
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2016 yılında dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra gözaltına alınarak tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile 13 milletvekili hakkında daha önce yapılan başvuruyu 8 Kasım 2022 tarihinde karara bağladı. Mahkeme, tutuklanan HDP’li milletvekillerinin haksız olarak tutuklandıklarına, tutuk hallerinin haksız olarak devam ettirildiğine, ifade özgürlüğü ve seçme ve seçilme haklarının ihlal edildiğine, tutuklanmaları ile bağlantılı olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 18’inci maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, yanı sıra Türkiye’yi 184 bin 600 euro manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
Bunun üzerine Türkiye, karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren AİHM Büyük Daire, Türkiye’nin itirazını reddetti. Böylece Türkiye hakkında verilen karar kesinleşmiş oldu.
Derhal serbest bırakılmaları gerekiyor’
AİHM’in 8 Kasım’da verdiği karara işaret eden dosyanın avukatlarından Reyhan Yalçındağ, kararla birlikte HDP’li siyasetçilerin serbest bırakılması için yargılamaların sürdüren mahkemelere başvurular yaptığını belirtti. Yalçındağ, “Hükümet her zamanki gibi hile yolunu seçti ve Figen Yüksekdağ’ın birleşen bir dosyası hakkında tahliye kararı verdi. Sözüm ona uyuyormuş gibi. Fakat AİHM büyük daire, hükümetin son günde yaptığı itirazı reddetti. Bu şekilde bu karar usul ve teknik anlamda kesinleşti. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 311 maddesi son derece açık ve nettir. Türkiye, AİHM’in kararlarına derhal uyma yükümlüğündedir. Bu bağlamda adı geçen ve tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken derhal serbest bırakılması gerekiyor” dedi.
‘Karar yerine getirilmeli’
Aksi durumda Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın kararında olduğu gibi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi nezdindeki işlemler gündeme geleceği uyarısında bulunan Yalçındağ, “Tahliyeler ile kalınmayıp devam eden bütün dosyaların düşürülmesi gerekiyor. Hükümetin bu saatten sonra argüman olarak kullanabileceği hiçbir şey yok. Bu yargılamalar hukuken çükmüş durumda. Bütün bu yargılamaların, baskıların siyasi olduğu bir kere daha netleşti. Bir an önce kararın gereği yerine getirilmelidir” diye konuştu.









