
Bianet’in haberine göre; İnsan Hakları Derneği, “İnsan Hakları Savunucularına, İHD ve İHD Yöneticilerine Yönelik Baskılar Raporu”nu açıkladı.
Raporda, 10 İHD yöneticisinin kanun hükmünde kararname ile ihraç edildiği, İHD’lilere 225 ayrı dava ve soruşturma açıldığı bilgisi yer aldı.
Davalar, mahkumiyetler, soruşturmalar ve tutuklamalar
15 sayfalık raporun yanı sıra İHD yöneticileri ve üyelerine açılan davalar, sonuçlanan davalar ve mahkumiyetler ile tutuklu hak savunucuları ve devam eden soruşturmaların ayrıntılı yer aldığı bir dosya daha açıklandı.
Hak savunucularına yönelik baskıların anlatıldığı raporda, “İHD’nin 2017 yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nda da geçen yılın sürekli OHAL altında geçtiği, Türkiye’nin insan hakları ekseninin kaydığı ve Türkiye’nin tek kişi yönetimine dayalı rejim değişikliğine gittiği tespitinin yer aldığı” hatırlatıldı.
Yedi kentte 10 hak savunucusuna ihraç
KHK ile ihraç edilen İHD’liler şöyle:
İHD Genel Sekreteri Osman İşçi, İHD Ankara Şubesi MYK Üyesi Adnan Vural, İzmir Şubesi YK Üyeleri Mine Çetinkaya, Caner Canlı, Eylem Temiz, Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, Maraş Şube Başkanı Selçuk Delibaş, Sakarya Şubesi YK Üyesi Kamber Göçer, Elazığ Şube Başkanı Behzat Hazır ve İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk.
BM insan hakları uzmanlarından çağrı
Raporda, BM insan hakları uzmanlarının da 17 Ocak 2018’de Türkiye’ye OHAL’in sona erdirilmesi için yaptığı şu çağrı da hatırlatıldı:
“Hükümetin attığı adımlar uluslararası insan hakları hukuku altındaki yükümlülüklerine aykırılık oluşturduğundan darbe girişiminden beri duyduğumuz kaygı devam ediyor.
“Gazeteciler, medya, insan hakları savunucuları, hukukçular, akademisyenler ve devlet memurları da dahil olmak üzere sivil topluma yönelik ciddi baskılardan ve ayrıca bir takım yetkilerin Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi altındaki yükümlülüklerle bağdaşmayan şekilde kullanılmasından ötürü ciddi endişe duymaktayız.”
“Hak ve hukuk örgütleri kapatıldı”
Baskıların artmasına dair, dernek ve örgütlerin kapatılması da örnek gösterildi:
“İHD’nin içerisinde yer aldığı İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP), 21 Temmuz 2016-20 Mart 2018 tarihlerini kapsayan OHAL Güncellenmiş Durum Raporu incelendiğinde Türkiye’deki OHAL rejiminin kalıcı bir rejim haline geldiği ve bu rejimin temel hak ve özgürlükleri kısıtlayarak cezalandırdığı kolaylıkla anlaşılabilir. Özellikle kapatılan hak ve hukuk örgütleriyle OHAL rejiminin insan hakları savunucuları üzerindeki baskıları rahatlıkla görülebilir.”





