Connect with us

Güncel

Soykırımın tekerrürü: Şimuni Diril katledildi, Hurmüz Diril’e ne oldu?

Şırnak’ta kaybettirildikten 70 gün sonra cansız bedeni bulunan Şimuni Diril ve hala kendisinden haber alınamayan Hurmüz Diril için başlatılan soruşturmada 533 gün sonra bir kişi tutuklansa da hala olaya ilişkin kamuoyuna resmi bir açıklama yapılmamış olması akıllara etkin bir soruşturmanın yürütülmediğini getiriyor.

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehre (Kovankaya) köyünde yaşayan ve ailelerinin en son 7 Ocak 2020 tarihinde kendilerinden haber aldığı ve 11 Ocak 2020’de kamuoyunun kaybolduklarını duyduğu Şimuni Diril 70 gün sonra katledilmiş halde bulunurken, eşi Hurmüz Diril ise hala kayıp. Devam ettirildiği iddia edilen arama çalışmaları ve başlatılan soruşturmada bir yıldan fazladır bir arpa boyu yol alınmazken, 20 Haziran tarihinde aralarında köyde yaşayan tek kişi olan Apro Diril’in de bulunduğu üç kişi gözaltına alınmış ve 23 Haziran’da Apro Diril tutuklanmıştı.

Keldani olan Şimuni ve Hurmüz Diril çifti, devlet tarafından defalarca boşaltılan Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehre adlı köylerine 2011 yılında dönerek, doğa ile iç içe bir yaşam sürdürmeye başlar. Keldani çiftin bu girişimi birçok Süryani aileye de cesaret verir.

Anadillerini yaşatmak için çabalıyorlardı  

Şimuni ve Hurmüz Diril, Şırnak’ta yaşayan Keldani-Hıristiyan halklardan geride kalabilmiş yalnızca birkaç kişiden biriydi. Kızları Gülcan Diril Üzümcü daha önce verdiği bir röportajda, “Babam evde Türkçe konuşmamızı istemezdi” demiş ve Doğu Süryanicesi konuşmaları için teşvik ettiğini, anadillerini yaşatmaları için çabaladığını dile getirmişti.

Hava koşulları ‘bahane edildi’ etkin arama yapılmadı

Takvim 11 Ocak 2020 tarihini gösterdiğinde ise çocukları olan İstanbul Keldani Kilisesi Papazı Remzi Diril, Şimuni ve Hurmüz’ün yanına köye gittiğinde ikisini de bulamaz. Köyde beraber yaşadıkları ve akrabaları olan Apro Diril’in anlattıklarından yola çıkarak Şimuni ve Hurmüz’ün kaçırıldıkları öğrenilir. Hava koşulları ‘bahane edilerek’ köyde yapılan birkaç arama dışında etkin bir arama yapılmadı ve hemen ardından Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmaya gizlilik kararı konuldu. Tek görgü tanığı olan Apro Diril’in ifadeleri dışında hiçbir bilgi edinilemeyen olayda, 65 yaşındaki Şimuni Diril’in cenazesi oğlu tarafından 70 gün sonra köy yakınındaki bir derede bulundu.

Sonuçsuz 530 gün!

Şimuni’nin katledilmesi ve cenazesine ulaşılmasının ardından çocukları Hurmüz için de benzer bir sonuçla karşılaşacaklarını düşünürken, 530 gün boyunca hiçbir gelişme kaydedilmedi. Dünyanın birçok yerinde Süryaniler, Hurmüz ve Şimuni için girişimlerde bulundu. Fransa, Belçika, ABD, İsveç, Avustralya ve Irak’ın da aralarında bulunduğu 32 Süryani ve Keldani kurumu, Türkiye’ye Hurmüz Diril için ciddi bir soruşturma başlatmaları, 70 gün sonra cenazesi bulunan Şimuni Diril’in de adli tıp raporundaki usule ilişkin kusurların soruşturulması çağrısında bulundukları bir mektup gönderdi.

