
Epstein bir skandal değil, kapitalist emperyalist sistemin kazara açılmış “yaşam ortamı”nın küresel formattaki açısıyla gözler önüne serilmesidir. Epstein, 19 Ağustos depreminde, Antakya depreminde kayıp binlerce çocuk ve gençlerin; Türkiye sisteminde izi bulunamamış yüz bini aşan kayıp çocuğun ve 2015 ten sonra kaydı istatistiklere kapatılmış sayısı bilinmez çocukların açığa çıkmış kaydıdır.
Epstein, emperyalizmin bölgede ki sadık karakolu olan Türkiye ve İsrail egemen sınıflarının içinde yer aldığı Irak, Libya, Filistin, Suriye’de çıkarılan savaşlarda kaybolan çocukların bulunan izi; ABD, İsrail ve Türkiye’nin ortaklaşa besleyip büyüttüğü ve işlevleri bitince de iktidar verdikleri El Kaide, IŞİD ve benzeri kafa kesen cihatçı örgütlerin Antep’te, Ankara’da Rakka’da…kurdukları “köle kadın pazarlarına” sessiz kalışlarının bulunan cevabıdır.
Epstein, emperyalist ve gerici savaşların, savaş açılan ve yağmalanan ülkelerin doğal zenginliklerine, ticaret yolları ve jeopolitik konum avantajlarına ve yarattığı göçlerle ucuz işgücünden yararlanmanın dışında; yağmalanan bu ülke halkının çocuk ve gençlerinden yaşamda tuttuklarını seks kölesi, “kayıp” ettiklerinden de sermaye sınıfına “yedek organ” olarak yararlandıklarının deşifresidir. Yirmi-yirmi beş yıl önce ortaya çıkan tekil örneklerde insan bilinci ve onurunu taşıyan insanlık çoğunluğunun dehşetle karşıladığı “organ mafyası” haberlerinin, son yirmi-yirmi beş yılda Ortadoğu’daki savaşlar ve yıkıcı depremlerle meşgul olan kamuoyunun bu gibi haberleri hiç duymadığını hatırlayan herkes bu gerçekliğe uyanabilir.
Epstein, dünyanın her yerinde darbe ve provokasyon tezgahlayan, her ülkede devrimci ve komünistlere yönelik suikastlar gerçekleştiren, uydular, dijital ağlar ve canlı istihbarat unsurlarıyla her ülkenin yapıp ettiklerinden haberdar olan CIA, MOSSAD ve MİT gibi istihbarat örgütlerinin bu küresel çürümenin ortam hazırlayıcıları ve Ortadoğu’daki savaş ve göçlerde bu insanlık suçunun “yasal” taşeronları olduklarının kanıtıdır.
Ve Epstein düzeni, sahipleri oldukları emperyalist sistemin sömürü, soygun ve savaşla sermayesini büyüten Elon Musk, Bill Gates gibi tekel patronları, krallar-kraliçeler ve “ülke sahipleri” diktatörlerden başka bu sistemle bütünleşerek cepleri, kasaları ve banka hesapları limitsiz harcama evresine ulaşan politikacısından sanatçısına kadar insan da dahil her şeyi kendi zevklerinin sınırsızlığında araç olarak kullanan insanlığa karşı hareket eden bir suç düzenidir.
Bu düzen, Marx ve Engels’in 1800’lerin ortalarında komünist manifestoda düşünsel bir bütünlükle tanımladıkları ve dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarına “yıkın” dedikleri kapitalist sistemin 1900’lerin başında insanlığın sırtında çürüyüp cesetleştiği emperyalizm düzenidir. O günden bugüne işçi sınıfının insanlığın yaşamına ve ilerlemesine yük ve engel olmuş bu sistemin yıkılması için verdiği mücadelenin “terörizm, bölücülük” vb. ile suçlanarak her yerde ve her defasında terör, katlim ve sürgünlerle bastırılmasının nedeni işte buğun ortaya çıkan Epstein yaşam çarklarının açığa çıkmaması içindir. Bu çark, sadece komünistlerin bu sistem hakkında ileri sürdükleri yüz elli, iki yüz yıllık söylemlerinin doğruluğunu teyit etmekle kalmadı, aynı zamanda alman komünisti Clara Zetkin’in “Ya sosyalizm ya barbarlık” diyen çığlığının onun betimlediğinden daha derin bir insan hal ve değerlerinden tümüyle sıyrılmış bir kuralsız sapkınlık ve insanlık çoğunluğunun ruhsuz bir acımasızlıkla karşı karşıya olduğunun resmidir.
