
Yadigar Aygün / İstanbul
İBB iştiraki Ağaç A.Ş.’de çalışan yaklaşık 40 işçi, “güvenlik soruşturması” bahanesiyle işten çıkarıldı. “Güvenlik soruşturması” adı altında işçilerin işten çıkarılma gerekçeleri arasında şunlar yer aldı: 1996 yılında 1 Mayıs kutlamalarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınıp 3 ay tutuklu kaldıktan sonra beraat eden bir kadın işçi işten çıkarıldı. 2008 yılında trafik kazası nedeniyle ceza alan bir işçi, 18 yıl önceki kayıt gerekçe gösterilerek işten atıldı. 2021 yılından beri Ağaç A.Ş bünyesinde çalışan bir başka işçi ise 2014 yılında yürüttüğü ticari faaliyete ilişkin çek/borç kaynaklı dosya nedeniyle işten çıkarıldı.
6 yıldır çalışan başka bir işçiye, geçmişte esnaf olarak faaliyet gösterdiği dönemde vergi mevzuatına aykırılık nedeniyle aldığı ceza gerekçe gösterildi. 2025 yılı 1 Mayıs sürecinin ardından Taksim’e çıkma iradesi gösterdiği gerekçesiyle gözaltına alınan bir işçi de aynı şekilde işten çıkarıldı. DEM Parti’nin seçim mitingine katıldığı, miting sonrası gözaltına alındığı ancak herhangi bir ceza almadığı belirtilen İSFALT işçisi de işten atılanlar arasında yer aldı.
Ağaç A.Ş işçileri, işe geri dönmek ve haklarını almak için Saraçhane Parkı’nda sürdürdükleri 24 günlük direnişlerinin ardından, CHP’nin 38. Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada “mutlak butlan” kararı verilmesi üzerine dün direnişlerine ara verdiklerini açıkladı. Ağaç AŞ işçileri ile işten çıkarılma nedenlerini, işten çıkarılma sonrası yaşadıkları sorunları konuştuk.
‘Soğukta, karda, kışta, yağmurda çalıştık’
İşten çıkarılan Ali Aktaş, “güvenlik soruşturması” bahanesiyle işten atıldıklarını vurguladı. Aktaş, çalışırken yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı: “Güvenlik soruşturması bahanesiyle bizi işten attılar. 2021’de bizi işe aldıklarında güvenlik soruşturmasından geçtik. 2023’te, 2024’te, 2025 yılında da yine güvenlik soruşturmasından geçtik. Ne hikmetse 2026’da tekrar ‘güvenlik soruşturması’ adı altında bizi işten çıkardılar. İstanbul’un park ve bahçelerini temizledik, çapalarını yaptık, bitkilerini ektik. Çok zor koşullarda çalıştık. Buna rağmen İstanbul’un çöpünü bize çok gördüler. İstanbul’u güzelleştirmeyi bize çok gördüler. Uzun saatler çalıştık. İşe gitmek için sabah 05.00’te uyanıyordum. Bir saat yol gidiyordum. Sabah 07.00’de iş başı yapıyordum. Karanlıkta, soğukta, karda kışta çalıştık. Yağmur altında çapa yaptık. Yazın parkları süpürüp çimleri suladık. Bu parklarda madde bağımlılarıyla uğraştık. Bize silah çeken, bıçak çeken oluyordu. Gece sarhoşlarla, müptezellerle uğraştık.”
