
ÖHD, ÇHD ve İHD İzmir şubeleri tarafından zırhlı aracın çarpmasıyla hayatına kaybeden Abdulgaffar Dayan’ın ölümüne ilişkin yapılan açıklamada, sürecin takipçisi olunacağı vurgulandı. Yargıya da çağrı yapılan açıklamada, “Faili kolluk olan ve yaşam hakkını ihlal eden zırhlı araç çarpması sonucu yaşanan ölümler hakkında etkin soruşturma yürütülmeli ve cezasızlık politikasına derhal son verilmelidir” denildi.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 24 Ocak’ta 23 yaşındaki Abdulgaffar Dayan dershaneye gittiği sırada sivil polislere ait zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirmişti. Dayan’ın ölümüne ilişkin Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir şubeleri tarafından İzmir Adliyesi önünde bir açıklama yapıldı.
Avukat Welat Zeren tarafından okunan açıklamada, Abdulgaffar Dayan’ın 7 Eylül 2015 tarihinde evinin önünde zırhlı araçtan ateş açılması sonucu yaşamını yitiren ve gömülmesine dahi izin verilmediği için bedeni 1 hafta boyunca dondurucuda bekletilen 11 yaşındaki Cemile Çağırga’nın akrabası olduğu hatırlatıldı.
‘İktidarın Politikaları En Temel Haklardan Mahrum Bırakıyor’
“Siyasal iktidarın bütün yaşamsal alanlara bir veba gibi yayılan politikaları insanları en temel haklarından dahi mahrum bırakmakta, bu politika ve söylemler her gün yeni ve bir öncekini aşan hak ihlalleri yaratmaktadır” denilen açıklamada, Bu duruma karşı demokratik sivil toplum örgütleri ve hukuk kurumlarının tüm çağrılarının karşılıksız bırakıldığı, iktidarın ülkeyi hukuksuzluk ve baskı rejimi ile yönetmedeki ısrarını, insani bütün değerleri ayaklar altına almak pahasına sürdürdüğü belirtildi.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İHD raporlarının anımsatıldığı açıklamada;, 2008-2021 yılları arasında en az 76 zırhlı araç çarpmasında 20’si çocuk 42 Kürt’ün yaşamını yitirdiği, son 4 yılda ise 14’ü çocuk 50 kişinin yaralandığı, 9’u çocuk 18 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
‘Planlı Bir Uygulamanın Sonucu’
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
Bu cinayetlerin arka planı sorgulanmamış, etkin bir hukuki soruşturma yapılmamış, hatta yaşamını yitiren insanlar suçlanmış ve failler aklanarak ödüllendirilmiştir. Zırhlı araç cinayetleri, Kürt halkına yönelik imha ve asimilasyon politikalarının bir parçası olup, yaşanan vakalar tesadüf değil planlı bir uygulamanın sonucudur.
Tüm bu planlı katliam sürecinin son tecellisi 24 Ocak’ta Cizre’de yaşanmıştır. Yine bir zırhlı araç cinayetinde bu kez hayatını kaybeden Abdulgaffar Dayan isimli gencecik bir yurttaş olmuştur. Dayan’ın bugüne kadarki benzer cinayetlerde de görüldüğü üzere bu cinayete kurban gitmesinin tek sebebi bir Kürt olarak o an sokakta bulunmasıdır.
İnsan yaşamının kutsallığı ayaklar altına alınmışken insan hakları örgütleri olarak planlı katliamlara sessiz kalmamız mümkün değildir. Buradan bir kez daha hatırlatmak gerekmektedir; İnsan hakları içinde değer sırası bakımından ilk ve temel olan yaşama hakkı, kamusal makamlar tarafından öldürülmeme ve yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı yine kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını içerir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 3. Maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. Maddesi, Anayasanın 17. Maddesi ile Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesinin 6. Maddesinde yer alan Yaşam Hakkı, tüm değerlerin üstündedir. Devlet, insan yaşamını etkin olarak korumak için gerekli adımları atmak, yaşama kasteden eylemleri etkin şekilde cezalandırmak için kanunlarında gerekli yaptırımlara yer vermek, bu hükümlerin ihlal edilmesini önlemeye ve cezalandırmaya yönelik ceza kovuşturmasını etkili şekilde yürütmekle yükümlüdür. Öte yandan bu cezaların infazını sıkı şekilde takip etmek ve uygulamak da bu yükümlülüğün bir parçasıdır.
‘Takipçisi Olacağız’
Özelde Kürt halkı ve genelde bütün Türkiye halklarına düşmanca yönelen mevcut iktidar politikalarından vazgeçilmesinin ve evrensel hukuk normlarına uygun bir yönetim anlayışına bir an evvel dönülmesinin bir zorunluluk olduğunu hatırlatır ve Abdulgaffar Dayan adlı yurttaşımızın yaşam hakkına kastedilmesinin takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz.
Yargı Ve İktidara Çağrı
Yargı makamlarına çağrımızdır; faili kolluk olan ve yaşam hakkını ihlal eden zırhlı araç çarpması sonucu yaşanan ölümler hakkında etkin soruşturma yürütülmeli ve cezasızlık politikasına derhal son verilmelidir.
Siyasi iktidar ve yetkili makamlara çağrımızdır; yaşam alanlarında zırhlı araç kullanımına derhal son verin! (İleri Haber)









