
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için her hafta yaptığı “F Oturumu” eyleminin 511’incisini Taksim’de bulunan dernek binalarında yaptı. Bu hafta Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutuklu bulunan ve 4’üncü evre kanser hastası olan ağır hasta tutuklu Turan Çabuk’un durumuna dikkat çekildi.
İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, salgınla birlikte tutukluların yaşamlarına yönelik risklerin arttığını ifade ederek, son süreçte hapishanelerden gelen ölüm haberleriyle endişelerin daha da arttığını söyledi. Hapishanelerde tutuklulara yönelik insanlık dışı uygulamaların dayatıldığını dile getiren Yoleri, sağlık ve tedavi haklarının sağlanmaması nedeniyle tutukluların ruh ve beden sağlığının tehdit altına olduğunu kaydetti.
Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde bulunan Turan Çabuk’un (58) 4’üncü evre kanser hastası olduğunu belirten Yoleri, “Çabuk, 17 Mart 2016 tarihinde tutuklanmış, böbrek kanseri tanısı konulmasının ardından 23 Mayıs 2019 tarihinde tedavi amacıyla tahliyesine karar verilmiştir. 29 Mayıs 2019 tarihinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi’nde sağ böbreği ameliyatla alınmıştır. Tedavisi devam ederken, 5 Şubat 2021 tarihinde beyin ve akciğerde metastaz tespit edilmiş, ancak bu arada cezası kesinleşen Çabuk’un infaz ertelemesi talebi sonuçlanmadan yeniden tutuklanmıştır” dedi.
İnfaz erteleme talebi reddedildi
Çabuk hakkında, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi’nin 5 Şubat 2021 tarihinde “Beyinde 13 mm çapında nodüller lezyon, sol akciğer lobda 14 mm çapında nodül, her iki akciğerde yaygın olarak izlenen solid nodüller görülmüş ve metastaz yaptığı anlaşılmıştır” raporu ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nde devam eden tedavisine rağmen hakkında 6 yıl 3 aylık hapis cezasının Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi tarafından onandığını paylaşan Yoleri, konuyla ilgili avukatların infazın ertelenmesi taleplerinin de Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Haziran 2021 tarihinde reddedildiğini ifade etti.
Verilen karara karşı Ağrı İnfaz Hâkimliği’ne başvurulduğunu belirten Yoleri, “İnfazının hastalık nedeni ile ertelenmesine yönelik yasa maddelerinin, terör suçlarından mahkum olanlar hakkında uygulanmayacağı ve ayrıca yapılan itiraza yönelik ‘herhangi bir somut bilgi, belge veya delil bulunmadığı’ gerekçesiyle 7 Temmuz 2021 tarihinde reddedilmiş. Çabuk’un infazın ertelenmesi talebine ilişkin itiraz süreci henüz karara bağlanmadan 12 Temmuz 2021 tarihinde tutuklanarak Van F Tipi Hapishanesi’ne konulmuştur” dedi.
Tahliye talebine ret
Çabuk’un avukatının 9 Eylül 2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunduğunu söyleyen Yoleri, AYM’nin kararını şu şekilde paylaştı: “Evre 4 metastatik renal hücreli Karsinom tanısı yanında akciğer ve beyin metastazı olduğu, ilaç tedavisinin devam ettiği, hastanede onkoloji tedavisi düzenlendiği, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, hapishane tabipliği tarafından sevk edildiği hastanelere zamanında götürüldüğü, ancak cezanın infazının tehiri için hapishane şartlarında tek başına yaşamını idame ettiremeyeceğine dair Yüzüncü Yıl Üniversitesinden rapor aldırıldığı, Adli Tıp Kurumu’na sevki için gerekli işlemlerin de başlatıldığı ve üç kişilik odada barındırıldığı’ bildirilmiştir. Buna rağmen AYM 21 Eylül 2021 tarihinde yapılan değerlendirme sonucunda, ‘başvurucunun tahliye edilmesine yönelik tedbir talebinin reddine’ karar vermiştir.”
Avukatının 13 Aralık 2021 tarihinde AYM’ye tekrardan başvuru yaptığını paylaşan Yoleri, Adli Tıp 3’üncü İhtisas Kurulu’nun 01/12/2021 tarihinde düzenlediği raporda Çabuk için “hayatını hapishanede devam ettirebilir” dediğini ve AYM’nin de bu karara dayanarak 14 Aralık 2021 tarihli tahliye taleplerinin yine reddedildiğini aktardı. Yoleri, bu kararın ardından Çabuk’un, 14 Aralık 2021 tarihinde, İstanbul Metris 2 Nolu T Tipi Hapishanesine sürgün edildiğini de paylaştı.
Tüm başvurulara rağmen hapishanede tutulmaya devam eden Çabuk’un yaşamının ağır bir tehdit altında olduğunu sözlerine ekleyen Yoleri, “Çabuk, son günlerini yakınları ile geçirmesi ve gereken tıbbi ve insani bakımın sağlanmasını da imkansız kılmaktadır. Bu nedenle Çabuk, derhal serbest bırakılmalıdır. Ağır hasta Çabuk ve onun şahsında tüm ağır hasta mahpusların bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.








