
1 Mayıs yaklaşırken 15 sendika yaptıkları yazılı açıklamayla 2026 1 Mayıs’ını Taksim’de kitlesel ve güçlü şekilde örgütlemeye çağırdı. Sendikalar, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs ve işçi sınıfı mücadele tarihindeki önemini hatırlatarak “Taksim 1 Mayıs alanıdır! Yasaklanamaz!” dedi.
Bağımsız Emek Sendikası, Bağımsız Maden-İş, Dev Tekstil, DGD-SEN, DİSK/Enerji-Sen, İnşaat-İş, KATAŞ-SEN, DİSK/Limter-İş, OTİS, Öğretmen Sendikası, PTT-SEN, Tarım-Sen, TOMİS, TSS-İŞ ve Yapı Yol-İş imzasıyla yayımlanan açıklamada, 2026 yılına sermayenin artan saldırılarına; güvencesizliğe, geleceksizliğe, yoksulluğa ve aşağılanmaya karşı işçi ve emekçilerin yükselen eylemleri, işyeri işgalleri ve direnişlerle girdiği belirtildi. İşçi sınıfının mücadele tarihi boyunca bedeller ödeyerek kazandığı haklara bugün sermaye tarafından pervasızca saldırıldığı vurgulandı.
Açıklamada, “Bugünün en yakıcı ihtiyacı açıktır: İşçi sınıfı tüm engelleri aşmalı, ezberleri bozan mücadeleci bir çizgiyle birleşmeli, gücünü ortak bir iradeye dönüştürmelidir” ifadelerine yer verildi.
Emekçilerin açlık sınırında yaşamaya zorlandığı, bankalara borçlandırıldığı, işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı ve çeşitli biçimlerde aşağılandığı belirtilen açıklamada; sermaye düzeninin devamı için emekçilerin yalnızlaştırılmak, parçalanmak ve teslim alınmak istendiği kaydedildi. Sermaye sınıfı ve onlar adına yönetenlerin; işçileri, emekçileri, kadınları, üniversite öğrencilerini ve emeklileri sefalet koşullarına mahkûm ettiği; sendikalı olmanın işten çıkarma gerekçesi sayıldığı, gerçeği yazan gazeteciler ile işçilerin hakkını savunan sendikacıların ve adaletsizliği teşhir eden binlerce insanın tutuklandığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, madenler ve inşaatlar uğruna doğanın, kentlerin ve yaşam alanlarının talan edildiği belirtilerek, yaşananların emeğe ve yaşama dönük topyekûn bir saldırı olduğu vurgulandı. Buna karşılık milyonların insanca ve onurlu bir yaşam istediği, işçi sınıfının birlikte hareket ettiğinde bu düzeni değiştirecek gerçek güç olduğu ifade edildi. “Yaşamın her alanında üreten bizleriz; işçileriz, emekçileriz” denilen açıklamada, dayatılan koşullara karşı örgütlenme ve mücadele vurgusu yapıldı.
‘1 Mayıslar işçi sınıfının mücadele tarihidir‘
Açıklamada, 1 Mayıs’ın sınıf kardeşleriyle yan yana gelinen, gücün ortaya konulduğu ve insanca bir yaşam için mücadelenin büyütüldüğü gün olduğu belirtilerek, 1 Mayısların işçi sınıfının mücadele tarihi olduğu vurgulandı.
Açıklamada, uzun yıllar sonra tarihsel olarak kitlesel kutlanan 1976 Taksim 1 Mayıs’ının 50. yılında olunduğu hatırlatıldı. Taksim Meydanı’nın işçi sınıfı için tarihsel öneme sahip olduğu, yıllarca mücadelelere sahne olduğu; 2010, 2011 ve 2012 yıllarında artan kitlesel katılımla yüz binlerce işçi ve emekçinin meydanı doldurduğu ifade edildi. 2012’de katılımın 1 milyona vardığı belirtilerek, ertesi yıldan itibaren Taksim 1 Mayıslarının yasaklandığı kaydedildi.
Bu yasağın, işçi sınıfının büyüyen gücünden duyulan korkudan kaynaklandığı belirtilen açıklamada, sermaye sınıfının işçi eylemlerini ve direnişlerini baskılamaya çalıştığı; sınıf hareketini manipülasyonlarla boğmaya ve sendikaları kendi çıkarlarına uyumlu hale getirmeye yöneldiği ifade edildi. İşçi sınıfının ise bu baskılara rağmen sermayenin çıkarlarından daha büyük olduğu vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, “Sermayeye karşı mücadelesiyle yoksulluğu, sömürüyü ve onursuzluğu reddeden; geleceksizliğe, baskıya, emperyalist savaşa ve sefalet düzenine karşı ayağa kalkan işçi sınıfına Taksim yasaklanamaz. Taksim, 1 Mayıs alanıdır; keyfi yasaklarla işçi sınıfının elinden alınamaz. Sınıfın tüm bileşenlerini, tarihine sahip çıkan, kitlesel, güçlü bir 1 Mayıs’ı birlikte örgütlemeye çağırıyoruz” denildi.







