Antakya’nın Samandağ ilçesine bağlı Deniz mahallesinde halk, depremde yıkılan binaların molozlarının döküldüğü ilçe stadının önüne gelerek, yol kapatma eylemi gerçekleştirdi. Açıklamada, molozların dökülmesini engellemek için yaşam nöbeti başlatıldığı duyuruldu. Halk sağlığı risklerinin başında asbest tehdidinin geldiği kaydedilen açıklamada, enkaz kaldırma çalışmaları bu şekilde sürdürülmeye devam ederse Samandağ halkının on sene sonra asbestosis, akciğer kanseri, akciğer zarı kanseri gibi yeni sağlık sorunları ile karşı karşıya kalacağını belirtti. Asbestin 2010 yılından bu yana Türkiye’de kullanımının yasak olduğu hatırlatılan açıklamada, 2010 öncesi inşaat sektöründe çok fazla kullanılması nedeniyle asbest kaldırılan enkazın içerisinde büyük miktarda bulunduğu belirtildi.
Samandağ’da enkazların Milleyha Kuş Cenneti sınırları içerisinde bulunan 225 çadır içeren Stadyum Çadırkent yakınında depolanarak bölgedeki ekosistemi önemli derecede tehdit altına soktuğu vurgulanan açıklamada, “Ayrıca bölgedeki hakim rüzgarların batı-doğu istikametinde olması, nedeniyle Samandağ yerleşimi de asbest maruziyeti tehdidi altındadır. Yaptığımız gözlemlerde enkazın bir bölümünün de Samandağ-Antakya karayolu üzerinde bulunan Yeşilköy mevkiinde, yerleşim birimleri ve tarım alanları arasında bulunan bir bölgeye döküldüğü görülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Bu durumun yer altı ve yer üstü kaynakları ve tarım alanları için ayrıca bir risk oluşturduğunun altı çizilen açıklama, şöyle devam etti: “Yine bölgedeki insanlar asbest maruziyetine açıktır. Antakya’da da benzer durum yaşanmakta olup molozlar Altınözü yolu üzerinde Narlıca’da bir vadinin bitiminde, yukarıdan vadinin içinde bulunan zeytin ağaçlarının üzerlerine boşaltılmakta ve bu sırada hiçbir önlem alınmadığı için toz bulutu havaya karışmaktadır. Kalkan toz, rüzgarla vadi boyunca az ileride bulunan Narlıca’daki konutlara taşınarak insanları ve diğer canlıları tehdit etmektedir. Enkaz çalışmalarında görev alan personelin asbest maruziyetini engelleyecek özellikle filtreli maske ve koruyucu ekipman kullanmadıkları gözlenmektedir.
“*Enkaz depolama alanları hakkında bölge halkının görüşü ve onayı alınmadan üstelik Samandağ’da kalıcı depolama depolama yeri bile belirlenmeden, çadır kentin karşısında geçici döküm yapmak hangi akla hizmettir?
*Enkaz kaldırma faaliyetleri sırasında atık yönetimi, atıkların düzenli toplanması, hafriyat ve yıkıntı atıklarının kontrolü ve asbestle çalışma yönetmeliklerinin hiçbiri neden uygulanmamaktadır.
*Enkazları kaldırmaktaki aceleciliğinizin sebebi nedir? Delilleri karartmak mı, görüntüyü kurtarmak mı, ihaleleri alan firmalara yeni kazanç kapıları sunmak mı” sorularının yöneltildiği açıklamada bilimsel kuralların tanınmadığı, halkın ve doğanın hiçe sayıldığı uygulamalarla suç işleyenlerin peşinin bırakılmayacağı vurgulandı.
Açıklamada, şu talepler sıralandı:
- Öncelikle tüm enkaz kaldırma ve moloz depolama faaliyetleri derhal durdurulmalıdır.
- Konuyla ilgili uzmanların enkaz kaldırma ve kalıcı moloz depolama alanlarına yönelik yapılan çalışmaların tüm ekosisteme etkilerini dikkate alarak yapacakları çalışmalar yerel halkın onayına sunulmalıdır. Enkazın ne zaman kaldırılacağına ve nerede depolanacağına Samandağ halkı karar verecektir.
- Kalıcı depolama alanları halkın onayından geçtikten sonra tekrar başlatılacak olan enkaz kaldırma faaliyetlerinde aceleciliğe son verilmeli, bilimsel yöntemlerin ve tüm yönetmeliklerin titizlikle uygulanılması sağlanılmalı ve kuralsız uygulamalar cezalandırılmalıdır.”
Samandağ halkının yaşamlarına, yaşam alanlarına, diğer türlerin yaşam haklarına, havasına, suyuna ve toprağına gelecek nesiller için korumakla sorumlu olduğu kültürel mirasa sahip çıkacağının altı çizilen açıklamada, “Sizin kısa vadeli kazançlarınız uğruna, geleceğimizi enkaza çevirmenize ve ekolojik yıkımlara yol açmanıza izin vermeyeceğiz. Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemize devam edeceğiz” denildi.
Öte yandan Samandağ Yeşilköy mahallesinde moloz döküm alanlarında iş makinaları halk tarafından durdurularak çalışmaları engellendi.
