Connect with us

Güncel

Cumartesi Anneleri: 34 yıldır soruyoruz, Hasan Gülünay nerede?

Cumartesi Anneleri, 34 yıl önce gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay’ın akıbetini sorarak, kayıplar için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.

cumartesi anneleri

Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1110’uncusunu gerçekleştirdi. Kaybettirilen yakınlarının fotoğrafları ve karanfillerle Galatasaray Meydanı’na gelen anneler, bu hafta polis tarafından takip edilip İstanbul’da 20 Temmuz 1992 tarihinde evinden iş yerine giderken gözaltına alınıp kaybettirilen 4 çocuk babası Hasan Gülünay’ın akıbetini sordu. Çok sayıda insan hakları savunucusunun katıldığı eylemde, açıklamayı Jiyan Kaya okudu.    

Gülünay’ın çalıştığı işyerini arayan ve kendisini “Terörle Mücadele Şubesi”nden olarak tanıtan bir kişinin Gülünay’ı gözaltına aldığını ifade eden Kaya, ailenin savcılık ve emniyete yaptığı başvurularda gözaltı bilgisinin reddedildiğini söyledi. Kaya, ailenin dönemin İstanbul Emniyeti’nde görev yapan Hüseyin Kocadağ ile görüştüğü, Kocadağ’ın “Hasan Gülünay sağ, içeride. İşkence izleri iyileştikten sonra gözaltına alındığını açıklayacaklar” dediğini aktardı. Kaya, aynı dönemde gözaltında bulunan iki kişinin de Gülünay’ı emniyette gördüklerini ve yapılan işkenceye tanık olduklarını bildirdiklerini ifade etti. 

Kaya, ailenin tüm resmî kurumlara yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, yargı makamlarının etkili bir soruşturma yürütmediğini ifade ederek, dosyanın zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldığının altını çizdi. Anayasa Mahkemesi’nin 2016 yılında yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yürütülmediğine hükmetmesine rağmen dosyanın yeniden soruşturulmasına karar vermediğini dile getiren Kaya, “Böylece Hasan Gülünay’ın akıbetinin ortaya çıkarılması, bir kez daha zaman aşımı uygulamasıyla engellendi” dedi.

Kaya, “Hasan Gülünay’ın gözaltında kaybedilişinin 34. yılında devleti yönetenlere sesleniyoruz; Hakikati açığa çıkarmak ve adaleti sağlamak devletin vazgeçilmez yükümlülüğüdür. Hasan Gülünay’ın akıbeti açıklansın, dosyada etkin bir soruşturma yürütülsün, sorumlular yargı önüne çıkarılsın. Kaç yıl geçerse geçsin; Hasan Gülünay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.  

Ardından Gülünay’ın kızı Deniz Gülünay’ın gönderdiği mesajı kayıp yakını Maside Ocak okudu. “O gün yalnızca bir insan kaybolmadı. Bir ailenin hayatı, dört çocuğun çocukluğu ve bir ülkenin hafızasında açılacak kapanmaz bir hikâye başladı. Bu bir kayıp hikayesi değil. İnkarın ve cezasızlığın hikayesidir” denilen mektupta, şu ifadelere yer verildi: “O günden sonra hayatımız beklemek, adalet, hukuk, hakikat, zaman aşımı kelimeleriyle geçti. Önce saatleri bekledik, sonra günleri, sonra yılları. Her kapı çalındığında babamdan haber geldi sandık. Her telefonda ona ne olduğunu duymayı umduk ama hiçbir şey olmadı. Yalnızca sessizlik büyüdü. Bize sürekli kayıp dediler ama ben o kelimeye hiçbir zaman inanmadım. Çünkü kayıp tesadüf çağrıştırır. Oysa burada bir tesadüf değil bir süreç vardır. Devletin karanlık elleri muhalif olanı susturmak için organize olmuştu. Babam bulunmadı. O yüzden ben hep şunu söyledim. Babam kayıp değil. Devletin sistematik yok etme politikası sonucu gözaltında kaybedildi.  

Buna faili meçhul dediler ama aslında faili vardı. Sadece adı söylenmiyordu. Ben büyüdükçe eksikliğim de büyüdü. Çünkü bazı eksikler zamanla kapanmıyor. Aksine insanın içinde derinleşiyor. Bir çocuğun hayatında babasızlık sadece bir yokluk değil, sürekli devam eden bir soru haline geliyor. Ben hep aynı soruyu sordum. Babam nerede? Bu soru yıllar içinde değişmedi. Sadece ağırlığı arttı. Çünkü cevap verilmediği her gün o sorunun anlamı biraz daha büyüdü. Bize ‘unutun’ dediler. Biz bunu kabul etmedik. Çünkü kabul etmek olanı normalleştirmek olurdu. Oysa olan şey normal değildi. Bugün hala aynı yerdeyim. Aynı sorunun içindeyim ve biliyorum ki bu sadece benim sorum değil. Bu ülkede evladını, kardeşini, eşini, babasını kaybeden herkesin sorusu aynı. Biz cevap bekliyoruz ve bu soru cevaplanana kadar susmayacağız. Burada olacağız.”

Cumartesi Anneleri’nin eylemi, polis ablukasına alınan Galatasaray Meydanı’na karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.



Temmuz 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

More in Güncel