerini ölüme yatırarak direnmektedir. İsrail devletinin saldırgan ve yayılmacı gücüne karşı Filistin toprağını korumaktalar. Filistin toprakları üzerinde devam eden İsrail yayılmacı gücüne karşı İntifadalar.
1968 hareketinin devrimci direniş merkezi olan Filistin toprakları, Türkiye ve K. Kürdistanlı devrimci silahlı mücadeleyi savunan örgütler başta olmak üzere; Dünya devrimci ve sosyalist örgütlerin merkezi olmuştur, Filistin halkıyla omuz omuza İsrail devletine karşı mücadele ederek şehit olmuşlardır. Enternasyonal dayanışma bunu gerektiriyordu. Bugün de yine aynı kararlıkla, aynı devrimci çabayla, aynı azimle İsrail devletinin saldırılarına karşı Filistin halkının yanında olduğumuzu onurla vurguluyoruz.”
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP)
“Devam eden saldırılarda sivil Filistin halkı katlediliyor, bu katliamın emrini veren ile gerçekleştirenleri lanetliyoruz. İsrail ordusunun sivil halkın demokratik tepkisine silahla saldırarak gerçekleştirdiği bir katliamdır, bu her yerde lanetlenmelidir! Dünya kamuoyunu tutum almaya çağırıyoruz. Çünkü İsrail Ordusunun sivil halka saldırıları devam ediyor eğer bölge ve dünya kamuoyu etkili tepkiler vermezse can kaybı artabilir.
ABD Başkanı Trump’ın, Dünyaya ve BM üyelerinin çoğunluk iradelerine rağmen ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma da ısrarlı davranması ve taşıma işlemlerinin emrini vermesi, bugün yaşanan katliamın fitilini ateşlemiştir. Bu nedenle yaşanan katliamda İsrail hükümeti kadar ABD Başkanı Trump’da sorumludur.
Filistin halkının haklı davasının yanındayız. Güçlü olan değil haklı olanlar er ya da geç ama mutlaka kazanacaklar.”
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)
“Aralık 2017’de ‘Kudüs İsrail’in başkentidir’ diyerek işgali meşrulaştırmaya çalışan Siyonizmin hamisi emperyalist ABD, Kudüs’te ABD büyükelçiliğinin açılışını da Nakba ile aynı tarihlere denk getirerek büyük bir provokasyona girişmiştir. Kudüs’ü İsrail’n başkenti olarak tanıyan bu hamleyi protesto etmek için sınıra yürüyen çocuk-yaşlı onlarca Filistinli İsrailli keskin nişancılar tarafından tam bir Nazi soğukkanlılığı ile katledilmiş, binlercesi de yaralanmıştır.
Saray bu katliamın dolaylı sorumlusudur. İsrail’e karşı söylemleriyle mangalda kül bırakmayanların iktidarında Türkiye ve İsrail arasındaki ticaret %318 artmıştır. Aynı iktidar Mavi Marmara Katliamı’nı parasal takasa tahvil etmiş, 2016 Ağustosunda İsrail ile normalleşme anlaşmasını imzalamış, 2017 Temmuzu’nda ise İsrail ile Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin imzalanması noktasında anlaşma yapmıştır.
Kudüs Filistin halkınındır. Safımız işgalcilerin, işbirlikçilerinin ve sessiz ortaklarının değil, Filistin halkının safıdır. Filistin’de siyonist işgale karşı verilen mücadelenin tüm Ortadoğu halklarına umut olmaktadır.”








