İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için her hafta gerçekleştirdikleri F Oturumu eylemini bu hafta da sürdürdü. 420’nci haftasına ulaşan eylem, salgın nedeniyle Komisyon’un sosyal medya hesapları üzerinden yapıldı.
Bu haftaki eylemde 1996 yıllında gözaltına alınıp, ağır işkenceden geçirildikten sonra tutuklanan Fatma Tokmak’ın durumuna dikkat çekildi. Komisyon üyesi Meral Şahin tarafından yapılan açıklamada, hız kesmeden devam eden cezaevlerindeki hak ihlallerinin salgın döneminde büyük bir artış gösterdiği kaydedildi.
‘AKP salgını fırsata çevirdi’
Tutukluların adeta ölüme terk edildiklerini dile getiren Şahin, AKP iktidarının Anayasa’nın ve tarafı olduğu tüm uluslararası kanunlarda yer alan “eşitlik” hükümlerine ters düşen infaz yasası düzenlemesi ile salgını fırsata çevirdiğini ifade etti. Şahin, “İktidar, bu yeni infaz düzenlemesiyle kadın düşmanlarını, gaspçıları, hırsızları vb. suçluları serbest bırakacakken gazeteci, avukat, sanatçı, öğrenci, yazar binlerce politik mahpusu hapsetmeye devam edecektir. Bu düzenleme, hapishanelerdeki yüzlerce ağır hasta ve yaşlı mahpusu da her gün ölümle burun buruna dört duvar arasında yaşamaya mahkum edecektir” dedi.
İşkence ile ifade imzalatıldı
Hapishanelerdeki ağır hasta tutuklulardan biri olan Fatma Tokmak’ın tutuklandığı dönemde 2,5 yaşında bulunan oğlu ile birlikte kendisine günlerce işkence edildiğini anlatan Şahin, Tokmak’ın içeriğini dahi bilmediğini bir ifadeye zorla parmağının bastırıldığını belirtti. Şahin, Tokmak’un sağlık durumuna dair şu bilgileri paylaştı: “Bu durum sonunda müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Şu anda Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan Fatma Tokmak, hapishaneye girmeden önce herhangi bir sağlık sorunu yokken, gözaltında gördüğü işkenceden ve hapishane ortamının sağlıksız koşullarından dolayı çeşitli hastalıklara yakalanmıştır. İleri derecedeki kalp hastalığı yanında bronşit, astım hastalıkları olan ve ileri derecede nefes darlığı çekmekte olan Tokmak düzenli olarak ilaç kullanmak zorundadır.”
Rapor dikkate alınmadı
Bu ağır tablo nedeniyle TİHV İstanbul Temsilciliği’nin, Fatma Tokmak’ın sağlık durumu nedeniyle hapishanede kalamayacağı yönünde rapor hazırlayıp, yetkililere sunduğunu hatırlatan Şahin, ancak raporun dikkate alınmadığını belirtti. Şahin, ağır hastalıklarına rağmen bu raporun dikkate alınmaması bir tarafa, taraflı davranan Adli Tıp Kurumu’nun da ‘cezaevinde kalabilir’ kararı ile Tokmak’ın tahliyesine engel olduğunu kaydetti.
Avukatlarının hem sağlık sorunlarının giderek katlanması hem de hapishanelerdeki Kovid-19 tehdidi sebebiyle Tokmak için yaklaşık 20 gün önce savcılığa tahliye talebinde bulunduğunu, fakat bu talebinde hızla reddedildiğini aktaran Şahin, “Fatma Tokmak için hapishanede bulunduğu her gün büyük bir risk barındırmaktadır. Ayrıca Covid-19 salgınıyla birlikte rutin kontrol ve tedavileri aksatıldığından yaşamına yönelik tehdit daha da ağırlaşmıştır. Fatma Tokmak özelinde tüm hasta mahpusların bir an önce serbest bırakılmasını ve önümüzdeki günlerde yürürlüğe girmesi beklenen yeni infaz düzenlemesinin tüm mahpuslar için eşit düzenlemeler içermesini talep ediyoruz” diye belirtti.
