Connect with us

Emek

‘Gemileri Yaktık Geri Dönüş Yok!’

Doruk Maden işçileriyle omuz omuz olmak, mücadelelerini mücadelemiz olarak görüp, faşizmin suratına tükürme cesaretini gösterme zamanıdır. Maden işçileri cüret etmişken buna, seyirci kalmak yakışmaz diğer kardeşlere. 1 MAYIS’ın yaklaştığı şu günlerde, 1 MAYIS’ın şanına yakışanı yapmak andımız olsun. BİRLİK- MÜCADELE- ZAFER!

işçiler

Böyle haykırmıştı, 4 Ocak 1991’de Zonguldak’tan Ankara’ya yürüyen, o tarihi yürüyüşün kahramanı maden işçileri. Bugün de aynı kararlılıkla Eskişehir’den Ankara’ya, gasbedilen emklerini almak, insanca onurlu bir yaşam için, Doruk Madencilik işçileri yürüyor. Titremeyen sesleri ve kalkık yumruklarıyla haykırıyorlar; “önümüze, yolumuzun üzerine polisinizi, askerinizi dikmeyin. Dikilecekse eğer, haklarımızı gasbetme cüretini gösteren sermayedarın kendisi dikilsin. Kim gelirse gelsin, bizi haklı mücadele yolumuzdan alıkoyamaz. Bu da böyle bilinsin.” Sermayedarın “cüreti”, arkasında devlet ve devletin kolluk güçleri olduğu kadardır. Onlar olmadan, ne işçi sınıfının karşısına çıkacak cesareti ne de cüreti vardır. Tarih defalarca ispatlamıştır. İşçi sınıfı karşısında durabilecek hiç bir güç yoktur. Çünkü o, gücünü üretimden ve yarattığı emekten, haklı- onurlu duruşundan alıyor. Sermaye sınıfının gücü ise, sadece korku ve korkutma üzerine kuruludur. Bunun kalıcı olma şansı yoktur ve zamanı geldiğinde yok olmaya mahkumdur.

Bağımsız Maden – İş sendikasında örgütlü, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’de çalışan işçiler, yıllardır ödenmeyen hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı aldılar. İşçiler, hakları ödenene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını kamuoyuyla paylaştılar. Maden işçileri, 20 Nisan’da yürüyüş eylemlerini tamamlayacaklarını, haklarını bu eylem sürecinde alamazlarsa, başka alternatif eylemlerle mücadeleyi yürüteceklerini belirtiyorlar. Yürüyüş, 15 Nisan’da Beypazarı’nda, 16 Nisan’da Güdül, 17 Nisan’da Ayaş, 18 Nisan’da Yenikent ve 19 Nisan’da Sincan güzergahını izleyecek. Doruk Madencilik işçileri, yürüyüş güzergahı boyunca yalnız olmayacakları, sınıf kardeşleri, nefesi açlıktan kokan emekçiler, emekliler ve gençlerin direnen maden işçileriyle omuz omuza, yan yana olacakları, olmaları gerektiğini hatırlatmaya hiç gerek yok kanısındayız. Çünkü, bu faşist düzene karşı emekçiler yan yana durmayı beceremezlerse, ne açlık ne yoksulluk ne adaletsizlik ne de zorbalık son bulur. Üretenlerin, yönetebilmesi için, sınıfın ve emekçilerin birliği şart.

Sendika başkanı Çakır, “bizim muhatabımız Yıldızlar Holding değil, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Enerji Bakanlığı’dır” diye açıklama yaptı. Çünkü, söz konusu maden işletmesinin, “2016 yılında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında TMSF tarafından devralındığı, 2022’de ise SSS Holding’e devredildiği” belirtiliyor. Tam da bu süreçte işçilerin hak kayıpları veya hak gaspları giderek arttığı işçiler ve sendika tarafından dillendiriliyor.

“İşçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai ücretleri ve maaşlarının ödenmediği ifade edilirken, çalışan sayısının 1200’den 250- 300 seviyesine düştüğü kaydedildi.” İşçiler bunun da ötesinde iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin oldukça yetersiz olduğu, eski ekipmanlarla çalışmak zorumda kaldıklarını da ifade ediyorlar.

Maden işçileri; tüm alacaklarının ödenmesi işten çıkartılan tüm işçilerin tazminatlarının verilmesi, ücretsiz izin uygulamasına son verilmesi, güvenli çalışma koşullarının sağlanması, sendikal nedenlerle işten çıkartılan işçilerin işe geri alınması ve madenin kamulaştırılması talepleriyle Ankara’ya yürüyorlar.

Emperyalist haydutlarca dünyanın kan gölüne çevrildiği ve ülkemizde de faşizmin bu kandan beslenerek, işçi sınıfına ve tüm emekçi halkımıza cehennem azabı yaşattığı bir süreçten geçiyoruz. Halkın bir lokma ekmeğine bile göz dikmiş bu faşist iktidara karşı, sınıfın ve halkın mücadelesi de her geçen gün farklı boyutlar kazanarak yükselmeye devam ediyor. “Gemiler yakıldı burdan artık geri dönüş yok.” Kavganın alevleri sarıp sarmalıyor her bir yanı. Bir eksiğimiz var. O da, “her koyun kendi bacağından asılır” anlayışının yarattığı eksikliktir. Şimdi artık birleşen sermaye güçlerine karşı, emeğin yaratıcısı, emekçilerin de birleşme vaktidir. Bananeciliğin defedilme, “ben” yerine, biz deme vaktidir. “Ben” yerine, biz demeyi becerirsek, işte o zaman gerçek gücümüzün farkına varmış olur, korku duvarlarını yıkıp, cüret etme cesaretine erişiriz. Şimdi cesareti kuşanacağımız bir durum var önümüzde. Doruk Maden işçileriyle omuz omuz olmak, mücadelelerini mücadelemiz olarak görüp, faşizmin suratına tükürme cesaretini gösterme zamanıdır. Maden işçileri cüret etmişken buna, seyirci kalmak yakışmaz diğer kardeşlere. 1 MAYIS’ın yaklaştığı şu günlerde, 1 MAYIS’ın şanına yakışanı yapmak andımız olsun. BİRLİK- MÜCADELE- ZAFER!



Nisan 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930 

More in Emek