
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal operasyonu başlatmasının 15. gününde, Antalya’da tarafların görüşeceği kritik zirve Antalya’da gerçekleştirildi.
Savaşın başlangıcından bu yana ilk kez bugün, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov masaya oturdu. Savaştaki tarafların bakanlarına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu eşlik etti.
Türkiye’nin arabuluculuğu ile Antalya’da düzenlenen Rusya-Ukrayna-Türkiye üçlü dışişleri bakanları toplantısı yaklaşık 1 saat 25 dakika sürdü. Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, ilk açıklamasında “Görüşmeler ne kolaydı, ne zordu” dedi. Kuleba, ateşkes konusunda herhangi bir ilerleme kaydetmediklerini söyledi; aynı formatta yeniden görüşmeye hazır olduğunu açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise bugünkü görüşmede müzakerelerin yerini tutacak hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Lavrov, “Ukrayna’ya silah gönderenler eylemlerinden sorumludurlar. Kiralık savaşçıları da teşvik edenler bundan sorumlu olacaktır” ifaelerini kullandı.
Kuleba: Ateşkes konusunda ilerleme kaydedemedik
Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, görüşmenin ardından basın açıklaması düzenliyor. Kuleba, ilk açıklamasında “Görüşmeler ne kolaydı, ne zordu” dedi. Kuleba, ateşkes konusunda herhangi bir ilerleme kaydetmediklerini söyledi.
Kuleba şöyle devam etti:
“Rusya-Ukrayna arasındaki ilk temas oldu. Hem kolay hem zor bir görüşme oldu. Ben de elimden gelenin en iyisini yaptım. Diplomatik bir çözüm bulmaya çalıştım. Mariupol’de bildiğiniz gibi havadan bombalamalar gerçekleşiyor. Bölgeler ateş altında. Bu toplantı insani bir koridorun açılması, bölgedeki sivillerin acılarının sona ermesi için gerçekleşti. Ancak maalesef Lavrov bu konuda bir taahhüt veremedi. Böyle bir konumda değildi. 24 saatlik bir ateşkes konusunu dile getirdik. Bu konuda ilerleme kaydedemedik. Rusya’da bu konuda karar verecek başka kişilerin olduğunu anlıyoruz.
‘Bu formatta görüşmeleri tekrar yapabiliriz’
Çabalarımızı sürdüreceğiz. Ülkedeki insani sorunların çözülmesi için çabalarımız sürecek. Eğer çözüm söz konusu olacaksa bu formatta görüşmeleri tekrar yapabiliriz. Ukrayna’daki savaşın bitirilmesi için ben bu görüşmelere devam edeceğim, sivillerin acısına son vermek için devam edeceğim.
Görevim insani koridor oluşturmaktır. Mariupol en zor durumdaki kentimiz. Lavrov’un Rusya’da yetkili kişilerle insani koridor hakkında bir çözüm bulabileceğini umuyorum.
Rusya’nın bizim çocuklarımızı düşünerek, ilaçlara ihtiyaçları olduğunu düşünerek 24 saatlik insani koridorun açılması için bir adım atacaklarını düşünüyorum. Biz şu an savaşı durduramayız çünkü Ukrayna sadece savunmada, savaşı biz başlatmadık.
Bugün yapmak istediğim son şey, umudu yok etmek. Rus ordusunun ülkemizde öldürdüğü birçok kişi var. Bakan Lavrov ile bunu paylaştım. Rus ordusu girmeden önce nükleer santrallerimiz çalışıyordu. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorduk. Daha önce santrallerde hiçbir kural ihlali de yaşanmadı. Rus ordusunun yapabileceği en güzel şey çekilmesidir, nükleer santrallerden uzaklaşmasıdır.
‘Rusya’nın talepleri teslimiyet listesi gibi’
Rus tarafı görüşmeye hazır olacağı zaman ben de bu görüşmeye hazır olacağım. Lavrov’un bizden talepleri teslimiyet listesi gibi. Biz savaşı durduramıyoruz. Bize saldıran ülke ve devlet bunu istemiyorsa savaşı durduramayacağız.”
Lavrov: Müzakerelerin yerini alacak hiçbir şey yoktur
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “İnsani konuları ele aldık” dedi. “Herhangi bir şekilde gerçek müzakere yolunun yanlış yere kullanılmamasını istiyoruz” ifadelerini kullanan Lavrov, “Bugün şu anlaşıldı müzakerelerin yerini alacak hiçbir şey yoktur” diye konuştu.