Tüm girişimler sonuçsuz kaldı

Süryani merkezli Hıristiyan sivil toplum kuruluşu Irak Hıristiyan Yardım Konseyi (Iraqi Christian Relief Cuncil) de, Hurmüz Diril’in bulunması ile Şimuni Diril için adalet çağrısında bulundukları 12 dilde bir video yayınladı. Yine Halkların Demokratik Partisi  (HDP) milletvekilleri tarafından Hurmüz Diril’in bulunmasına ilişkin etkin bir arama yapılması ve Şimuni Diril’in faillerinin bulunmasını ele alan soru önergeleri vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı. Öte yandan Şimuni ile Hurmüz’ün çocukları ve yakınları sosyal medyada her gün adalet talebinde bulunarak kampanyalar düzenledi.

İlk gelişme: Apro Diril tutuklandı

Tüm bu girişim ve çağrılara rağmen 530 gün boyunca etkin bir arama yapılmadı ve dava dosyasında bir ilerleme kaydedilmedi. 533’üncü günde ise “ilk gelişme” yaşandı, Hürmüz Diril ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tek görgü tanığı ve akrabası olan Apro Diril ile beraber iki kişi gözaltına alındı. Üç gün sonra da soruşturmanın takipçisi olan Şırnak Baro Başkanı Rojhat Dilsiz, gözaltındaki Apro Diril’in tutuklandığını, gözaltındaki diğer iki kişinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını paylaştı. Şırnak Baro Başkanı Rojhat Dilsiz 533 gün sonra yaşanan gelişmeye ilişkin, “Bu olayın bir numaralı faili ve şüphelisi Apro Diril. Daha önce de Şimuni ve Hurmüz Diril’in evine ateşli silahla saldırmış ve tehditlerde bulunmuş” ifadelerini kullanmıştı. Bunun yanında Şimuni ve Hurmüz’ün çocukları da sık sık Apro Diril’in çelişkili beyanları olduğunu ve ifadesi alınması çağrısında bulunmuştu.

Soykırımın tekerrürü

Türkiye’de yaşam süren Süryani-Asuri-Keldani halkı da soruşturmanın ve Hurmüz Diril’in akıbetini “endişe” içerisinde beklemekte. Çünkü yargıya ilişkin bir ümitleri olmadığını aktarıyor. Sayfo Süryani Soykırımı’ndan günümüze dek ‘faili meçhuller’ ve ‘zorla kaybettirmeleri’ kesintisiz olarak yaşayan Süryaniler, Şimuni ve Hurmüz Diril’in katledilip, ‘kaybettirilmesiyle’ bir kez daha soykırımın tekerrür etmesiyle karşı karşıya. Hurmüz ve Şimuni’nin çocukları, kemiklerini arayan Kayıp Yakınlarıyla aynı acının ortakları. Tek talepleri ise, canlı ya da cansız Hurmüz’ü bulmak ve Şimuni’nin faillerinin ortaya çıkarılıp yargılanması.

İlk değildi

1994’ten beridir kayıp olan akrabalarının akıbetini sormak için Cumartesi Anneleri’ne katılan Hurmüz Diril de Cumartesi İnsanları arasında yer alıyordu. Mehre köyü, devlet tarafından 1989’da boşaltılmış, köye 1992 yılında dört aile yerleşmiş fakat 1994’te köy tekrar boşaltılmıştı. Şimuni’nin amcasının torunları da 1994’ten beridir kayıp. 1994 yılında 12 yaşındaki İlyas Diril ve 16 yaşındaki Zeki Diril’den gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. İki çocuğun zorla kaybedilmesi, Cumartesi Anneleri’nin 628’inci haftasında kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Cumartesi Anneleri, İlyas ve Zeki Diril’in, 1989’da köyleri boşaltılınca İstanbul’a taşındığını ve kazandıkları parayı eve götürmek üzere 2 Mayıs 1994’te İstanbul’dan Şırnak’a doğru giderken gözaltına alındıklarını, daha sonra da kendilerinden bir daha haber alınamadığını duyurmuştu. İlyas ve Zeki Diril için başlatılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanmış, Zeki Diril’in ailesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.

AİHM, Zeki Diril’in kaybolmasından devletin sorumlu olduğuna karar vererek Türkiye’yi oy birliği ile mahkum etmişti. 

Kaynak / Jınnews / Marta Sömek



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Güncel