Connect with us

Dünya

Antifaşist mücadele yeniden kitleselleşiyor: Almanya’da on binler aşırı sağcı ırkçı AfD’ye karşı yürüdü

Almanya’nın Erfurt kentinde düzenlenen AfD kongresi, on binlerce kişinin katıldığı kitlesel antifaşist protestolarla karşılandı. Sendikalar, gençlik örgütleri ve demokratik kurumlar, aşırı sağın yükselişine karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

almanyada antifaşist yürüyüş

Zeynep Hayır/Almanya

4 Temmuz 2026 tarihinde Almanya’nın Thüringen eyaletinin başkenti Erfurt, son yılların en büyük antifaşist gösterilerinden birine sahne oldu.

Aşırı sağcı ırkçı Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) federal kongresine karşı ülkenin dört bir yanından on binlerce kişi Erfurt’ta buluştu. Berlin, Hamburg, Köln, Frankfurt, Leipzig, Bremen, Hannover, Münih ve daha birçok kentten sendikalar, gençlik örgütleri, öğrenci inisiyatifleri, kadın örgütleri, göçmen dernekleri, kiliseler ve çok sayıda demokratik kitle örgütü ortak çağrılar yaparak eylemlere katıldı. Yüzlerce otobüs kaldırıldı. Binlerce kişi trenlerle ve özel araçlarla Erfurt’a ulaştı.

Polis gösterilere yaklaşık 25 bin kişinin katıldığını açıkladı. Organizatörler ise katılımın 50 bine yaklaştığını duyurdu. Gün boyunca kent merkezinde yürüyüşler düzenlendi. Kongre merkezine giden yolların çeşitli noktalarında oturma eylemleri gerçekleştirildi. Bazı gruplar delegelerin girişini geciktirmeye yönelik barışçıl blokajlar oluşturdu. Polis bazı noktalarda biber gazı kullanarak müdahalede bulundu. Buna rağmen gösterilerin büyük bölümü barışçıl şekilde gerçekleşti.

Eylemlerin ortak mesajı Almanya’da yükselen aşırı sağa, ırkçılığa ve faşizme karşı demokratik bir toplumsal duruş sergilemekti. Ancak bugün Erfurt’ta yaşananları yalnızca bir protesto gösterisi olarak değerlendirmek eksik olur. Bu kitlesel karşı duruşun arkasında Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturduğu tarihsel ve siyasal bellek bulunuyor. Nazizmin ve ırkçılığın insanlığa yaşattığı büyük yıkım, savaş sonrasında eğitimden hukuka, siyasetten kültür politikalarına kadar devletin ve toplumun ortak hafızasının temel taşlarından biri haline getirildi. “Bir daha asla” ilkesi yalnızca geçmişe ilişkin bir yüzleşme değil, demokratik Almanya’nın kuruluş felsefesinin de önemli bir parçası oldu.

Bugün sokaklara çıkan on binlerce insanın önemli bir bölümü de bu tarihsel sorumluluk duygusuyla hareket ediyor. Aşırı sağın güç kazanmasını yalnızca güncel bir siyasi gelişme olarak değil, Almanya’nın tarihsel deneyimi açısından da ciddi bir tehlike olarak görüyor.

Öte yandan son yirmi yılda Almanya’da merkez sağ siyasetin ağırlığının artması, sosyal demokratların ve parlamentodaki sol partilerin toplumsal etkisinin zayıflaması, ekonomik ve sosyal krizlerle birleşince aşırı sağın kendisine daha geniş bir siyasal alan açmasına da zemin hazırladı. AfD’nin özellikle son yıllarda elde ettiği yükseliş yalnızca kendi örgütlenme başarısıyla açıklanamaz. Aynı zamanda merkez siyasetin ve sosyal devlet anlayışının yaşadığı aşınmanın da bir sonucudur.

Buna rağmen Almanya toplumu sessiz kalmadı. 2024 yılının başında Correctiv’in aşırı sağ çevrelerin gizli toplantısını ortaya çıkarmasının ardından Almanya’nın 300’den fazla kentinde düzenlenen gösterilere milyonlarca insan katıldı. Aynı yıl Essen’de gerçekleştirilen AfD kongresi de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı kitlesel protestolarla karşılandı. Erfurt’ta bugün yaşanan buluşma ise bu toplumsal antifaşist dalganın süreklilik kazandığını ve giderek daha örgütlü bir karakter kazandığını gösteriyor.

Demokratik kitle örgütleri, sendikalar, akademisyenler, sanatçılar ve hukukçular AfD’nin demokratik düzen açısından oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Partinin kapatılmasına ilişkin hukuki tartışmalar da bu süreçte yeniden gündeme geldi. İç istihbaratın AfD’ye ilişkin değerlendirmeleri ve ardından yaşanan hukuki süreçler ise Almanya’da hukuk ile siyaset arasındaki ilişkinin de yoğun biçimde tartışılmasına neden oldu.

Almanya’nın bu konuda kendi içinde çelişkileri de bulunuyor. Özellikle İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş karşısında izlediği resmi politika ve Filistin’e destek veren çevrelere yönelik yaklaşımı, insan hakları ve ifade özgürlüğü açısından ciddi eleştirilere konu oluyor. Bu nedenle antifaşizm ve demokrasi söyleminin dış politikadaki uygulamalarla ne kadar örtüştüğü de kamuoyunda tartışılıyor.

Bütün bu tartışmalara rağmen Erfurt’ta ortaya çıkan tablo önemli bir gerçeği gösteriyor. Almanya’da aşırı sağ büyüyor olabilir. Ancak ona karşı mücadele eden toplumsal muhalefet de büyüyor. Gençlerin, sendikaların, kadın hareketlerinin, göçmen örgütlerinin ve demokratik kurumların birlikte hareket etmesi, antifaşist mücadelenin hâlâ güçlü bir toplumsal karşılığının bulunduğunu ortaya koyuyor.

Erfurt’ta yükselen sesi yalnızca bugünün sesi olarak görmemek gerekir. Bu ses, geçmişi unutmamaya çalışanların, demokrasiyi korumak isteyenlerin ve geleceği yeniden kurmaya çalışanların ortak sesidir.



Temmuz 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

More in Dünya