Connect with us

Editörün Seçtikleri

“Kör Bıçak Kan Çıkarmaz!”

Bilinçlenmiş, örgütsel yapısını kuvvetlendirmiş bir gençlik ve örgütü “keskin bıçaktır” ama belli bir yeterlilikte bilinçlenmemiş ve örgütlülüğünü sağlamlaştırmamış bir gençlik örgütü ise “kör bıçaktır.”

Devrim dayandığı diğer özneler kadar, gençlik öznesine de kesin biçimde ihtiyaç duyar. Gençlik devrimin en dinamik ve en militan kuvvetidir. Gençlik temeli olmayan siyasi bir partinin geleceği en iyimseriyle bitkisel yaşamdır; gençliği olmayan bir parti/örgüt sürdürülemez. Devrim de gençlik olmadan tasavvur edilemez, gençlikten ve gençliğin itici gücünden tecrit yürüyemez. Buna karşın, gençlik örgütü ya da örgü1tlenmesinde kabul edilemez bir zayıflık hüküm sürmektedir. Bu devrimci bir parti için son derece ciddi bir sorundur, ciddiye alınması gereken temel bir sorundur. Bu bilinçle gençlik üzerine tartışma yürütmeyi kaçınılmaz gördük…

Gençliğin genel-geçer özellikleri tüm gençlik için evrensellikle geçerli ve benzer de olsa, biz somut sorun bağlamında belli bir gençlik potansiyelini konu edinecek, edinmekle yetineceğiz. Bunda kuşkusuz ki, muhatap aldığımız somut gençlik bileşeni ile genel gençliğe has özellikler örtüştüğü oranda, mesele kaçınılmaz olarak özel ile genelin uyumu içinde ele alınacaktır…

Tamamen haklı ve yeterli sebepler zemininde devrimci öfkeyle dolmuş, tepeden tırnağa özgürlüğ(ün)e tutkun, bilişim teknolojisi ve teknolojik gelişmelerin avantajlarını yaşamına yedirmiş, geleneksel tekrardan sıkılarak değişim isteyen, yenilikçi ve patlamaya hazır gençlik tablosu, günümüz gençliğinin en belirgin ve egemen özelliklerinden sadece bir kaçıdır. Doğasıyla tutarlı olarak eylemci, pratikçi, mücadeleci ve hareket odaklıdır. Devrimcidir. Bir o kadar da cüretkâr ve gözü karadır. Fakat kusursuz ve mükemmel değildir; hatalar yapmaya açıktır. Hata ve eksikliklerine rağmen ilgili gençlik tartışmasız biçimde geleceğe damga vuracak kuvvet olarak devrimcidir…

Teknolojinin sunduğu bir eğilim olarak anlaşılır da olsa, kestirmeden gitme, kolaycılık, hazırcılık, programsızlık ve plansızlık, bunların devamı olarak sistematik çalışma zayıflığı, tarif ettiğimiz hedef gençlikteki en negatif ama göreceli, tali özelliktir. Bunun önemi, okuma, inceleme, araştırma, dolayısıyla bilgi ve tecrübe biriktirerek gelişme sağlama konularında yaşanan zayıflıkta açığa çıkar. Kolaycılık ve hazırcılık gelişmenin önündeki en büyük engellerdendir. Ki, bu sorun, salt gençliğe ait değil, hareketin genel ekseriyetinde görülen temel bir sorun ya da eksikliktir. Ve aşılması gereken bir sorundur…

Teori ve Pratiğin Birliği: Keskin Bıçak Olmak

Siyasetin silahlara komuta etmesi, siyasi iktidar mücadelesi veren devrimci perspektifin olmazsa olmazıdır. Silahların siyasi amaç ve hedefler doğrultusunda kullanılması ve onlara hizmet etmesi devrimci şarttır. Şayet siyaset silahlara komuta etmez, bilakis silahlar siyasete komuta ederse, salt askeri bakış açısı egemen olur ki, bu durumda her türden çeteci eğilimin baş göstermesi ve devrimci savaşın rotasından sapması kaçınılmaz olur. Siyaset ile silahlar arasındaki ilişki, parti ile ordu arasındaki ilişkidir ve doğrudan ideolojik-siyasi-örgütsel önderlik sorunu olarak anlam taşır. Kısacası devrimci ve eylemci/pratikçi olmak, silahı iyi kullanmak yetmez, bu devrimciliğin ideolojik-siyasi-örgütsel doğrultuda perçinlenip bilimsel nitelikte bir devrimcilikle taçlanmasını gerektirir. Aksi halde amaç ve hedefler belirsizleşir, her türden sapma ve yabancılaşma sökün eder… Teorinin pratiğe yön vermesi elzemdir. Kör pratik devrimci sonuçlar yaratamaz, yaratsa da kalıcı olmaz. Devrimci teoriden yoksun bir pratik, karanlıkta el yordamıyla yürümeye benzer. Toplumsal dönüşümü gerçekleştirme ya da bu değiştirme eylemine önderlik yapma iddiasıyla yola çıkan her politik özne, kurum ve güç bilimsel teoriyle donanmak ve bu teori ışığında devrimci pratiği sergilemek zorundadır. Duygular ne kadar devrimci olursa olsun, bu duygular bilimsel teori tarafından yönetilmez ya da devrimci teoriyle birleştirilmezler ise duygu devrimciliğini aşamaz, gerçek devrimci değişimlere yol açamazlar. Devrim ve devrimci mücadele pratiği duygular ve iyi niyetle temsil edilip geliştirilemez. Dolayısıyla niyet ve duygularımızı bilimsel devrimci teoriyle yoğurup birleştirmeli, devrimci pratiğin silahı haline getirmeliyiz…

