Connect with us

Güncel

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik: Halkların katili NATO’ya karşı sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, Ankara’da yapılacak olan 2026 NATO Zirvesi’ne karşı mücadele çağrısı yaparak, “Halkların katili NATO’ya karşı işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesini yükseltelim. İşçileri, emekçileri ve ezilenleri 6. Filo’yu denize döken 68 kuşağının devrimci önderlerinin izinde sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, “Ankara’da NATO zirvesi istemiyoruz. Halkların Katili NATO’ya hayır” şiarıyla Önder Babat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısı ile kuruluşunu ilan etti. Sosyalistler Partisi Merkezi Koordinasyon Kurulu üyesi Barış Bilgen basın metnini okudu.

‘Emperyalist sistem, ekonomik ve siyasi saldırılarını artırıyor’

Bilgen, emperyalistler, devletlerin yeni bir paylaşım ve hegemonya savaşını derinleştirdiğini söyledi. Bilgen, “NATO ve emperyalist savaşa karşı birleşelim. NATO Zirvesi 22 yıl aradan sonra bir kez daha Türkiye’de düzenleniyor. Hepimizin bildiği, tanık olduğu gibi kapitalist emperyalist sistem, girdiği krizden çıkış için işçi sınıfına, emekçilere yönelik ekonomik ve siyasi saldırılarını artırıyor. Bir yandan kadın emeği ve bedeni sömürüsü derinleşirken öbür yandan da doğa talan ediliyor, canlı türleri yok ediliyor. Emperyalistler tarafından yeni bir paylaşım ve hegemonya savaşını derinleştirecek adımlar atılmaya devam ediliyor. Emperyalist paylaşım ve hegemonya savaşının daha fazla görünür olduğu böylesi bir dönemde, işçi sınıfı ve emekçiler sefalete mahkûm ediliyor. Buna karşı biriken öfke ise ırkçılık ve milliyetçilikle egemenlerin savaşının aracına dönüştürülmeye çalışılıyor” dedi.

‘Dünyanın yeniden paylaşılması pazarlığını yapmak için bir araya gelecekler’

2026 NATO Zirvesi’nin, 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilmesi planlandığını söyleyen Bilgen, emperyalist devletlerin saldırganlıkta sınır tanımadığını belirtti. Bilgen, “Tüm dünyayı savaş gündemi kaplıyor. Libya, Suriye, Sudan, Somali, Yemen, İran, Venezuela ve Küba son dönemde yaşadıklarımız. Filistin başta olmak üzere Ortadoğu’nun ezilen halklarının mücadelesini boğmak için emperyalistler saldırganlıkta sınır tanımıyor. Gerici bölge devletleri Rojava halkının mücadelesini boğmaya, Batılı emperyalistler ve İsrail de bu mücadeleyi bölge halklarını iradesizleştirmeye yönelik saldırgan amaçları için manipüle etmeye çalışıyor. İşte böyle bir süreçte, 77 yıl önce işçi sınıfına ve halklara karşı sosyalizm, komünizm düşmanı emperyalist bir ittifak biçiminde oluşturulan NATO’nun 2026 Zirvesi’nin, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilmesi planlanıyor. NATO’ya üye devletlerin başkanları dünya halklarına, işçilere, emekçilere dönük yeni savaş ve saldırı politikalarını hayata geçirmek ve dünyanın yeniden paylaşılması, neler yapacaklarının pazarlığını yapmak için bir araya gelecekler” diye konuştu.

‘Yüz binlerce insan savaşlarda yok edildi, milyonlarcası göç etti’

Bilgen, NATO’nun kuruluş amaçlarını hatırlattı. NATO’nun işgalciliğine dikkati çeken Bilgen, yüz binlerce insanın savaşlarda yok edildiğini ve doğanın katledildiğini vurguladı. Bilgen, “NATO neden ve kime karşı kurulmuştu? İkinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra Sovyetler Birliği’nin zaferi, Doğu Avrupa’daki devrimlerle kurulan Demokratik Halk Cumhuriyetleri ve Çin Devrimi ile birlikte, dünyanın üçte biri kapitalist-emperyalist sistemden kopmuştu. İşçi sınıfı ve ezilen halkların kurtuluş mücadeleleri tüm kıtalara yayılmıştı. Tam da buna karşı, emperyalistlere ortak bir savaş örgütü lazımdı. Kurulduğu günden itibaren dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarının devrimci kurtuluş mücadelelerine karşı örgütlenmiş olan NATO, Sovyetler Birliği’nin ve Doğu Avrupa’nın dağılması sonrası varlığını sonlandırmadı. Aksine, emperyalist dünya sistemi koşullarına göre yeniden şekillendirildi. Üye ülkelerin bir iç savaş, halk ayaklanması ya da devrim durumuyla karşı karşıya kalması halinde NATO’nun tüm gücüyle bu isyanları bastırması görevi, ittifakın yeni sözleşme maddesi ve varlık amacı olarak açıkça ilan edilmişti. Jeopolitik bölgesel paylaşım ve hegemonya savaşlarında NATO, bu yeni misyonunu yerine getirdi. NATO, aynı zamanda dünyanın değişik bölgelerinde ve ülkelerinde ‘müdahale gücü’ ismiyle, işgalci güç oldu. Yüz binlerce insan savaşlarda yok edildi, milyonlarcası göç etti. Ülkeler yerle bir edildi, doğa katledildi” dedi.

