
Hapishanelerdeki hak ihlalleri ve baskılar artarak devam ediyor. Devrimci, demokrat ve yurtsever tutsaklara yönelik sürgünlere her gün bir yenisi ekleniyor. Geçen haftalarda Edirne’den Ankara’ya sürgün edilen devrimci tutsaklar Özgür Çelik ve Abidin Kahraman da bu baskıların hedefinde oldu.
Sürgün işkencesine maruz kalan ve Ankara Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne konulan Abidin Kahraman HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz’a bir mektup yazarak kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı. Kahraman mektubunda şunlara değindi:
“…İçinde bulunduğumuz yere dair ve koşullarından kısaca bahsedip duyarlılık çağrısında bulunuyorum.
13 yıllık tutsaklık koşullarımın içinde, bundan daha ağır tecrit koşullarıyla karşı karşıya kalmadım. Ama bundan sonrası için daha kötüsü de olasılık dahilindedir. Biz devrimcilere, muhaliflere, onlara biat etmeyenlere yeni beton binalar yapıp duracaktırlar. Tek yaptıkları her tarafa beton binalar yapmak ve içini doldurmak. Bundan daha kötüsünü yapmak için elinden geleni yapıyorlar. Bizlere düşen ise, duvardaki sarmaşık gibi umudumuzu baskıcı politikalara karşı büyütmektir.
Bilindiği üzere ülke de her gün yeni tipten zindanlar yapılıyor. Biz tutsaklar bile zor takip ediyoruz, bu baş döndürücü gelişmeleri. Şimdi o ‘yeni tipten’ birindeyim. Geniş kamuoyunun bildiği isimle S Tipi! Ama kimi yerlerde ‘yüksek güvenlikli’ deniliyor. Yapılan bu yeni yerler ağırlaştırılmış müebbetlere göre dizayn edilmiş olup, bizim gibi tutsakların kalmaması gereken yerler. Ama görünen pratik, kapılarını herkese açmış olup yeni ‘misafirlerini’ bekliyor. Verilen ‘ceza’ ne olursa olsun tek tip ‘ceza’ sistemi geçerli bu yeni mekanlarda. Artık herkes eşit zindanda bu haliyle (!). Verilen ‘cezanın’ önemi bulunmuyor. Herkese bu yeni tiplerde ‘Ağırlaştırılmış müebbet’ statüsü uygulanıyor.
30 Mayıs sabahı saat 7.30’da, 30-40 kişilik gardiyan grubu bulunduğumuz üç kişilik hücreyi basıp zorla, beni ve teyze oğlum Özgür Çelik’i alıp Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishaneye getirdiler. Kamuoyunda bilinen ismiyle S Tipi Hapishanedeyiz. İsmini duyduğumuz bu zindanların mimari yapısı tekli hücrelerden oluşuyor. Tamamen insanları yalıtmak ve soyutlamak üzere kurulmuş bulunuyor.
Ağırlaştırılmış müebbet olmadığımız halde günde 1 saat havalandırmaya çıkartılıyoruz. Bu tamamen hukuksuz bir durum. Aynı zamanda Anayasal bir suç işleniyor. 12 saat olan havalandırma hakkımız gasp edilmiş olup, bizlere ağırlaştırılmış statü uygulanıyor. Bu tamamen keyfi olduğu gibi, yapılan bu uygulamanın amacının ne olduğunu Adalet Bakanlığına soru önergesi verip neden buraya getirildiğimizi sormanızı, aynı zamanda bir heyet oluşturup bizlerle görüşüp sorunlarımızı yüz yüze konuşmanızı istiyoruz.
Mimari olarak teklilerden oluşan ve üç katlı modül diye tanımlanan bu zindanda her katta 6 kişi kalmakta olup, alt katlar güneş almamaktadır. Ancak 2 ve 3 kat güneş alıyor, o da belli saatlerde. Hücrelerin pencerelerinin önü tel örgülü. Kaldığımız bloktakilerin tamamı darbeci askerlerden oluşuyor.
Son olarak sizden, sizlerden istemimiz ‘ACİL’ olarak bizimle görüşecek heyetler oluşturmanız. Aynı zamanda bu ağır tecrit koşullarını kamuoyunun gündemine taşımanız.
Tekrardan iyi çalışmalar diliyorum.
Görüşmek dileğiyle…”
ABİDİN KAHRAMAN
1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishane
D-2 – 12 Sincan/ANKARA






