
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri seçimleri öncesinde 35 maddelik Seçim Tutum Belgesi”ni KESK Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında açıkladı.
Basın açıklamasını okuyan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Kamu emekçilerinin bu seçimde en kararlı biçimde “tek adam sistemine ‘hayır’” diyeceklerini ve demokratik bir anayasa ile toplumun her kesimini kapsayan, emekçilerin güçlü biçimde temsil edildiği bir parlamenter sistem için oy vereceklerini belirtti.
KESK’in seçim tutum belgesinde, kamu emekçilerinin destekleyeceği siyasal programla ilgili talepler şöyle sırandı:
Yıllardır uygulanan neo liberal politikaların ve özelleştirmelerin reddedilmesi,
Çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi,
Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik başta olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin herkes için eşit, ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir hayata geçirilmesi,
Çalışma hakkının gereğinin yerine getirileceği, İnsanca yaşanacak bir ücretin sağlanacağı,
Vergi adaletinin esas alınarak herkesin gelirine göre vergilendirilmesi,
“Eşit İşe Eşit Ücret” ilkesinin benimsenmesi,
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin ön plana alınması,
ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası standartlar çerçevesinde gerçek ve özgür TİS gerçekleştirileceği, grev hakkının engellenmesinden vazgeçileceği, bu çerçevede 4688 sayılı yasanın değiştirilmesi,
Çalışanların ortak örgütlenmesini içeren yasal düzenlemenin yapılması,
Çalışanları bölen, iş ve ücret güvencesini tehdit eden her türlü istihdam biçiminin kaldırılacağı, esnek, kuralsız, performansa göre çalışmaya-ücretlendirmeye son verileceği, kurallı çalışma, iş güvenceli ve kadrolu istihdamın sağlanması,
Atama, yer değiştirmelerin ve istihdamın siyasal çıkarlardan arındırılması,
Asgari Geçim Standardı Tespit Komisyonu tarafından belirlenecek bir tutarın Temel Gelir Güvencesi olarak verilmesi,
Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,
Çalışma yaşamında ayrımcı, cinsiyetçi politikalara son verilerek kadınları daha fazla sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkûm eden politikaların terk edileceği ve istihdamda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması,
İstanbul Sözleşmesi feshinin iptal edilerek etkin uygulanması,
ILO’nun 190 sayılı İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’nin onaylanacağı ve gerekli denetim mekanizmalarının kurulması,
Kadınların iş yerlerinde maruz kaldığı cinsiyete dayalı her türlü şiddet, ayrımcılık ve mobbingi önleyici mekanizmaların oluşturulacağı, kadın beyanının soruşturmanın başlatılması için yeterli görülmesi,
8 Mart’ta tüm kamu çalışanı kadınların ücretli izinli sayılması,
Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan bütçe oluşturulacağı, çocuk, yaşlı, engelli ve hasta bakımı gibi hizmetlere yönelik bütçe paylarının artırılması,
Sendika, siyasi ve felsefi düşünce, etnik köken, inanç, cinsiyet, engellilik, yaş, LGBTİ+’lere yönelik ayrımcılığa son verilmesi,
0-6 yaş grubu çocuklar için kadın veya erkek olduğuna bakılmaksızın en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, gece çalışması olan yerlerde 24 saat açık olacak şekilde, istihdam biçimine bakılmaksızın tüm emekçilerin yararlanacağı ücretsiz, anadilinde ortak bebek bakım üniteleri ve kreşlerin açılması,
Engelli haklarının kamuda ve yaşamda tam anlamıyla karşılık bulacağı, engellilere yönelik ayrımcı ve ötekileştirici söylem ve pratiklerin yasal olarak yaptırıma tabi tutulacağı, engellilerin kurumlara erişimi ve ulaşımı için gerekli düzenlemelerin yapılacağı, engelli personelin durumunun iyileştirileceği, binaların fiziki yapısı engelli çalışanların durumları gözetilerek oluşturulacağı ve durumlarına uygun işlerde çalıştırılmalarının sağlanması,
Kamu sermayeli şirketlerin Varlık Fonu’na devrine son verilerek Varlık Fonu’nun lağvedilmesi,
Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’na konan çekincelerin kaldırılması,
Eşit, özgür, demokratik ve laik bir Türkiye’de halkların kardeşçe bir arada yaşamasının sağlanacağı, Kürt sorununun demokratik, barışçıl ve müzakereler yoluyla kalıcı şekilde çözülmesi,
Başta eğitim olmak üzere anadilde kamusal hizmetler önündeki engellerin kaldırılması,
Üniversitelerin her açıdan özerk, özgür ve demokratik bir niteliğe kavuşması için karar ve denetim süreçlerinde kişilerin değil, kurulların egemenliğinin esas alınacağı, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik özyönetim ve özdenetim modelinin hayata geçirilmesi,
12 Eylül hukukunun aşılarak demokratik dönüşüm için kapsamlı bir programın hayata geçirilmesi,
Siyasal Partiler ve Seçim Yasalarının demokratik nitelikte değiştirilmesi,
Kamu emekçilerinin siyaset yapma hakkının ve siyasal partilere üye olabilmelerini olanaklı kılacak yasal düzenlemenin yapılması,
Bu çerçevede yeni bir anayasa çalışmasının toplumun örgütlü tüm kesimlerinin katılımıyla başlatıması,
KHK’larla hukuksuzca ihraç edilenlerin tüm haklarıyla birlikte işlerine iade edileceği, baskı, sürgün ve gözaltılar nedeniyle meydana gelen mağduriyetlerin giderilmeis,
Bağımsız yargı için gerekli düzenlemelerin yapılması,
Düşünce, ifade, inanç özgürlüğü ile örgütlenme hakkına yönelik ihlallerin ve baskıların son bulacağı, zorunlu din dersleri uygulamasına son verileceği, demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlayan TMK’nın kaldırılması,
Özgürce toplantı ve gösteri, yürüyüş yapmanın önünde engel olan 2911 sayılı yasadaki hürriyeti bağlayıcı hükümlerin ve polis devleti anlayışıyla getirilen tüm yasakların kaldırılması.