Üreten ve yaratan insanlık çoğunluğunun sömürülmesi, her tür değerinin sağılması ve gasp edilmesiyle elde ettikleri serveti ellerinde biriktirenler, bu düzenlerini korumaya kurgulanmış bugünkü devletler, kazara ortaya saçılan bu küresel dehşeti unutturmak için gerektiğinde bugüne kadar yaptıklarından daha fazla suç işleyecek, işgal, gasp ve terörizmi süreklileştirecektir. Bunun en anlaşılır dayanağı Epstein sisteminin baş sapığı ve insan dışılığın şeytani maharetiyle donanmış Trump’ın ve kendisiyle aynı suçların ortağı X ve Microsoft gibi dev tekel sahiplerinin ortaya çıkan bu suçlarının tali plana itilmesi için İran’a karşı giriştiği savaş hazırlığıdır. Dünyayı yönetenlerinin ortaya çıkan bu insan dışılıkla yönetmemesi gerektiği, Epstein’le hiçbir kuşkuya yer bırakmadığına göre bu düzenin yıkılması için teorik felsefi iknaya da ihtiyaç bırakmamıştır.
Dünyanın tüm devrimci ve komünistlerinin, işçi ve emekçi sınıf örgütlerinin özellikle kadın ve gençlerin bu küresel kötülüğe karşı öfke ve nefretlerini sokaklarda enternasyonal bir yaygınlıkta ortaya koymaması için hiçbir neden kalmamıştır. Zira EPSTEİN gerçekliği dünyayı yönetenlerin, insansı her tür değeri kendi zevklerinde kıyıp parçaladığı bir düzen kötülük hali olarak, insanlığın temel değerlerini savunan her insan kalmış bireye, dünyanın her yerinden harekete geçerek bu iğrenç kapitalist emperyalist dünya sisteminin yıkılması hedefiyle sokağa inmenin en MEŞRU en kaçırılmaz fırsatını veriyor.
Pedofililer, insan ve organ tacirleri ve insanlığa karşı işlenen suç şebekeleri insanlığı yönetemez. Bunlar hemen bulundukları yerden alaşağı edilmeli, tutuklanmalı ve yargılanmalıdır!
CIA, MOSSAD ve MİT gibi istihbarat örgütleri, Ortadoğu’daki savaş ve göçlerin organizatör örgütleri olarak Epstein’in de taşeronlarıdır. Bu istihbarat şebekeleri Pedofili çocuk tecavüzcü ve katillerinin ve “kayıp” kayıtlarının sorumluları ve bu suçları örten organizasyonlardır; dağıtılmalı ve hesap sorulmalıdır! Savaşta göç ettirilen, depremlerde “kayıp” olan tüm çocukların akıbetinden sorumlu olan bu üç küresel suç örgütü ve bunları yöneten kan emici tekeller ve hizmetlerindeki tecavüzcü politikacılardır.
İnsanlık çoğunluğunun ayağa kalmasının tam zamanıdır: Emperyalistler ve gerici devletlerin savaş ilhak ve talan mağdurlarının emperyalist-kapitalist sistemin elitleri için seks kölesi ve yedek organ oldukları Epstein gerçekliğiyle resmedilmiştir! Bu suçu gizlemelerine, bu suçla insanlığı yönetmelerine izin verilemez artık.
Her şeyden ve herkesten önce işçi sınıfı ve komünistlerin ayağa kalkarak ve insan kalan her insanı ayağa kalkmaya çağırarak katilleri, tecavüzcüleri, savaş baronlarını terörizm üreticilerini alaşağı etmek, yargılamak ve cezalandırmak için dünyanın tüm sokaklarında birleşmelidir.
Dünyanın işçileri ve emekçileri, savaş ve zulüm mağdurları, göçmenler, kadınlar ve gençler bu katillerden, insanlığa karşı suç işlemiş faillerinden milyon kere daha çok; onların kuvvetlerinden milyon kat daha kuvvetlidir. Çünkü, onlara o kuvveti vergiyle, askerlik ve güvenlik işçisi olmakla, ücretli çalışıp onlara artı değer bırakmakla ve onları oylarıyla başlarına yönetici olarak koymakla…veren halktır; halklardır. Birleşince bu güçlerini görecek, bu çürümüş düzeni ve onu yöneten zalimleri alaşağı etmeye, yargılamaya ve tarihin çöplüğüne atmaya gücü fazlasıyla yetecektir.
Çürümüş; terör, savaş, işgal ve ilhak uygulayarak hem sömüren-yağmalayan, hem halkı ve halkları bölüp uyuturken, Epstein’le ortaya çıkan her tür insani değerin katledildiği bu korkunç düzenlerini gözlerden uzak tutan bu sisteme karşı sokaklara taşmanın zamanı şimdidir…
Bu yazı ilk olarak Halkın Günlüğü‘nde yayımlanmıştır.








