
Birleşik Mücadele Güçleri Bağcılar HDP ilçe binasında Kaypakkaya ve Mayıs ayı şehitleri için “Kavgamızın Önderlerini Anıyoruz” şiarıyla bir anma gerçekleştirildi.
Etkinlikler salonunda “Kavgamızın Önderlerini Anıyoruz” ile “Tecride son tutsaklara özgürlük” Kürtçe ve Türkçe yazılı pankartların yanı sıra İbrahim Kaypakkaya ve Mahir Çayan ve Mayıs ayında yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asıldı.
Etkinlikte 1 dakikalık saygı duruşunun ardından ilk olarak açılış konuşması ile başladı.
Sinem Özkan tarafından yapılan konuşmada, “48 yıl önce Amed zindanlarında faşizmi direnişiyle yenilgiye uğratan komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı anmak için buradayız. Bir halkın umutlarını bedenlerine yükleyerek, bu umudu bir kibrit çöpüyle dünyayı sarsan bir alev topuna dönüştüren Dört’leri anmak için buradayız” sözleriyle başladı.
Özkan konuşmasına, “Onların mücadelemize anlam kazandıran devrimci yaşam ve kişilikleri bugün yürüyeceğimiz yolu işaret ediyor. Bugün bizi bir araya getiren güç onların kararlılıklarından, cesaret ve bilinçlerinden besleniyor. Birleşik mücadele çizgisini güçlendirmek, pratikleştirmek adına attığımız adımlar gücünü mücadelemizin rehberlerinden alıyor” şeklinde vurgular yaptı.
Özkan son olarak “Bugün burada onları anarken bir kez daha söylüyoruz; uğruna ömürlerini adadıkları düşlerini gerçek kılıncaya dek mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz ve zaferi müjdeleyeceğiz” dedi.
Açılış konuşmasının etkinlik sinevizyon gösterimi ile devam ederken kitle coşku ile “Şehit Namirin” sloganlarını haykırdı.
Etkinliği düzenleyen Birleşik Mücadele Güçleri adına konuşmayı M. Pircan Yaratan yaptı.
İbrahim Kaypakkaya ve Mayıs ayında ölümsüzleşenleri tarihsel önemine vurgu yaparak, kendilerinden önce başlayanların mücadelesini büyütmek için burada olduklarını vurgulayarak, “Vietnam’ı, Küba’yı, Çin devrimini, Filistin direnişini büyüten, kampüslerden fabrikalara, sokaklara, meydanlara taşıyan harekettir. Bugün bu hareket Türkiye’de devrimin, sosyalizmin, adaletin, eşitliğin mümkün olabileceği tartışmalarına binaen 71 kopuşunu yaratmıştır. 71 atılımı, 71 kopuşu sadece silaha indirgemeden, bu sistemin yaşamımızdaki tüm tezahürlere itiraz, başkaldırı ve onları rettir. Sistemden tam kopuşun adıdır 71 kopuşu. Önderlerimiz her şeyi göze alarak Türkiye ve Kürdistan devriminin mümkün olduğunu ve bu mümkünlük içerisinde, direnişin zaferle taçlandırılmasının mecbur olduğu bilinciyle mücadeleyi en önde yürüterek, devrim koşunu büyütmüşlerdir” dedi.
Yaratan konuşmasının devamında, İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer, Dörtler, Ulaş Bayraktaroğlu’nun yarattığı mücadelenin Türkiye ve Kürdistan’a bugün yayıldığını belirterek, “IŞID’e karşı savaşan Ulaş şahsında Bayram Namaz’ı, Nubar Ozanyan’ı Sinan Dersim’i anmak gerekiyor. Onların diktiği bayrak bugün İstanbul’da, Ankara’da, Gazi ve Okmeydanı’nın dört bir yanına dikiliyor” dedi.
BGM: Bu çelik aldığı suyu unutmadı, direniş devam ediyor
Birleşik Gençlik Meclisi (BGM) adına konuşma Ulaş Budak tarafından yapıldı. Birleşik Gençlik Meclisleri (BGM) adına konuşan Ulaş Budak, “Önderlerimizi anmak, anlamak, toprağın altındakilerin toprağın üstündekilere bıraktığı umutları düşleri zafere taşımaktır. Şu an yaptığımız da budur. Mayıs şehitlerinin izinde faşizme karşı birlikte mücadele ediyoruz. Yılmak, yıkılmak yok, direnmek, mücadele etmek var. Bugün bizlere düşen şey önderlerimizin izinde, önderlerimiz gibi mücadele etmek. Çünkü bu çelik aldığı suyu unutmadı, direniş devam ediyor” diye konuştu.
HDP PM üyesi Seyithan Kırmızı yapılan konuşmada, Mayıs ayında ölümsüzleşenleri anarak başladı sözlerine. HDP’ye dönük saldırı ve baskı politikalarına değinerek “kimsenin haddine değildir bir halkın partisine terörist demek” şeklinde vurgu yaparak, Mayıs ayının birlikte olmayı yeniden hatırlattığını sözlerine ekledi.
Kırmızı, “Biz inandığımız değerler üzerinden ve şehitlerimizin bıraktıkları miras üzerinden bu mücadele kurtuluşun yakın olduğuna inanarak sürdüreceğiz” vurgusu ile konuşmasını bitirdi.
Şehit ailesi adına kısa bir Kürtçe konuşma yapıldı.
Ardından MKM Sanatçısı Talat Yeşil müzik dinletisi ile etkinlik devam eden etkinlik Okan Erbaş’ın marşları ile sonlandırıldı.








