Connect with us

Dünya

Cenevre’de on binler emperyalist zirveye karşı sokaktaydı

G7 Zirvesi öncesinde Cenevre sokaklarını dolduran on binler, emperyalist savaşlara ve kapitalist politikalara karşı ses yükseltti.

cenevre

CENEVRE – Fransa’nın Evian kentinde 15-17 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek G7 Zirvesi öncesinde Cenevre, 14 Haziran günü on binlerce kişinin katıldığı kitlesel bir anti-G7 yürüyüşüne sahne oldu. Organizatörlerin açıklamasına göre yaklaşık 60 bin kişinin katıldığı eylemde feminist hareketlerden sendikalara, çevre örgütlerinden sosyalist, anarşist ve göçmen dayanışma ağlarına kadar onlarca yapı bir araya geldi. Gün boyunca süren protestolar, polis saldırısı ve geceye yayılan kuşatma ile karşılık buldu.

G7 nedir, kimleri temsil ediyor?

G7; ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada’dan oluşan dünyanın en büyük kapitalist ekonomilerinin yer aldığı emperyalist bir blok olarak faaliyet yürütüyor. “Küresel sorunlara çözüm” iddiasıyla düzenlenen zirveler, uzun yıllardır emek ve halk hareketleri tarafından savaş politikalarının, neoliberal saldırı programlarının ve küresel eşitsizliklerin koordinasyon merkezi olarak değerlendiriliyor.

Bu yıl zirve Fransa’nın Evian kentinde gerçekleştiriliyor. Evian, 2003 yılında anti-kapitalist hareketin yüz binleri sokağa döktüğü G8 protestolarıyla hatırlanıyor. Bölge, bu yıl da aynı şekilde kitlesel bir karşı çıkışın merkezi haline geldi.

Cenevre ve çevresi abluka altına alındı

14 Haziran günü Cenevre ve çevresi, zirve öncesi olağanüstü bir güvenlik rejimi altına alındı. Fransa tarafında bazı sınır geçişleri kapatılırken, Cenevre’ye ulaşımı sağlayan otoyol bağlantılarının bir bölümü de kısıtlandı.

Şehir içinde ise özellikle Lozan Garı, Cenevre Garı ve yürüyüş alanı çevresinde yoğun kimlik kontrolleri ve üst aramaları gerçekleştirildi. İsviçre güvenlik güçlerine ek olarak Almanya ve İtalya’dan getirilen polis birliklerinin de bölgede konuşlandırıldığı hem sahada gözlemlendi hem de çeşitli kaynaklarca doğrulandı.

Anti-G7 çevreleri, bu uygulamaların yalnızca güvenlik amacı taşımadığını, doğrudan politik bir caydırma ve protestoları bastırma stratejisinin parçası olduğunu vurguladı. Birkaç devlet liderinin toplantısı için bütün bir kentin fiilen “güvenlik bölgesine” dönüştürülmesi, zirvenin politik karakterini açık biçimde ortaya koydu.

Cenevre sokaklarında kitlesel yürüyüş

Eylem günü binlerce kişi Cenevre’de Perle du Lac Parkı’nda bir araya gelerek yürüyüşe geçti. Grev Féministe başta olmak üzere feminist örgütler, sendikalar, çevreci kolektifler, göçmen örgütleri ve devrimci yapılar kortejlerde yer aldı.

Yürüyüş boyunca “G7’ye hayır”, “Savaşlara değil halklara bütçe”, “Filistin’e özgürlük”, “Sınırlar öldürüyor”, “Kapitalizm krizin kendisidir” sloganları öne çıktı. Katılımcılar G7 ülkelerini dünya genelinde süren savaşların, ekonomik eşitsizliklerin ve zorunlu göçün başlıca sorumluları olarak teşhir etti.

Polis saldırısı: Gaz ve tazyikli su

Yürüyüşün son bölümünde, kalabalık Perle du Lac Parkı’na ulaşmadan kısa süre önce polis saldırısı gerçekleşti. Güvenlik güçleri göstericilere karşı gaz ve tazyikli su kullandı. Saldırı sırasında çok sayıda kişi gazdan etkilenirken, bazı göstericiler sağlık ekiplerinin müdahalesine ihtiyaç duydu. Olayın park girişine yakın bir noktada yaşandığı ve yürüyüşün bitimine kısa süre kala gerçekleştiği bildirildi.

Parkta gece boyu süren kuşatma

Yürüyüşün sona ermesinin ardından polis bu kez Perle du Lac Parkı çevresinde geniş çaplı bir kuşatma başlattı. Park içinde bulunan yüzlerce kişi polis kordonu altında saatlerce tutuldu. Eylemcilerin aktardığı bilgilere göre abluka gece boyunca sürdü ve sabah saat 06.00’ya kadar devam etti. Parkta bulunan bazı grupların saatlerce çıkışına izin verilmediği, polis kontrolünün sürekli devam ettiği ifade edildi. Bu durum, eylemciler ve insan hakları savunucuları tarafından fiili gözaltı uygulaması olarak değerlendirildi.

İsviçre’nin “tarafsızlık” söylemi yeniden sorgulanıyor

Kendini uluslararası alanda “tarafsızlık” politikasıyla tanımlayan İsviçre’nin, G7 zirvesi sürecindeki güvenlik rolü tartışma konusu oldu. Cenevre’de uygulanan yoğun polisleşme, sınır kontrolleri ve uluslararası güvenlik işbirliği, ülkenin emperyalist blokun güvenlik mimarisindeki yerini bir kez daha görünür kıldı.

Filistin ve savaş politikaları protestoların merkezinde

Yürüyüş boyunca en fazla öne çıkan temalardan biri Filistin’e yönelik saldırılar oldu. Göstericiler Gazze’de süren yıkıma dikkat çekerek ABD ve Avrupa devletlerinin İsrail’e verdiği siyasi ve askeri desteği teşhir etti. Ayrıca İran’a yönelik artan askeri ve politik baskıların bölgesel gerilimleri tırmandırdığı belirtilerek, G7 ülkelerinin savaş politikalarındaki rolü protesto edildi.

iDHF de yürüyüşte yer aldı

İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu (iDHF) de eyleme “No Kings, No War, Long Live Class War” pankartıyla katıldı. İDHF aktivistleri, emperyalist savaş politikalarına, kapitalist sömürü düzenine ve halkları hedef alan zirvelere karşı sınıf temelli mücadele çağrısı yaptı.

G7’ye karşı büyüyen küresel öfke

Cenevre’deki kitlesel yürüyüş, yalnızca G7 Zirvesi’ne karşı bir protesto değil; derinleşen küresel eşitsizliklere, savaşlara ve otoriterleşmeye karşı yükselen toplumsal öfkenin bir ifadesi oldu.

Evian’da liderler “istikrar” ve “işbirliği” söylemleriyle bir araya gelirken, Cenevre sokaklarında on binlerce insan farklı bir gerçeği görünür kıldı: Küresel düzen, kapalı kapılar ardında alınan kararlarla değil, sokakta yükselen itirazla sorgulanıyor.

Gaz, tazyikli su, sınır kapatmaları ve saatler süren polis kuşatması ise bu itirazın karşısında devletlerin başvurduğu güvenlik rejimini bir kez daha gözler önüne serdi.

Tuncay Özdemir/ İsviçre



Haziran 2026
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 

More in Dünya