‘Her alanda zorluk yaşayacağız’
Aktaş, işsizlikle birlikte birçok sorun yaşadığını belirterek işe geri dönene kadar mücadele edeceğini söyledi. Aktaş, “İstanbul’da ev kiraları en az 20-25 bin TL. Ekmek 20 TL, yol ücretleri bir sürü para. Biz buna rağmen çalışıp ailemize bakmak zorundayken işten çıkarıldık. Kiramızı, faturalarımızı ödememiz lazım. Gıda almamız lazım. Şu an İmamoğlu mağduriyet yaşıyor. Ajanlıkla suçlanıyor, cezaevinde. Biz bu suçlamalarda bulunduklarında Saraçhane’ye desteğe geldik. Ağaç A.Ş işçileri olarak İmamoğlu’nun yanındaydık, bugün de yanındayız ama buradaki şu anki sistemde ne oluyor biz anlayamıyoruz. Bizler çalışanız, işçiyiz. Bizim kime ne zararımız var? İki çocuğum var. Her alanda zorluk yaşayacağız. Bu işe girmeden önce esnaftım, iflas etmiştim. Zaten ekonomik sıkıntılarım vardı. İBB’ye işe girdik, bize iş açtılar dedik. Geldik iş başı yaptık. Hepimiz işimiz oldu diye güldük, sevindik. 6 senedir çalışıyorum. Benim bir tane tutanağım, bir tane uyarım yok. İşsiz kaldık. Biz işimizi geri istiyoruz. İşimizi bize çok gördüler. Direniyoruz. Haklarımızı alana, işimizi geri alana kadar burada direneceğiz.” dedi.
’10 tane çocuğum var mağdur olduk’
64 yaşındaki Hasan Budak, emekli olmasına sadece 10 ay kaldığını ve “güvenlik soruşturması” bahanesiyle işten çıkarıldığını vurguladı. Budak, “2014 yılında ben Çapa’da takside çalışırken kaza yaptım. O kaza nedeniyle güvenlik soruşturması bahanesiyle işten çıkarıldım. Onun dışında hiçbir şey yok. Ne bir tutanağım var ne bir raporum. Bir kavgam, münakaşam hiç kimseyle olmadı. Sadece işime odaklanmıştım. Telefon açıp beni işten çıkardılar. 64 yaşımdayım. 10 ay sonra emekli olacaktım, işten attılar beni. İşimizi istiyoruz, hakkımızı istiyoruz. 10 tane çocuğum var, mağdur olduk. Bu ekonomik krizde geçim çok zor. İşimize geri dönene kadar sonuna kadar mücadele edeceğiz.” dedi.
‘Mücadele etmeye devam edeceğiz’
İşten çıkarılan Ramazan İnat, işten atıldığı için kirasını ödemekte zorlandığını söyledi. İşini geri istediğini belirten İnat, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “2021 yılında işe başladım. 5 yıldır işe devam ettim. Güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldım. Buraya geldik, direniyoruz. Ekonomik kriz hepimizi vuruyor. Evim kira. Zaten bir yıldır ailemi İstanbul’a getirdim. Maaşlarımız iyi oldu dedik, aileyi getirdik; işten çıkarıldık. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Hayat şartları çok pahalı, nasıl geçineceğiz bilmiyorum. Hayat şartlarıyla mücadele etmeye çalışıyoruz. Gıda alırken, kira öderken, fatura öderken zorlanıyoruz. İşimizi geri istiyoruz.”
İBB Çalışanları Derneği, geçtiğimiz gün yaptığı basın açıklamasında taleplerini şu şekilde sıralamıştı;
*Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması Yasa gereği sadece ilk işe girişte yapılır, çalışırken veya birden çok sefer bu işlemi yapmak ise açıkça görevin kötüye kullanılması ve kişisel verilere usulsüz erişimdir. Bu yasadışı uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.
*Haklarında kesin hüküm bulunmayanlarla ilgili olarak, masumiyet karinesi gereği herhangi bir olumsuz işlem yapılmamalıdır.
*Eski Hükümlü Çalıştırma Yönetmeliği kapsamında yer alan fiiller, işçiler açısından da çalışmaya engel olarak görülmemelidir.
*Haklarında hüküm bulunanlar açısından ise yapılan görev ile ilişkisi olmadıkça bu hüküm çalışmaya engel olarak kabul edilmemelidir.
*Daha önceden güvenlik soruşturması gerekçesiyle işten çıkarılmış olan işçilerden işe iade davasını kazananların, talepleri halinde yeniden işe başlamaları sağlanmalıdır.
*Son dönem güvenlik soruşturması ile işten çıkarılmış olanlar açısından ise feshe gerekçe gösterilen fiillerin yapılan iş ile ilişkisinin bulunmaması durumunda, bu işçilerin de işe geri alınmaları temin edilmelidir.








