
İnsan hakları savunucu 11 kişinin yargılandığı Büyükada davası, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) görüldü.
5 Temmuz 2017’de İstanbul Büyükada’da, “İnsan Hakları Savunucularının Korunması Dijital Güvenliği” isimli toplantıya katıldıkları gerekçesiyle 11 kişiye hakkında “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etmek” iddiasıyla dava açıldı. Davanın 10. duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı.
Mütalaada Taner Kılıç’a “Örgüt üyeliği” iddiası yöneltilirken, Günal Kurşun, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Nejat Taştan, Veli Acu’nun ise “Örgüte üye olmamala birlikte bilerek isteyerek yardım” iddiasıyla cezalandırılması istendi.
Savcı, “terör örgütüne yardım etme suçunu işlediklerine dair inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle Peter Frank Steudtner, Ali Gharavi, İlknur Üstün, Nalan Erkem ve Muhammed Şeyhmus Özbekli hakkında beraat verilmesini talep edildi.
‘Somut
bir delile dayanmadan yargılanıyoruz’
Duruşma öncesinde, insan hakları örgütleri adına ortak basın açıklaması
gerçekleştirildi. Açıklamayı okuyan İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Özlem
Yılmaz, insan hakları savunucuların somut bir delil olmadan yargılandığına
dikkat çekerek şöyle konuştu: “Terör örgütlerine yardım suçuyla haksız bir
içinde açılan bu davanın bugün görülecek olan duruşmasında savcının mütalaasını
vermesi bekleniyor. Biz insan hakları savunucularının beklentisi kamu adına
hareket eden savcının yine kamu adına bu haksızlığa ve ortaya çıkan eziyeti
artık son vermek için beraat talebinde bulunması ve davanın böyle
sonuçlanmasıdır.”







