Agos gazetesi Genel
Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı
davanın 100. duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza
Mahkemesinde görülmeye başlandı.
3 gün boyunca devam edecek 4’ü tutuklu 77 sanıklı davada mahkeme heyeti bir kez
daha değişti. Bu değişiklikle birlikte davada 4. heyet değişikliği gerçekleşmiş
oldu.
Yazışmaların okunması ile başlayan duruşmada mahkeme başkanı, MİT mensuplarının
dinlenmesine ilişkin yazılan yazıya yanıt gelmediğini söyledi.
Duruşmada ilk olarak dönemin Trabzon Jandarma Görevlisi Hasan Gözalan,
Trabzon’dan SEGBİS ile bağlanarak olarak dinlendi. Hrant Dink cinayetini
televizyondan öğrendiğini iddia eden Gözalan, “Beni aradılar ‘ihbar var’
dediler, Samsun’da yakalanmıştı, Trabzon’dan biri öldürmüş. O zaman öğrendim.
Harekat merkezinden aradılar, ihbar tutanağını çözmem için. Ben de gidip
çözdüm” dedi.
Mahkeme başkanı, ihbarın geldiği tarih ile çözüm tutanağı arasında zaman farkının
nedenini sordu. Gözalan ise çok zaman olmadığını iddia etti. Mahkeme
başkanının, McDonald’s saldırısına ve Yasin Hayal’e ilişkin bilgisi olup
olmadığına ilişkin sorusuna ise Gözalan, “Bilgim yok” yanıtını verdi.
Gözalan, “Yasin Hayal, McDonald’s bombalanmasıyla ilgili yer gösterme
sırasında ben de vardım. Sonra tutuklandı. Çıktıktan sonra teknik takibi
gündeme gelmedi. İstihbarat değerlendirme toplantılarına katılırdım ama Hrant
Dink adını duymadım” iddiasında bulundu.
Gözalan, Avukat Bakırcıoğlu’nun
sorularını yanıtladı
Ardından Dink ailesinin Avukatı Hakan Bakırcıoğlu, Gözalan’a soru sormaya başladı. Bakırcıoğlu, Gözalan’ın Trabzon İl Jandarma Komutanlığında hangi tarihe kadar görev yaptığını sordu. Gözalan, 2004-2010 yılları arasında görev yaptığını söyledi. Bakırcıoğlu’nun “Teknik İstihbarat birimi tam olarak ne görev yapar?” sorusuna Gözalan, “Teknik takip ve izleme yapar, teknik cihazlara el koyar” yanıtını verdi.
Bakırcıoğlu’nun “Suçu işlemeye ne tür işlemler yapardınız?” sorusuna Gözalan, “Bizim üzerimizde genelde terör vardı, biz terör amaçlı suçlarla ilgilenirdik” dedi. “Bir suçun işleneceğini öğrendiğinizde ne yapardınız?” sorusuna ise Gözalan, savcıya gidip bilgi verdiğini onun talimatı doğrultusunda işlem yaptıklarını söyledi.
Bakırcıoğlu, “Cinayeti televizyondan öğrendiğinizi söylediniz, sizi kim aradı?” diye sordu. Gözalan ise arayan kişinin ismini bilmediğini ancak harekat merkezinden bir görevlinin kendisini aradığını söyledi. Bakırcıoğlu da bu arama dışında kendisini arayan olup olmadığını sordu. Gözalan, aranmadığını savundu. Bakırcıoğlu, “İhbarın geldiği tarihten 9 gün sonra iletişim tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu görülüyor, öncesinde bir tutanak düzenlendi mi?” diye sordu. Gözalan, “O gün yarım saat, bir saat sonra ihbar tutabağı düzenledik. Eminim, ben çözüm yaparken Samast Samsun’da yakalanmıştı” dedi.
Pek çok soruya “bilmiyorum, hatırlamıyorum” yanıtını verdi
Gözalan tutanağa
ilişkin üstlerine bilgi verip vermediğine dair bütün sorulara; bilgi
vermediğini, böyle bir sorumluluğu olmadığını söyleyerek yanıt verdi.
Bakırcıoğlu, Hrant Dink cinayetine ilişkin yaptıkları toplantıda gündeme gelip
gelmediğini sorunca Gözalan da “Cinayet sonrası daha sonra müfettişler
geldi. Basında haberler çıktıkça bizim şubede de çok konuşuldu bu cinayet.
Toplantılarda konuşulduğunu hatırlamıyorum” yanıtını verdi.
Gözalan, çapraz sorgu boyunca pek çok soruya bilmiyorum-hatırlamıyorum
biçiminde yanıt verdi.
İstihbaratçı Erdoğan: Yasin Hayal’i
önceden bilmiyordum
Gözalan’ın ardından
dönemin Trabzon Jandarma Görevlisi Uğur Erdoğan tanık olarak dinlendi.
Duruşmaya Ankara’dan SEGBİS ile bağlanan Erdoğan, “İstihbaratta aşırı sol
faaliyetlerde görevliydim. Hrant Dink’in adını cinayetten bir ay önce Okan
Şimşek ve Veysel Şahin’in araştırması sırasında duydum. Bilgisayarından Hrant
Dink ve Agos sayfalarına bakıyordu. Orada gördüm” dedi.
Erdoğan, mahkeme başkanı ile Dink ailesi avukatı Bakırcıoğlu’nun sorularına
verdiği yanıtlarda şunları söyledi: “Trabzon’da 2005-2007 Temmuz’a kadar
görevliydim. Tim Komutanı Gökhan Aslan’dı. Kendisi terör kısım amiriydi aynı
zamanda, gerektiğinde MİT ve emniyetle bilgi paylaşımı yapılırdı. Pelitli’de
haber kaynağım yoktu. Üniversiteden vardı. Ben üniversiteye bakıyordum. Yasin
Hayal’i önceden bilmiyordum.”
Tanık olan Yunus Dolar, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan
Güler için “2007’ye kadar cemaatçiydi. Ergenekon operasyonlarını yapmak
istemediği için İstihbarat Daire Başkanlığı ile çatışma yaşadı” dedi.
Tanıkların dinlenmesinin ardından duruşmaya son verildi. Duruşma yarın sabah
10.30’da devam edecek.