“Diğer ülkelere saldırmayacağız” ifadelerini kullanan Lavrov, “Ukrayna’da Rusya’ya yönelik doğrudan bir tehdit ortaya çıktı. Uzun yıllar uyarıda bulunduk kimse bizi dinlemedi” dedi.
Lavrov, şunları söyledi:
“Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüştük saha sonra üçlü bir toplantı yaptık. Bu görüşe Türk tarafının teklifiyle yapıldı. Sayın Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi sonucu bu görüşme kararı aldık. Krizin çözümüne yönelik her türlü teması destekleriz.
Bugünkü görüşmemiz sonucuna şu anlaşıldı aslında müzakerelerin yerini hiçbir şey tutmaz. Özellikle insani konuları ele aldık. Askeri birliklerin ve sivillerin zarar görmemesi için ne tür önlemler alınabileceğini konuştuk.
İnsani koridor açılması için önerimizi yineledik. Konuşanları kağıt üstünde kalmasın, çözüm olsun istiyoruz. Rus topraklarında yapılan müzakerelerin sonuç vermesini istiyoruz. Ukrayna krizinin topluca bir çözüme ulaştırılmasını istiyoruz. Bütün tarafların çıkarlarını dikkate alarak çözüme kavuşturulmasını istiyoruz.
Ukrayna’ya yurt dışında silah tedarikini tehlikeli bir eylem olarak görüyoruz. AB ölümcül silahların Ukrayna’ya girmesini teşvik ediyor. Diğer ülkelere saldırmayacağız, Ukrayna’ya da saldırmadık.
Mariupol’da bombalanan hastane
Rus silahlı güçlerinin işlediği canavarlıklar konusunda bir sürü iddialarla karşılaşıyoruz. BMGK toplantısında bu doğum evinin aslında Azov Taburu tarafından çoktandır ele geçirildiği konusunda iddialar öne sürüldü. Kendileri buradan her türlü personeli, doktur hemşerileri kovdukları söylendi. Bu verileri 3 gün önce güvenlik konseyinde sunuldu. Kamuoyunun ne tür manipülasyonlara konu olduğunu kendiniz açıklayın. Ukrayna’nın bir Rus aleyhtarı devletine çevrilmesi konusunda kimler ne diyor acaba? Ukraynalılardan Batı yanlısı mı yoksa Rusya yanlısı mı olup olmadığı konusunda seçimlerde istenmesi insani miydi? Bu tür manipülasyonları Batı yanlısı adaylardan duyuyoruz görüyoruz.
‘Ukrayna’daki faaliyetlerimizi haklı çıkarmaya çalışmıyoruz’
Bizim güvenliğimizi ilgilendiren konularda nasıl NATO karar verebilir? Aslında biz Ukrayna’daki faaliyetlerimizi haklı çıkarmaya çalışmıyoruz biz amaçlarımızı çok açık belirttik. Ukrayna’nın silahlandırılmasını istemiyoruz, hiçbir şekilde Ukrayna’da yeni Nazi nitelikli bir hükümet kurulmasını arzu etmiyoruz. Buna yeni Nazi hükümeti, bir takım faşist taburlar oluşturularak devlet başkanı tarafından şeref kıtası olarak selamlanıyor. Bunu istemiyoruz evet. Biz Ukrayna’nın tarafsız bir ülke olmasını istiyoruz. Putin de birçok kez beyan etti, aslında biz NATO’nun genişlemesine karşı çıkarak hiçbir şekilde Ukrayna’nın güvenliğinin sağlamasına karşı çıkmıyoruz. Hem Avrupa ülkelerinin, Ukrayna’nın da güvenliğini istiyoruz ama Rusya’nın da güvenliğinin sağlanmasını gözetiyoruz. Bu konuda gerçekçi düşünen insanlar da var.
Bizim halkımız birtakım güçlüklerle karşı karşıya kalıyor. Tarihimiz boyunca birçok defa zor dönem geçirdik biz. Bu krizden sağlıklı şekilde çıkmayı umuyoruz, herkesin de bilinçli şekilde bu krizden çıkmasını diliyoruz. Batı’nın iyi bir ortak olacağında şüphe etmedik, Batılı ülkeler bir takım değerlerden söz ederken samimi olduklarını biliyoruz ama öte yandan hiçbir şekilde özel mülkiyetin ve güvenlik çıkarlarının ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Burada Batı Avrupa ülkelerinin çıkarlarının da ayaklar altına alındığını görüyoruz. Biz elimizden geleni yaparak Batı ülkelerine bağımlı olmamayı çabalıyoruz.” (BirGün)