Ne kadar eylemci, heyecanlı ve militan olunursa olunsun, eğer doğru bir çizgiye sahip olunmaz ve bilimsel çizgi ve görüşlerle donatılmaz ise, iyi bir mücadele süreci üretilemez, başarılı bir devrimcilik temsil edilip geliştirilemez. Bilinçli ve birikimli devrimci olmakla olmamak arasındaki fark, tam da keskin bıçak ile kör bıçak arasındaki fark gibidir. Keskin bıçak olmak bilinçli olmakla eştir. Bilinçsizlik veya teoriden yoksunluk ise “kör bıçak” gibidir. Bilinçsiz pratik devrimci sonuçlar doğurmaz. “Kör bıçak” da kesmez/”kan çıkarmaz.” Özcesi, muhatap gençlik, “kör bıçak” mı olmak istiyor, yoksa keskin bıçak mı olmak istiyor? Kuşkusuz ki, keskin bıçak olmak istiyor. O halde devrimci teoriyle donanmaktan başka şansı yoktur. Okuyup incelemekten, araştırıp geliştirmekten başka şansı yoktur. Geliştirmek istediği devrimci pratik bu yolla mümkün olabilir…

Tarif ettiğimiz hedef gençlik, hem iyi bir devrimci olmak, devrimci eylemde bulunmak istiyor, hem de okuyup araştırma, kendisini bilimsel devrimci teoriyle donatıp geliştirme konusunda isteksiz davranıyor! Bu iki durum birbirine ters olmakla birlikte, tutarsızlık arz etmektedir… Geleceği ellerine alacak olan gençliğin pratikte sergilediği coşkuyu teoride de göstermesi şarttır. Ve kesinlikle inanıyoruz ki, bu gençlik sağladığı gelişmeyi katlayarak daha büyük gelişme ve hamlelere adım atacak, yaratıcı yeteneğini ortaya koyacaktır…

Örgütlülük ve Devrimci Sorumluluk

Gençlik için eylem haktır, gereklidir. Fakat örgütlenmesini sağlamlaştırıp belli bir yeterlilik kazanmadan, gerekli önkoşulları oluşturup sürekliliği sağlanmış istikrarlı bir yapıya kavuşmadan, eylemine yön verecek ve belli bir politik hedef doğrultusunu eylemine kılavuz yapmaz ise, durumu karşısında aşırı ve riskli eylemlerden sakınması, uygun eylem ve etkinliklerle yetinmesi gerekmektedir. Örgütlülüğüne zarar vererek dağılmasına yol açacak eylem biçimlerini başvurmadan daha makul eylem ve etkinliklerle tecrübe edinmeli ve yeteneklerini geliştirme çizgisinde ilerlemelidir. Demokratik her türden eylemde bulunmalı ama verili aşamada kendisini hedef haline getirerek örgütlenmesinin baltalanmasını sağlayacak eylemlilik tarzından uzak durmalıdır.

Henüz zayıf ve hatta cılız olan, polis saldırılarına karşı yeterince tecrübe edinip kendi örgütlülüğünü koruma kapasitesine belli ölçüde de olsa ulaşmadan, dolayısıyla salt bir eylemle örgütlülüğünü darbeleyerek sıfırlayacak eylemlerden kaçınması doğru olandır. Bir eylemin kazandıracağı çok şey vardır fakat bir eylemin örgütlülüğü dağıtacak kadar daha büyük riziko ve zararları da vardır. O halde akıl ile cesareti birleştirmek aslolandır. Bilinçlenmiş, örgütsel yapısını kuvvetlendirmiş bir gençlik ve örgütü “keskin bıçaktır” ama belli bir yeterlilikte bilinçlenmemiş ve örgütlülüğünü sağlamlaştırmamış bir gençlik örgütü ise “kör bıçaktır.”

Acelecilik hataya sürükler. Acele etmeden akıllıca hareket etmek, zamanını ve gerekli şartları yakalayıp öyle harekete geçmek yeğdir…

Bu yazı Halkın Günlüğü Gazetesi‘nin Mart-2026 tarihli 58. sayısında yayımlanmıştır.



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Editörün Seçtikleri