
İstanbul Esenyurt’ta evine giderken uğradığı saldırının ardından hastanede yaşanan ihmaller sonucu hayatını kaybeden gazeteci Hakan Tosun, Dersim’de düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasıyla anıldı.
Sanat Sokağı’nda bir araya gelen basın emekçileri ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş boyunca “Hakan Tosun onurumuzdur”, “Hakan için adalet, herkes için adalet”, “Koruma aklama, failleri yargıla” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı.
Seyit Rıza Meydanı’nda Dersim Basın Emekçileri adına gazeteci Cihan Berk’in okuduğu açıklama şöyle:
“Gazeteci Hakan Tosun, 11 Ekim’de İstanbul Esenyurt’ta evine giderken uğradığı saldırı sonrası kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Bu saldırı, Türkiye’de basın emekçilerine yönelik şiddetin ve cezasızlık politikasının en vahim örneklerinden biridir.
Hakan Tosun, ekoloji, kent mücadeleleri ve toplumsal olaylar üzerine yaptığı haberlerle halkın doğru bilgiye erişmesi için mücadele eden bir gazeteciydi. Bu saldırı, sadece bir gazeteciye değil, toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik sistematik bir müdahaledir.
Metin Göktepe, Musa Anter, Hrant Dink gibi hakikati savunan gazetecilerin katledilmesiyle başlayan karanlık zincirin yeni bir halkasıdır Hakan Tosun’un ölümü. Soruşturma sürecindeki hastane müdahalesi, kimlik tespiti, delil toplanması ve güvenlikteki ihmaller, kamuoyunda büyük kaygılar yaratmıştır. Dosyayı takip eden gazeteci Umut Taştan’ın tehdit edilmesi ve Jinnews muhabiri Rabia Önver’in hedef alınması, basın üzerindeki baskının boyutlarını göstermektedir.
Biz Dersim’deki basın emekçileri olarak şu talepleri yükseltiyoruz:
*Saldırının bağımsız, etkin ve şeffaf şekilde soruşturulması,
*Kolluk kuvvetleri, hastane yönetimi ve ilgili kurumların denetlenmesi,
*Kamera kayıtları ve delillere bağımsız uzmanlar ve avukatların erişiminin sağlanması,
*Kimlik tespitindeki ihmaller hakkında resmi açıklama yapılması,
*Aile ile doğrudan iletişim kurulması, süreç hakkında düzenli bilgilendirme ve hukuki destek sağlanması,
*Faillerin bulunup yargılanması,
*Soruşturmanın bağımsız basın ve kamu denetimi altında yürütülmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi.
Bu talepler, Hakan Tosun’un adalet mücadelesinin yanı sıra Türkiye’de basın özgürlüğü ve meslek dayanışmasının korunması için hayati önemdedir. Cezasızlık, benzer saldırıların önünü açmakta ve basın üzerindeki korku iklimini derinleştirmektedir. Yetkililer, Hakan Tosun’un katledilmesine yol açan bu saldırının tüm boyutlarını titizlikle araştırmak ve sorumluları yargı önüne çıkarmakla yükümlüdür. Dersim’deki basın emekçileri olarak, Hakan Tosun’un anısını ve meslek ilkelerini savunmaya devam edeceğimizi, adalet sağlanana kadar bu sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.”