‘Yeniden paylaşımın başını ise ABD emperyalizmi çekmektedir’

Dünyanın yeniden paylaşımı ve dizaynı adına bugün yeni savaş hazırlıkları yapıldığının altını çizen Bilgen, yeni bölgesel savaş alanlarının açıldığını vurguladı. Bilgen, “Saldırganlık artarak devam ediyor. Bugün emperyalist hegemonya ve paylaşım savaşının daha fazla tartışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Emperyalist güçlerin dünyayı yeniden paylaşma amaçlarının arka planında duran belirleyici olgu, emperyalist kapitalist sistemin krizidir. Dünyanın yeniden paylaşımı ve dizaynı adına bugün yeni savaş hazırlıkları yapılmakta, yeni bölgesel savaş alanları açılmaktadır. Hiç kuşkusuz bu emperyalist hegemonya ve yeniden paylaşımın başını ise ABD emperyalizmi çekmektedir. Güney Amerika’da Venezuela, Kolombiya ve Küba ile Ortadoğu’da İran’ın ABD’nin işgal hedefleri olarak ilan edilmesi ve Çin ile ticaret savaşı üzerinden yaratılan kriz emperyalist savaşın boyutlanacağını göstermektedir. Tüm emperyalist merkezler ve devletler, bu gelişmelere göre pozisyon almaktadır” diye belirtti.

‘Toplumsal kurtuluşumuz için savaşmamız olmalıdır’

Emperyalist savaşlarda ilk cepheye sürülen kesimlerin yoksul emekçi ve halklar olduğunu söyleyen Bilgen, bu savaşlarda işçi sınıfı ve ezilen halkların hiçbir yararı olmadığını belirtti. T.C ordusunun NATO ordusu olduğunun altını çizen Bilgen, “İşte NATO’nun 7-8 Temmuz 2026 Zirvesi, bu yeni emperyalist savaş hazırlıklarının planlanması ve karar altına alınmasını ifade etmektedir. Saldırganlığa karşı birleşelim. Emperyalist savaşlarda ilk cepheye sürülen yoksul emekçi ve halklardır. Bu savaşlarda işçi sınıfı ve ezilen halkların hiçbir çıkarı yoktur. Ezilenlerin burjuvazi için dökebileceği tek damla kanı olamaz, olmamalıdır. Emperyalist savaş karşısında takınmamız gereken tavır, toplumsal kurtuluşumuz için savaşmamız olmalıdır. Kurulduğu günden bugüne NATO’nun en etkin güçlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti devleti Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Afrika’da gelişen halk isyanları ve ulusal kurtuluş hareketinin bastırılmasında ve emperyalist hegemonya dalaşında doğrudan yer almıştır. Ülkemiz açısından NATO, uzakta ve dışsal değil, içsel bir olgudur. Ülkemiz NATO’nun üyesi ve ayrılmaz bir parçasıdır. Ordu, NATO’nun ordusudur. NATO, halkların emperyalist efendiler tarafından sömürgeleştirilmesi ve köleleştirilmesinin aracıdır” diye konuştu.

‘Devrimci önderlerinin izinde sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz’

Bilgen, Türkiye’de yapılacak olan NATO’nun 2026 Temmuz Zirvesi’ne karşı birleşik mücadelesinin yükseltilmesi için şu sözler ile çağrı yaptı: “Tüm bu şartlar incelendiğinde, halkların katili NATO’ya karşı mücadele etmenin, aynı zamanda emperyalist-kapitalist sisteme karşı mücadeleyi yükseltmek anlamına geleceğini bilmeliyiz. Türkiye işçilerinin, emekçilerinin NATO’ya karşı çıkması, ekmeğine sahip çıkmasıdır. Gençliğin NATO’ya karşı çıkması, geleceğine sahip çıkmasıdır. Kadınların NATO’ya karşı çıkması, bedenlerinin savaş alanı olmasına izin vermemesi, özgürlüklerine sahip çıkmasıdır. Halkların NATO’ya karşı çıkması; doğasına, derelerine, havasına, suyuna sahip çıkmasıdır. NATO’nun 2026 Temmuz Zirvesi’nde halkların katili NATO’ya karşı işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesini yükseltelim. Bu mücadelenin aynı zamanda anti-emperyalist, anti-kapitalist köklerinden hareketle, 2026 Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 toplantısına karşı mücadeleye de hazırlanalım. Emperyalist savaşa, NATO’ya, COP31’e karşı mücadelede birleşelim. Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun bu topraklarda halklara yönelik yeni suçlar için hazırlık yapmasına izin vermeyelim. Tüm işçileri, emekçileri ve ezilenleri 6. Filo’yu denize döken ‘68 kuşağının devrimci önderlerinin izinde sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz. Ankara’da NATO toplantısı istemiyoruz. Halkların katili NATO’ya hayır.”

İmzacı kurumlar şöyle:

Alınteri, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Birleşik Devrimci Parti, Devrimci Kurtuluş Platformu, Emekçi Hareket Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Kaldıraç Hareketi, Komün, KÖZ, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Proleter Devrimci Duruş, Partizan, ODAK, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Sosyalist Mücadele İnisiyatifi, Sosyalistler Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Yeni Dünya İçin Çağrı, Yeşil Sol Parti, Yeni Komünizm, Filistin İçin Bin Genç, Dersim Dernekler Federasyonu, Munzur Koruma Kurulu, Özgür Üniversite Hareketi, Sosyalist Kadın Hareketi.



More in Güncel