
Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1104’üncüsünü gerçekleştirdi. Kaybettirilen yakınlarının fotoğrafları ve karanfillerle Galatasaray Meydanı’na gelen anneler, bu hafta 15 Mayıs 1994’de Mardin’in Derik ilçesine bağlı Kelektepe Mezrası’nda gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Piro Ay’ın akıbetini sordu. Çok sayıda insan hakları savunucusunun katıldığı eylemde, açıklamayı Jiyan Kaya okudu.
Kaya, “15 Mayıs 1994 sabahı, saat 08.00 sıralarında Derik ilçesine bağlı Kelektepe Mezrası’na biri zırhlı, olmak üzere toplam sekiz askeri araçla operasyon düzenlendi. Operasyona Bozok Köyü korucuları Hasan Polat ve Mahmut Polat ile sivil giyimli kişiler de eşlik etti. Dönemin Derik İlçe Jandarma Komutanı Musa Çitil de gelenler arasındaydı. Askerler, Piro Ay ve A.D. isimli köylüleri PKK’ye yiyecek verdikleri iddiasıyla gözaltına aldı. İkisi de askeri araca bindirilerek götürüldü. Araçta askerlerin ‘Ahmet Üsteğmenim’ diye seslendiği bir subay da bulunuyordu. A.D. yolda indirildi. Araç dağlık alana doğru ilerlemeye devam etti. O sırada bölgede bulunan çobanlar, aracın gittiği yönden çığlık sesleri duydu. Yaklaşık bir saat sonra Piro Ay’ı götüren araç, seslerin geldiği bölgeden hızla geri döndü. Köyün içinden geçerek uzaklaştı. Askerler köyü terk ettikten sonra, Piro Ay’ı aramaya çıkan ailesi ve köylüler, aracın gittiği dağlık bölgede bir dere kenarında kan izleri, kırık coplar ve Piro Ay’ın üzerindeki pantolona benzeyen kot kumaş parçaları buldu” dedi.
Piro Ay’dan bir daha haber alınamadığı belirten Kaya, “Baba Bedir Ay, vakit kaybetmeden Üçyol Karakolu’na, Derik İlçe Jandarma Komutanlığı’na, Derik Savcılığı’na, Mardin İl Jandarma Komutanlığı’na ve Mardin Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu. Ancak tüm girişimlere rağmen, duvar ustası ve 5 çocuk babası Piro Ay’ın gözaltına alındığı inkâr edildi. Aradan 18 yıl geçtikten sonra, İHD Mardin Şubesi’nin çabalarıyla soruşturma başlatıldı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 ayrı olayda 13 kişinin kaybedilmesi ve öldürülmesiyle ilgili iddianame hazırladı. 16 Temmuz 2012 tarihli iddianamede dönemin Derik İlçe Jandarma Komutanı Musa Çitil hakkında, görev yaptığı sürede ‘şüphe olsun olmasın sivil vatandaşları çeşitli yöntemlerle tamamen keyfi şekilde öldürdüğü anlaşılmıştır’ tespitine yer verildi. Piro Ay’ın da aralarında olduğu 13 sivilin öldürülmesi ve kaybedilmesinden sorumlu olduğu belirtildi. İddianamenin Piro Ay ile ilgili bölümünde, Musa Çitil’in sorumluluğu açık biçimde kayda geçirildi. İddianamenin kabulüyle birlikte, Musa Çitil hakkında dava açıldı. Piro Ay, bu davanın 7 numaralı maktulü olarak yer aldı” diye aktardı.
Yargılama sürecinde cezasızlık politikasının bir kez daha devreye girdiğinin altını çizen Kaya şöyle devam etti: “Sanık Musa Çitil, yargılama boyunca görevde kaldı. Üstelik terfi almaya devam etti. Hukuk tersyüz edildi. Dava beraat kararıyla sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi de AİHM içtihatlarını ve uluslararası insan hakları hukukunu görmezden gelerek başvuruyu oy birliğiyle kabul edilemez buldu. Üstelik dosyada etkin soruşturma ve kovuşturma yürütüldüğünü ileri sürdü. Maddi gerçeği açığa çıkarmayan, failleri ve sorumluları tespit edip cezalandırmayan bir yargılama adil olamaz. Çünkü adalet, gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesiyle mümkündür. Piro Ay’ı ailesinin ve tanıkların önünde gözaltına alarak askeri araçla götürenler kimdi? Askerler tarafından götürülen Piro Ay’a ne oldu? Olay tarihinde Derik İlçe Jandarma Komutanı olarak operasyonda bulunan Musa Çitil, bu operasyonun sonuçlarından sorumlu değilse kim sorumludur? Kaç yıl geçerse geçsin, Piro Ay için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
Cumartesi Anneleri’nin eylemi, polis ablukasına alınan Galatasaray Meydanı’na karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.







