Connect with us

Güncel

İHD Dersim Şubesi: Hasta tutsakların sağlık ve yaşam hakları korunsun

İHD Dersim Şubesi, İnsan Hakları Haftası dolayısıyla hasta tutsakların sağlık ve yaşam haklarının korunmasına dikkat çekerek, yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası dolayısıyla Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

Eylemde ilk olarak konuşan İHD Dersim şubesi eş başkanı Gürbüz Solmaz, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını ve ağır hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasını söyledi.

İHD adına basın açıklamasını okuyan Yaşar Sezgin şunları söyledi:

“10 Aralık 1948’de, 75 yıl önce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 1.maddesi ;“Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.” Derken 2. maddesi; “1. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.” Demektedir.  28.maddesinde; “Herkesin bu Bildirgede ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşebileceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.” derken, 30.maddesinde “Bu Bildirgenin hiçbir hükmü, herhangi bir Devlet, grup ya da kişiye, burada belirtilen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkı verecek şekilde yorumlanamaz” demektedir.

Görüldüğü üzere, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve sonrasında Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası insan hakları belgelerine göre; Bütün insanlar eşit doğarlar ve eşit muameleyi hak ederler. Nitekim bu eşitlik mahpuslara da uygulanmak zorunda olup, doğası gereği bir ceza olan kapatılmaya dayalı infaz sistemi, infaz uygulamaları ile daha büyük bir cezalandırmaya dönüştürülmemelidir. Mahpuslara insan onuruna yaraşır muamele edilmeli, ceza infazına dair kural ve koşullar insan hakları ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu olmalıdır. 

Hasta mahpuslar ayrımcılığa uğruyor.

Hasta hakları bağlamında her insanın ayrımcılığa uğramaksızın yeterli tıbbi bakım hakkına sahip olduğunu vurgulayan ve Dünya Tabipler Birliği’nce 1981 yılında yayınlanan Lizbon Bildirisiyle, sağlık hakkının çerçevesi net olarak ortaya konmuştur. Nitekim Türkiye’de de 1998 yılında 26 Ekim günü “Dünya Hasta Hakları Günü” olarak kabul edilmiş, ancak mahpuslar söz konusu olunca, bildiri hükümleri adeta göz ardı edilmiştir. Nitekim, ülkemizde mahpuslar çok açık bir eşitsizliğe maruz kalmakta, adalete, sağlığa, beslenmeye, iletişime, temiz suya ve daha birçok hakka ulaşma noktasında ağır hak ihlalleri yaşamaktadırlar. Hapishanelerin olumsuz fiziki koşulları ve insan haklarına aykırı infaz uygulamalarının yarattığı ağır stres nedeniyle binlerce mahpus beden ve ruh sağlığını kaybetmektedir. Özellikle sağlık ve tedaviye erişim noktasında yaşanan sorunlar mahpusların yaşam haklarına ağır tehdit oluşturmakta, tedavi edilebilir hastalıklar bile mahpusların ölümü ile sonlanabilmektedir.

Mahpusların mektuplarında sıklıkla dile getirdikleri sorunlardan özellikle sağlık ve tedavi hakkına ilişkin olanlar özetle; 

Ağır hak ihlallerinin başında tedavi ve sağlık haklarının engellenmesi geliyor.

Aşırı kalabalık koğuşlar,

Yetersiz ve kalitesiz beslenme, 

Diyet beslenme ihtiyacının karşılanmaması,

Temiz suya erişim sorunu,

Yeterli sıcak su ve temizlik malzemelerine erişim sorunu,

Koğuş ve odalarda yeterli ısınma ve havalandırma sağlanmaması,

Mahpusların gün ışığından, güneşten yeterince faydalandırılmaması,

Koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlanmaması,

Kanser vb hastalıkların erken teşhisinde kullanılan sağlık taramalarının yapılmaması,

Revire ve hastaneye sevklerde aylara varan gecikmeler,

Mahpusların tedavilerinin yapılabileceği Üniversite,

Eğitim ve araştırma hastaneleri ile özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri gibi üçüncü basamak sağlık kurumlarına sevklerinin yapılmaması yahut geç yapılması,

Hastaneye sevklerin ring araçları ile yapılması,

Kapalı, havasız ve dar bir yerde uzun süre kalamayacak durumdaki astım, tansiyon ve kalp hastaları ile fiziksel engelli mahpusların hücre tipi ring araçları ile hastaneye sevke zorlanmaları nedeniyle tedavilerinin engellenmesi,

İnsan onuruna aykırı davranılıyor

Hastaneye sevklerde ince arama adı altında mahpuslara onur kırıcı muamele dayatılması

Kelepçeli muayene ve tedaviye zorlanma,

Zaman zaman hastane personeli tarafından ayrımcılığa maruz kalma,

Reçete edilen ilaçların verilmemesi veya geç verilmesi,

Mahpusun hastalığı konusunda yeterince bilgilendirilmemesi,

Ani kriz geçirme riski nedeniyle gözetim altında tutulması gereken veya kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan mahpusların tek kişilik odalarda tutulması,

Rehabilitasyon ve tedavi amacıyla açıldığı belirtilen R Tipi hapishanelerin olumsuz koşulları, mahpusa yeterli tedavi ve bakım sağlanmaması,

Ceza İnfaz Yasası imkan verdiği halde, ağır hasta olup hapishane koşullarında tedavisi mümkün olmayan yahut ağır engellilik ve yaşlılık nedeniyle hapiste kalamayacak durumdaki mahpusların infaz erteleme taleplerinin kabul edilmemesi suretiyle sağlık ve yaşam haklarının tehlikeye düşürülmesi, Ceza İnfaz Yasası 16.maddesinde hasta mahpuslar için öngörülen infaz erteleme kararları için Adli Tıp Kurumu raporu ve toplum güvenliği için tehlike kriteri engeli, sayılabilir.

Hasta mahpuslar serbest bırakılsın

Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin sağlık ve yaşam haklarını korumak devletlerin pozitif yükümlülüklerinden olup, Ceza İnfaz Kanunu 6/f maddesinde “Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur” denilerek bu sorumluluk iç hukukta da tanımlanmıştır. Devlet bu sorumluluklarına uygun davranarak hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini sona erdirmeli, mahpuslar arasında ayrım gözetilmeksizin başta ağır hasta mahpuslar olmak üzere bütün hasta mahpusların tedavi ve sağlığa erişimleri önündeki engeller kaldırılmalı, gerekli tedavi ve bakımın yapılabilmesi maksadı ile serbest bırakılmaları sağlanmalıdır. 612. F Oturması kapsamında ve İnsan Hakları Haftası vesilesi ile hasta mahpusların sağlık ve yaşam haklarının korunması için kamuoyunu duyarlılığa, yetkilileri sorumluluğa çağırıyoruz.”

Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştiren İHD üyeleri, pazar günü açlık grevlerine ve ağır tecrit koşullarına dikkat çekmek amacıyla yapacakları basın açıklamasına çağrıda bulunarak eylemlerini sonlandırdı.



Şubat 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 

More in Güncel