Connect with us

Güncel

10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda kamu görevlileri için “zaman aşımı” kararı

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, kamu görevlileri hakkında verilen “soruşturma yapılmasına yer olmadığı” kararına tepki gösterdi. Açıklamada, dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı ve kamu görevlilerinin korunduğu vurgulandı.

10 EKİM

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 10 Ekim 2015’te Ankara Gar’ı önünde yapılan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik saldırıda 104 kişinin katledilmesi sonrasında ihmalleri bulunan polisler hakkında yapılan suç duyurusu ve sonrasındaki gelişmeler hakkında yazılı açıklama yaptı. 

Yazılı açıklama şöyle: “2019 yılında, soruşturmaya ilişkin 9 klasör evrak kimliği belirsiz kişilerce Ankara Adliyesi’nin savcılık katına bırakılmıştı. Bu belgeler; katliamın önemli sanıklarından olan ve canlı bombaların Gaziantep’ten Ankara’ya gelişine eskortluk yapan Yakub Şahin’in ve onunla birlikte hareket eden katliam faillerinden Hüseyin Tunç’un, katliamdan 10 gün önce bomba malzemesi almaya çalışması üzerine Nizip Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma başlatıldığını ortaya çıkarmıştı. Nizip Emniyet Müdürlüğü, 02 Ekim 2015 tarihinde Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerine katliam faillerinin isimlerini bildirmiş ve haklarında gerekli araştırmanın yapılmasını istemişti. Ancak adliye koridoruna bırakılan klasörlerden, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nün bu bildirim üzerine hiçbir işlem yapmadığı anlaşılmıştı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nden emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunması istenmiş, ancak bu talep reddedilmiştir. Bunun üzerine; o dönem Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bulunan ve görev ile sorumluluklarını yerine getirmeyen tüm sorumlular hakkında; TCK md. 83’te düzenlenen “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, TCK md. 281’de yer alan “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve TCK md. 257’de yer alan “görevi kötüye kullanma” suçlarından gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılmalarının sağlanması için 10 Ekim mitingini düzenleyen kurumlar olan KESK, DİSK, TMMOB ve TTB ile katliamda yakınlarını yitirenler ve yaralılar adına suç duyurusunda bulunmuştuk.

Savcılık şikayetimiz hakkında doğrudan soruşturma açmamış, başvuruyu 2021/2284 İhbar No üzerinden kayıt altına alarak kamu görevlileri yönünden Gaziantep Valiliği’nden 06 Kasım 2023 tarihinde soruşturma izni istemişti. Bu kapsamda hazırlanan ön inceleme raporunda; Gaziantep İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 05 Ekim 2015 tarihinde önleyici dinleme kararı talep edildiği ve 07 Ekim 2015 tarihinde, yani katliamdan 3 gün önce, Yakub Şahin’in takip altına alınmış olduğu ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla şikayete konu Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin, görevlerini yerine getirmeyerek yakalamaları gereken şüpheli şahısları yakalamadıkları, hatta izlemekle yetinerek katliamın gerçekleştirilmesinde önleyici görevlerini yerine getirmedikleri bir kez daha belgelenmişti. Ne var ki Valilik soruşturma izni vermemiş; Gaziantep Cumhuriyet Savcılığı da bu iznin verilmediğini gerekçe göstererek 03 Ocak 2025 tarihinde “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” (SYOK) karar vermişti.

Bu karara karşı yaptığımız itiraz sonucunda Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, kamu görevlileri hakkındaki şikayetleri somut ve dikkate değer bulmuş; bu kapsamda bir soruşturma yürütülmesi gerektiğine vurgu yaparak Valiliğin kararını kaldırmıştı. Ancak Valilik, 03 Temmuz 2025 tarihinde yeniden ön inceleme raporu düzenleyerek, haklarında soruşturma yürütülmesi istenen Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin kusuru ya da ihmali olmadığı yönünde tekrar karar vermiştir. Bu karara karşı yeniden yaptığımız itiraz neticesinde Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, 14 Kasım 2025 tarihinde Valilik kararını bir kez daha kaldırmış ve Savcılık tarafından soruşturma izni talep edilmeden derhal soruşturma yapılması gerektiğine hükmetmiştir.

Buna rağmen, Gaziantep Cumhuriyet Savcılığı tarafından yine bir soruşturma numarası verilmemiş, taleplerimize rağmen dosya üzerinde hiçbir işlem yapılmamıştır. Ve 17 Haziran 2026 tarihinde “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verilerek dosyanın yeniden kapatıldığı öğrenilmiştir. Kamu görevlilerine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini iddia eden Savcılık, görevi ihmal iddiaları yönünden zamanaşımının dolduğunu ileri süren bir karara imza atmıştır. Savcılık; yıllarca adliye koridorunda kaybedilen, sonra şans eseri bulunduğunda da üstü örtülmek istenen bu dosya için her zaman elverişli olan o sığınağa arkasını yaslamıştır: Zamanaşımı!

Soruşturmanın en başından bu yana, faillerin sadece mahkemede yargılananlardan ibaret olmadığını; katliam yolunu açan ve onları görmezden gelen kamu görevlileri sayesinde katliamları gerçekleştirebildiklerini söyledik. Ve söylemeye devam ediyoruz: 10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz!

Sivas’tan Ankara’ya 30 yıldır süren bu yargı pratiği; yalnızca failleri aklamanın bir yolu değil, aynı zamanda iktidarların, kendi tahakkümleri için organize edilen katliamlar silsilesini de aklamanın bir parçasıdır. Katliamlarda sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanmasının sağlanması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha saygıyla duyururuz.”



Temmuz 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

More in Güncel